Kitabın ilk sayfasında şu not var. Onu paylaşmalıyız.
“İsmail’in Gülüşünü çağımızda en iyi temsil eden İsmail Heniye, Yahya Sinvar, Muhammed Dayf, Ebu Ubeyde ve Gazze’nin bütün şehitlerine”…
Evet, kadirşinaslık ve bir vefa örneği! Ümmet olma bilincinin tezahürü budur.
Sanırım kurban hususunun, yanına hac meselesi de katılarak, yüzyıllardır bütün nesiller arasında tartışılmadık bir devri olmamıştır.
Son yüzyılda ise daha çok da son 20 yılda, kurbanın pek çok faydasından ziyade, fıkıh ve din ile hiç ilgisi olmayan kurban fetvacılarının cehaletleri yüzünden tartışılmakta.
Yasin Aktay’ın bu kitabı, din ve kurban cahillerini kendi hallerine bırakıp, meselenin çeşitli boyutlarına bakarak, hakikati ortaya koyması açısından oldukça önemli.
Kurban ve hac ibadeti, daha doğrusu İslam’ın tüm ilkeleri tevhid merkezlidir. Kurban ve hac cehaletlerinin bir ispatı olarak tartışanların akıllarının ermediği esas mihenk ise meselenin tevhid merkezli oluşunu idrak edememelerinden olsa gerektir. Malum “idrak” tevhidin bir şubesidir.
………………..
İsmail’in Gülüşü, kurbanı yalnızca bayram günlerinde yerine getirilen bir ibadet, tarihsel bir gelenek ya da fıkhî hükümler bütünü olarak değil; insanın Allah ile kendisiyle, toplumla, tarihle, iktidar ve ölümle kurduğu mutabakat kavramlarından biri olarak ele alıyor.
Müellif eserinde, kurbanın görünen yüzünün ötesine geçerek onun teo-politik, felsefî, sosyolojik ve varoluşsal boyutlarını aynı düşünce ufkunda buluşturuyor.
Devamı:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/huseyin-ozturk/ismailin-gulusu-52537.html?page=4































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.