• İstanbul 19 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 23 °C
  • Konya 13 °C
  • Sakarya 20 °C
  • Şanlıurfa 17 °C
  • Trabzon 14 °C
  • Gaziantep 16 °C
  • Bolu 14 °C
  • Bursa 20 °C

Mustafa Kutlu: Alelâde ile fevkalâde

Mustafa Kutlu: Alelâde ile fevkalâde
Eyüp’te sadece türbeler, mezarlar ve serviler yok.

Yani yirmi beş otuz yıl öncesine kadar Eyüp’te başka şeyler de varmış. Ne acı... Neredeyse “bir varmış, bir yokmuş” diyeceğiz. İstanbul için sık sık bu tabiri kullanmak, her geçen gün onun bir köşesini nisyana terk etmek, ne acı. Hayıflanmak veya nostaljik duygulara kapılmak bir şey ifade etmiyor.

Evet, Eyüp’te mesela kebapçılar varmış. Özellikle tandır kebabı çok ünlü imiş. Ne de olsa ziyarete gelenler var. Bunca konuğu nasıl ağırlayacak Eyüp esnafı? Geleni aç acına geri mi gönderecek?

Reşat Ekrem Koçu’nun anlattığına göre Hacı Baba diye anılan son Eyüp kebapçısı altmışlı yıllara kadar tek başına icray-ı sanat ediyormuş. 1958 istimlâkinde bu son dükkân da yıkılınca artık kebap falan kalmamış.

Peki, varsın kapansın kebapçı dükkânları. Yerine ne konacak acaba? Yeri boş mu kalacak?

Şöyle bir dolaşıyorum çarşı içini, birkaç “Karadeniz pidecisi” var. Hemen her yerde görünen dönerciler, büfeler sıralanmış. Sıradan alelâde dükkânlar. Korkum şu: İnşallah Eyüp Sultan Camii’nin karşısında ünlü kırmızısı ile gün gelip bir Mc Donald’s açılmaz. Bayezid Camii’nin karşısına açıldı çünkü. Olmaz olmaz demeyin.

Kebapçılar dışında Eyüp’te bir vakitler kaymakçılar da varmış.

Evliya Çelebi, Eyüp kaymakçıları için şunları aktarıyor: “...yoğurdu ve kaymağı pek lezzetlidir. Erbab-ı safâ kaymakçı dükkânlarının şahnişinlerinde oturarak kaymak yerler, halis süt içerler, bal yerler.”

Pek tabii kebapçılar gibi kaymakçılar da sırra kadem basmış. Son kalan kaymakçılar altmışlı yıllarda kaypanmış. Sahi acaba kaymak kültürü ile ilgili olarak hâlâ bir şeyler hatırlıyor muyuz? Yoksa “Çokoprens” yemeye alıştırılan çocuklarımız kaymak dürümlerini gördüklerinde şaşırıp “anne bu ne” diye gözlerini iri iri açıp bakıyorlar mı?

Kebapçılar ve kaymakçılardan sonra Eyüp Sultan’a başka bir özellik katan ünlü Eyüp oyuncakçıları da bir bir yok olmuş. Oysa ki Eyüp’te yapılan yerli oyuncaklar bütün memlekete nam salmıştır. Evliya Çelebi Eyüp oyuncakçılarının yüz dükkân kadar olduklarını kaydediyor.

Bunda anlaşılmayacak bir şey yok.

Tabii ki türbe ziyaretine pek çok vesile ile çocukları getiriyorlardı. Düğünde, nişanda, kurbanda, sünnette, bayramda velhasıl her sevinçli günde çoluk çocuk Eyüp Sultan’a akın ediyordu. Hâlâ da öyledir.

Devamı:https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-kutlu/alelade-ile-fevkalade-4821405

Bu haber toplam 20 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim