Tarihini bilmeyenler, okumayanlar, anlatmayanlar, yazmayanlar, pusulası olmayan gemi kaptanına benzetilir. Eninde sonunda gemiyi karaya oturtur.
Tarihi geçmiş, bütün devletler ve milletler için elbette çok önemlidir. Varlıklarını devam ettirebilmek adına tarihlerine bakmak ve oradan yarına hazırlanmaları gerekir.
Bu hal ne yazık ki bizde oldukça zayıf durumdadır. Oysa dünyanın en geniş ve değişik tarihi hadiselerine şahitlik etmiş bir coğrafyayı vatan edinmişiz.
Vatan edişimiz olan 1071’den bu yana hâlâ içte ve dışta İstiklal Mücadelesi vermekteyiz. İstiklal mücadelesinin özü anlatılmadıkça, millet oluşumuzun ve devlet kuruşumuzun temel değerleri bilinmedikçe, idrak edilmedikçe, İstiklal Mücadelemiz her devirde sürecek demektir.
Milli Mücadele tarihimizin üzerinden 106 yıl geçmiş. Yüz altı yıl önce bin yıllık devletimizi ve vatanımızı kaybetmemek için yedi düvele direnmişiz. Hem de ne direnme!
Büyük bir yoksulluk ve yokluklar içerisindeki büyük direnmenin mihenk noktalarından birisi de “Milli Mücadelede Bilecik’tir”.
Geçtiğimiz günlerde Yunanlıların işgalinde neler yapıp ettiklerini yazarken sadece yüreğimin yettiği kadarını yazabilmiştim. Öyle canilikler vardı ki, dile getiremedim.
Yazının devamı için:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/huseyin-ozturk/milli-mucadele-doneminde-bilecik-52611.html?page=3































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.