Milletimiz, bu cesur dönüşüme öncülük edenleri kıyamete kadar hayırla anacaktır. Allah hepsinden razı olsun.
TÜRKİSTAN’I HARİTADAN ÖNCE ZİHİNLERDEN SİLDİLER
Özellikle “Orta Asya” yerine “Türkistan” kavramının getirilmesi, başlı başına bir meydan okuma ve öze dönüş hamlesidir.
Çünkü büyük coğrafyamızı fizikî saldırılardan önce kavramlar üzerinden tarumar ettiler. Kavramlarımızı değiştirdiler; ardından kavrama kabiliyetimizi elimizden aldılar.
Sovyet Rusya, Türk milletinin evlatlarını birbirinden ayırdıktan sonra onların ortak hafızasını yok etmek için “Türkistan” ismini tasfiye edip yerine “Orta Asya” kavramını dayattı.
Bu yalnızca coğrafî bir isim değişikliği değildi. Açık ve net olarak Türksüzleştirme ve kimliksizleştirme darbesiydi.
Zira “Türkistan” adı tarih taşıyordu, medeniyet taşıyordu, aidiyet taşıyordu.
“Orta Asya” ise ruhsuz, köksüz ve kimliksiz bir coğrafya tanımıydı. Böylece aynı medeniyet havzasına mensup Türk topluluklarının ortak şuurunu zayıflatmak, tarihî bağlarını koparmak ve onları birbirine yabancılaştırmak istediler.
Kavramlar üzerinden yürütülen bu sessiz işgalin bedeli ağır oldu.
KAVGALAR KAVRAMLAR ÜZERİNDEN VERİLİR
Bazıları Millî Eğitim Bakanlığının bu soylu çıkışına anlamsız tepkiler vererek kavramların önemini kavrayamadıklarının göstermiş oluyorlar.
İnsan, gerçeklikle kavramlar üzerinden ilişki kurar. Düşünceyi kavramlarla inşa eder, dünyayı kavramlarla anlamlandırır.
Bu yüzden savaşlar yalnızca cephede verilmez.
Yazının devamı için: https://www.haber7.com/yazarlar/mahmut-biyikli/3628764-orta-asya-degil-turkistan































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.