• İstanbul 23 °C
  • Ankara 20 °C

İrade Terbiyesi

İrade Terbiyesi
Cemil Meriç’in; ‘Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim’ sözüyle dikkatimi çekti Jules Payot’un ‘İrade Terbiyesi’ adlı kitabı.

Ülkemizde uzun süre baskısı yapılmadığından bulunamayan eser nihayet Ediz Yayınları arasında çıktı ve iki yıl içinde 17 baskı yaptı. Eseri tavsiye edenlerden bir diğeri hocaların hocası Ord. Prof. Ali Fuad Başgil. ‘Gençlerle Başbaşa’ isimli kitabında "on sekiz-yirmi yaşlarında iken okusaydım" dediği kitap, Münir Raşit tarafından çevrilmiş ve ilk baskısı 1932 yılında Kanaat Kütüphanesi tarafından yapılmış.   

&&&

İnsanoğlu hep değişmek, yenilenmek, çağa ayak uydurmak ister, bu minvalde sürekli kararlar alır, planlar yapar. Bu kutlu yolda çetin bir düşmanı vardır insanoğlunun: nefsimiz, irademiz. Büyük heyecanla başladığımız işlerin çoğunda, baştaki heyecanın feri sönmeye başlar, nihayetinde de yerini yeni kararlara, yolculuklara bırakır. İşte irademize sahip olmanın yolları anlatılıyor bu kitapta. Kişisel gelişim kitaplarının ayrılmaz yoldaşı mektuplarla, kıssalarla bezenmiş sıradan bir hüviyet taşımıyor ‘İrade Terbiyesi’, eğer onlar gibi olsaydı Cemil Meriç, Ali Fuat Başgil bizlere tavsiye eder miydi?

&&&

İrade Terbiyesi yazar tarafından beş bölüme ayrılmış: Meseleye giriş, kişiye özel tavsiyeler, çevrenin önemi, iç kaynaklar ve irade psikolojisi.

Jules Puyot ilk bölüme isteksizliğin nasıl bir sorun olduğunu ele alarak başlamış. Burada amaçsız yola çıkılamayacağını, irademize sahip çıkma yolunda bizi nelerin beklediğini anlatır Puyot.

 ‘Kişiye Özel Tavsiyeler’ bölümüyle antrenmanın bittiğini, can alıcı kısımlara geldiğimizi anlarız. İlk büyük düşmanımız cinsel dürtüler ve şehvettir. Beyni uyuşturan, beyhude ve zararlı olabilecek hülyalarla zaman ve itibar kaybına yol açan şehvet düşkünlüğünün etkileri nokta atışı açıklamalar ve örneklerle desteklenir bu kısımda. İkinci mücadele edilecek düşman kötü arkadaşlardır. Arkadaşlarımıza dikkat etmezsek onların geleceğimizin belki de en azılı düşmanları olacağını imler Puyot. Zaman kaybı ve sinir bozukluğuna neden olabileceğinden gazeteler de yazarın hedefindedir. Ahlaksızlık ve kendini beğenmişlik konularında da okuyucu uyarılır kitapta.

Tembellik bahaneleri gibi can sıkan fakat çözülmesi elzem olan mevzulardan sonra çalışmanın verdiği hazın ulviliği anlatılır ‘İrade Terbiyesi’nde. Tefekkür, büyük insanların rehberliğinin kazandırdıkları, beden ve akıl sağlığının irademize ve kişisel gelişimimize etkileri kitapta bahsedilen diğer önemli meseleler.

En tutkulu karakterlerin görev duygusunda en fazla sürekliliği ve ciddiyet gösterenlerin olduğunu esas alan kitaptan aldığımız ve tadımlık diyebileceğimiz şu satırlar da dikkat çekicidir; "gerçek ve verimli çalışma, enerjisi az ama düzenli olan eforla mümkündür. Böyle değilse muhtemelen tembel işidir. Düzenli çalışma, tek hedefe yönelik olmayı gerektirir. Çünkü irade, gösterilen çabanın çokluğundan ziyade tek amaca yönelik olmasıyla kendini belli eder." Jules Puyot bu tanımı somutlaştırmak adına farazi bir kişinin geçirdiği bir günü anlatır: ‘bu kişi nadiren boş durur. gün boyunca, Brunetiere'in Racine üzerine yazdığı birkaç makalesini, jeolojiyle ilgili bir yazıyı okur. Birkaç gazeteye göz atar, bazı ders notlarına bakar, kompozisyonuna göz gezdirir, birkaç satır da tercüme yapar. Bir saniye bile boş kalmamıştır." Puyot devam eder: "değişik alanlara el atması ve çalışkanlığı arkadaşları tarafından hayranlıkla karşılanır ama biz kendisini tembel olarak nitelendiririz. Psikolojik açıdan bu gencin çeşitlilik içeren çalışmaları spontane dikkatinin zengin olduğu anlamına gelebilir ancak iradi dikkatten çok uzaktır. Bu farklı alanlara ilişkin sözde çalışma, irade zayıflığından başka bir şey değildir. Bu öğrenci bize, çok sık karşılaşılan dağınık tür olarak adlandırdığımız bir tembellik örneği sunar. Bu zihin dağınıklığı eğlenceli bir durum gibi olsa da sadece bir gezintiden ibarettir. "

19. yüzyılı esas alan bir kitapta anlatılanların günümüzü de yakından ilgilendiriyor olması yazarının ne denli ileri görüşlü olduğunu gösterir, Meriç ve Başgil gibi ustaların tavsiyelerini de hatırlarsak kitabın hayatınıza ve kalbinize dokunacağına inancınız sağlam olur kanaatindeyim…

Yusuf Alpaslan Özdemir

Bu haber toplam 1868 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim