• İstanbul 26 °C
  • Ankara 20 °C

Kültür dünyamızda “kapı” metaforları

Kültür dünyamızda “kapı” metaforları
Ağlayarak girdiğimiz iki kapılı bir Han’dır dünya, birinci kapıdan girdik, ikinci kapının eşiğinde beklemekteyiz. Han dediğimiz; bolca penceresi olan iki kapı arası bir yer işte.

 Her gün yeni bir pencere açılıyor, bakarak ilerliyoruz. Ya da hızla yol alan bir aracın içindeki yolcular gibiyiz. Biz duruyoruz, çevredeki nesneler akıp gidiyor sanki. Akan zamanın farkında değiliz.

“Kapı kapı, bu yolun son kapısı ölümse! Her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse.” N.F.K

Bakmayın mevzuya böyle girdiğimize, kapı üzerine konuşacağız. Kapı deyince babamın ömrü hayatı boyunca gün doğmadan abdestini alıp besmeleyle açtığı köydeki evimizin kapısı gelir aklıma. Sabah besmeleyle açılırsa kapı, melekler girermiş eve. Meleklerin eve gelmeleri için bir kapıya, onun da açık olmasına ihtiyaçları olmadığını bildiği hâlde kapının bu niyetle açılması, açık tutulması yine de bir inceliktir sanırım. Biz niyete bakalım, önemli olan o kapının bir ömür abdestli olarak besmeleyle açılmasıdır, akşama kadar kapanmamak üzere. Sakın siz denemeyin kapılarınızı açık tutmayı, mesuliyet kabul etmem zira. Ama yine de kapılarınızı açık tutun derim. Hemen aklıma gelmişken şunları ilave edeyim; çocuklar kapı kollarına tutunup kapılara asılmayı, binmeyi severler. Bunu yaramazlık olarak addeden büyükler uyarırlar çocukları sık sık. Oysa kapı eski, menteşeler de yağsızsa iyi bir eğlence olur çocuklar için. Bir de bahçe kapılarına binmeyi sever çocuklar, bundan dolayı da bazen azarlanırlar büyükleri tarafından. Bu sene sekiz yaşındaki oğlumu yakaladım, bahçe kapısına biniyordu. Kapıyı kapatıp sonra hızla açıyor, açılırken de hızlıca biniyordu. Gıcırdayarak açılıp sertçe duvara çarpıyordu. Baktım eğleniyor dokunmadım. Amcasının haberi yok bütün bu olanlardan tabi. 

Mevzu kapıdan açılınca kapılar bir bir açılmaya başladı bile. Kapı insanlık tarihi kadar eski. Yeme, içme, barınma gibi zaruri ihtiyaçlarla beraber bir şekilde insanoğlunun gündemine girmiş. Barındığı yeri dış etkenlerden koruyan ve dışarıyla bağını sağlayacak bir geçide ihtiyaç duyar insanoğlu, işte bu kapı olmuştur. Kapı mahremiyettir, ailenin mütemmim bir cüzüdür aynı zamanda. Bunu en çok Anadolu’da küçük kasabalarda ya da köylerde hissedersiniz. Akşam ortalık kararınca sokaklar yavaş yavaş evlere çekilir, ortalığı bir sükûnet kaplar. Kapılar kapanır sürgüler sürülür, hayat bütün güzelliği ile evde sıcak sobanın ve sofranın etrafında akıp gider. Bunu büyük şehirlerde, çok katlı binalarda bu derece hissetmeniz imkânsızdır. Kapı aynı zamanda mahremiyeti sembolize eder dedik. Ardında dramları, trajedileri, yoksulluk, ıstırap, sevinç, mutluluk gibi halleri sır olarak saklar. Her kapının ardında sayısız hikâye var. Eski kapıları severim bu yüzden, hepsinin hikâyesi ayrı. Nelere şahit olmuş, nice insanlar girmiş çıkmış. İlk girişler sevinç, mutluluk; son çıkışlar bir daha dönmeyişler hüzün. Nerede eski güzel bir kapı görsem fotoğrafını çekerim. Eski kapıların bir de gıcırdaması var, kimi yürek dağlar. Uzun zamandır açılmayan kapılar, aranıp sorulmayan gönül kapıları gibi yüz yılın hüznüyle inler dururlar. Eski kapılar, eski kitaplar gibi sayfa sayfa açıp okumak, dilini çözmek gerekir. Bu yaz ahırdan çıkardığım eski evin, eski dolap kapıları yıkayınca nasıl da güzel oldular. Bir de camilerin, özellikle tarihi camilerin mihraba açılan kapılarını severim. Kapıya varıyorsunuz mihrap bir anne şefkatiyle kucak açmış size.

Devamı: https://www.dunyabizim.com/kultur-dunyamizda-kapi-metaforlari-makale,2696.html

Bu haber toplam 797 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim