Kültürün Bunalımından Bunalım Kültürüne

Kültürün Bunalımından Bunalım Kültürüne
Postmodern Kaos Ve SinemaBanu ÖZBEK yazdı...

Postmodernite, kendisini üzerine inşa ettiği temel ilkelerinin çökmesiyle bunalıma giren modernizmin oluşturduğu belirsizliğin kaosu olarak ortaya çıkan durum. Sinemanın icadı da bu kaotik döneme denk gelir. Dil ve resim üzerinden oluşmuş gerçeklik algısı resimlerin hareketlenmesiyle (hareketin zamansallığı) değişir, dönüşür. Sinemayı diğer sanat dallarından ayıran diğer özelliği de teknoloji ile göbekten ilişikliği. Sinema aparatlarındaki yenilikler, diğer teknolojik gelişmeler bu kaçınılmaz ilişikliği pekiştiriyor. Sinema ve teknoloji birlikte gelişiyor, dönüşüyor ve insanı (seyirciyi) da bu değişim, dönüşümün ortağı kılıyor.

Teknoloji, insan icadı olsa da iradesi üzerindeki etkisiyle insandan bağımsız, insanı aşan ve insana rağmen müstakil bir güç olarak her geçen gün daha fazla hayatlarımıza giriyor. Modern çöküşten postmodern kaosa savrulan insan, artık belirleyici, ideal özne/tanrı olarak vücut bulan teknolojinin iradesi üzerindeki etkisinin telmihlerine ayamayacak kadar da bıkkın ve zeminsiz. Postmodern kaosla ortaya çıkan yeni gerçekliğin her alanda ürettiği bunalımın entelektüeller için muazzam veriler sunduğu muhakkak. Lâkin bu verilerin tezahürleri de bir o kadar bunalımı derinleştiriyor.

Prof. Dr. Rıdvan Şentürk'ün sinema ve tarihiyle ilgilenenler için kaynak niteliğindeki "Postmodern Kaos ve Sinema" kitabı, modernliğin etik-estetik, psikolojik, söylemsel-entelektüel evreninin postmodern dönüşüm süreçlerini ilgili filmler üzerinden derinlemesine analiz ederek pekiştirirken, postmodern figüratif estetiğin açmazlarını da ortaya koyar. İlahiyat, felsefe, tiyatro, müzik, şiir, sinema alanında eserler veren Rıdvan Şentürk'ün, "Postmodern Kaos ve Sinema" adlı eseri ilk 2007'de Almanya, 2011'de de ülkemizde yayınlanır. Yazarın düşünce evrenini anlamak için şu bir kaç başlığı vurgulamak doğru olur: Postmodernitenin modernizmin devamı, karşıtı ve çöküşünün müsebbibi olarak ortaya çıkmadığını, teorik bir yapısı olmadığından "izm" olarak adlandırılamayacağını, postmodernitenin, sanat teorisyenlerinin, sanatçıların ve filozofların icadı değil, yaşadığımız dünyanın ve gerçekliğin bir durumu olduğunu, sinemanın sürekli değiştiği için bir kimlik ve gelenekselliği olmadığını ve ancak teknolojik gelişmelere bağlı olarak geleceği hakkında tahminlerde bulunulabileceğini söyler.

Esere Dair Çözümlemeler

Kitapta; klasik-gerçekçi, söylemsel sinemanın sürdürülemez olan yaklaşımının yarattığı bunalımı, postmodern figüratif estetiğin imkânlarını, bu imkânların berhava oluşunun izlerini süren yazar, postmodern anlayışın ruhuna uygun düşecek şekilde nasıl olmalı'ya dair filmler üzerinden (en azından bu kitapta) örneklendirmelerde bulunmaz.

Devamı: https://www.kitaphaber.com.tr/kulturun-bunalimindan-bunalim-kulturune-k5202.html

Bu haber toplam 67 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim