• İstanbul 27 °C
  • Ankara 24 °C

Kurban

Kurban

Sezai Karakoç

Yün yumuşaklığı, yürek yumuşaklığı

Her gün salhanelerde hayvanlar kesilir, ölü hale gelirler. Biz biliriz. Ama bilmiyor gibiyizdir. Daha doğrusu, sanki kasaptan alınan bir kilo et, bir canlıdan, onu ölü haline getirmek bahasına alınmış bir parça değil de, bir kilo şeker, bir kilo sabun gibi bir cansız eşyadır. Bütün yıl böyle gider de, yılda dört gün, kurban bayramı günleri durum değişir birden. Şehir baştanbaşa, her köşeden alev gibi çıkan koyunlarla donanır. Kınalı yünleriyle yollar bir yumuşaklıkla döşenir. Yalnız yün yumuşaklığıyla değil, yürek yumuşaklığıyla da. Sanki yollar yünle kabartılmıştır, yürek de kabarmıştır. Artık et ayrı şey, canlı hayvan ayrı şey değildir. İkisi birleşmiştir.

Şehrin çeliğine kanınızla su vermeğe geldiniz

Ey, dağların nefis ve saf havasında yüze yüze gelişen mübarek yaratıklar, hoş geldiniz. İnsan ihtiraslarının ve şeytan soluklarının köşe taşlarını kararttığı şehre hangi haberi getiriyorsunuz? Meta olarak canlarınızı koyduğunuz ulvî pazar kutlu olsun. Ayrıldığınız kuzulara, bıraktığınız dağlara, arkanızda kalan ovalara ve yollara, gökten ışık insin. Din uğruna canı feda etmenin canlı sembolleri, şehrin çeliğine kanınızla su vermeğe geldiniz.

İşte şehrin her alanında, Kurban Bayramında gördüğümüz kurbanlık hayvanlara içimizden aşağı yukarı böyle söylemeyi geçiririz. Ve işte Kurban Bayramındadır ki, Allah’ın bir yaratığının günübirlik bir akıntı halinde öbürü yaşasın diye hayatını verdiğini ve buna sessizce katlanacak şekilde ayarlanmış olduğunu görüyor ve anlıyoruz.

Şehri ve bizi zapt eder, feth eder

O gün, kurbanın günüdür. Kanıyla, sallanan gövdesiyle, tuzlu etinin şekersi tadıyla, derisiyle, tüyüyle… Sesiyle… O gün, çubuğuyla, bir kurban adayı hayvana sertçe vuran bir sürücü, alelâde günlere göre, bizde çok daha büyük bir tepki doğurur. İçimiz: “Başımıza vursa daha iyi” der. Acıma duygumuz, keskin bir koku gibi yayılır ortalığa. Kurban, kimseden bir şey istemeden ve her şeyini vererek, şehri ve bizi zapt eder, feth eder.

Devamı: https://www.insaniyet.net/kurban-2/

Bu haber toplam 240 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Grigory Petrov ile Beyaz Zambaklar Ülkesi’ne Yolculuk29 Haziran 2024 Cumartesi 10:38
  • Saniye Mecek: Lavander Yargılanacak mı?29 Haziran 2024 Cumartesi 10:35
  • Sulhi Ceylan – Bahadır Dadak Konuşmaları: Azalan Verimler Kanunu28 Haziran 2024 Cuma 11:31
  • Mehmet Kahraman: Kırkikindi28 Haziran 2024 Cuma 11:29
  • Yasemin Kuloğlu: Nar Ağacı (Nazan Bekiroğlu) Üstüne27 Haziran 2024 Perşembe 14:23
  • Yıldırım Alkış: Kars’a Veda27 Haziran 2024 Perşembe 14:21
  • Günümüzün Anlatıcıları: Çağdaş Küçük İle Konuştuk27 Haziran 2024 Perşembe 10:27
  • Ethem Erdoğan: Yakaza-n / II Kılıçarslan24 Haziran 2024 Pazartesi 12:24
  • Tevhîd24 Haziran 2024 Pazartesi 10:41
  • Ney’in Sırrına Dairdir24 Haziran 2024 Pazartesi 10:39
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim