Özellikle 2000’li yıllara kadar neredeyse tüm dergi ve gazeteler kepenk indirdi. Bu nedenle Makedonya’da altmış yıl Türkçe yayınlanan Birlik gazetesi, onun yanında çıkan Sesler Dergisi ve birçok çocuk dergisi de yavaş yavaş yayın hayatına son verdi. Devlet desteği kesildikten sonra birçok gazeteci işsiz kaldı. Bu kimseler bugün de arasıra görüşüyorlar, eskiyi yâd ediyorlar. Yeni yetişen kuşak içerisinde ise her ne kadar az da olsa da eli kalem tutan, yazmayı seven gençler vardı, ancak yazılarını yayınlayabilecekleri bir ortam yoktu.
Türkoloji bölümünde okuyan bir grup genç olarak etrafımızdaki diğer bölümlerde okuyan Türk öğrencilerle, gençlik hevesiyle “neden bir dergi çıkarmayalım” fikri doğdu. O dönemde Türkiyeli okutman hocamız olan Hayati Yavuzer’e bu isteğimizi bildirdik. “Zor bir iş, istikrar gerek” dedi ama hevesimizi de kırmak istemedi. Ve biz “Köprü” isminde bir dergi çıkartmaya başladık. Bizi birbirimize bağlasın diye “Köprü” dedik. Hem geçmişi hem de bu günü geleceğe bağlasın, sımsıkı tutunsun diye. Yazdığımız denemeler. şiirler o kadar yakındı ki birbirine, milli ve manevi değerlerimiz hep ön plandaydı. Çünkü eskiye nazaran bu gibi konularda yazmak biraz daha kolaydı. Artık komunist rejim yoktu, demokrasi vardı. Bizler bu gibi konularda yazmaya ne kadar açmışız meğer, onu anlamıştık. En basiti Yahya Kemal Beyatlı’nın “Kaybolan Şehir” şiirini yayınlayabilmek bile mutluluk vericiydi. Eskiden bu şiiri her yerde okuyamazdınız. “Üsküp ki Yıldırım Beyazıd Han diyarıdır…” demek öyle kolay değildi.
Devamı: http://www.gercekhayat.com.tr/yazarlar/uskupten-gercek-hayata/































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.