• İstanbul 16 °C
  • Ankara 17 °C

Mustafa Özcan: İslam cumhuriyetini nasıl ıskaladık?

Mustafa Özcan: İslam cumhuriyetini nasıl ıskaladık?

'Hilafetten cumhuriyete' başlığı veya rejim değişikliğinin bu yönde tanımı yanlış olduğu kadar aldatıcıdır da. Sapla samanın birbirine karıştırılmasıdır. Gerçeklerin örtülmesidir. Zira hilafet ile cumhuriyet birbirinin zıddı veya alternatifi değildir. Birbirinin tamamlayıcısıdır. Cumhuriyet sistemi hilafetin tanımının alt başlıklarından birisidir. Hilafet cumhurun tensibine dayalı bir rejim ve sistemdir. Hilafetin iki açılımı vardır. İlki hukuki boyutudur ki buna şeriat denilmektedir. Şeriat ilahi yasama anlamındadır. Bununla birlikte mürekkep bir anlamı da olan hilafet sadece hukuki boyuttan ibaret değildir. Bir de idari boyutu vardır ki, bu da cumhuriyettir. Bu itibarla Ebu'l Kelam Azad, Bediüzzaman ilk 30 yıllık gerçek hilafet rejimini cumhuriyet rejimi olarak tanımlamışlardır. Hilafet rejimi saltanat rejimi değildir. Böyle bir tanım yoktur ve kraliyet rejimi Hazreti Ömer'in ve Selman Farisi gibilerinin de ifadesiyle merduttur. Keza Abdurrahman Kevakibi gibi zevat da raşit halifeler rejimini demokrasi olarak tanımlamıştır. 30 yıllık model, peygamberlik yöntemi üzerine kurulu hilafet döneminde şeffaflık, hesap verilebilirliği görüyoruz. 'Esere' yani yakınları kayırmadan uzak durulduğuna şahidiz. Kimseyi kayırmıyor. Yakınlar kayırma hadiste bir sapma olarak belirtiliyor ve buna 'esere' denilmektedir. Çağdaş ifadesiyle nepotizm! İslam'da işar yani başkalarını kendine tercih etme fazileti vardır. Kendini veya yakınlarını başkalarına tercih ise 'esere' ifadesiyle anılıyor ve fazilet değil aksine bir kusurdur ve idari ve mali adaletten sapma olarak gösteriliyor. Onun dışında ilk 30 yıl modelinde yönetimin hanedanlığa yani saltanata dönüşmediğini görüyoruz. Saltanata geçilmesiyle birlikte sahabeler ve sahabe çocukları rejimin saptığını, değiştiğini ve Kisra, Kayzer tarzına büründüğünü ve komşu rejimleri ithal ettiğini öngörüyorlar. Yani saltanat rejimi hilafet rejimi değildir ve Muaviye Bin Ebi Süfyan ve oğlu Yezid ile birlikte rejim dünyada geçerli olan mer'i sisteme sapıyor. İslam ordularının Suriye ve Irak'ta yendiği Kayser ve Kisra rejimleri önce Emeviler döneminde Şam'a sonra Abbasiler döneminde Bağdat'a hakim oluyor! Bu manevi bir yenilgidir. Aliya İzzetbegoviç manevi yenilgiyi nasıl tanımlıyordu? Cephede değil, düşmanına benzemeye başladığında yenilirsin!

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/mustafa-ozcan/2021/03/03/islam-cumhuriyetini-nasil-iskaladik

Bu haber toplam 65 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim