• İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Nihad Sami Banarlı'ya göre Osmanlı kimdir?

Nihad Sami Banarlı'ya göre Osmanlı kimdir?
Nihat Sami Banarlı, Tarih ve Tasavvuf Sohbetleri kitabında, tarihimizin büyüklüğünü, Türk dilinin güzelliğini, ceddimizin yiğitliğini, kahramanlıklarını, vücuda getirdiğimiz sanatın, mimarinin eşsizliğini anlatır.

 Milletimizin yüce, emsalsiz hasletlerinden bahseder. Osmanlı sultanlarının yalnızca iyi bir asker, iyi bir cihangir olmadığını, onların siyasi ve askeri zaferlerini besleyen unsurlar arasında kültür ve sanatın bulunduğunu, manevi kaynaklardan feyz aldıklarını, devirlerinin önemli kültür ve sanat adamları arasında yer aldıklarını tarihi hadiselerle, ilmi gerçeklerle anlatılır. Velhasıl N. Sami Banarlı, okuyucusunu çok zengin olan kültür dünyamızda manevi bir yolculuğa çıkarıyor.

Bu yolculukta, bu seyahatte bir taraftan tarihimizin büyüklüğünü, ecdadın yiğitliğini, onların vatan ve millet uğrunda yaptığı fedakarlıkları keşfediyoruz. Diğer taraftan bizim tarihimize karşı yürütülen küçültme, unutturma, ecdadı vatan ve millet düşmanı görme, gösterme ve daha başka bir çok şekilde yürütülen dahili ve harici ihaneti, düşmanlıkları, bunun sebeplerini, bunların bizi yok etmek için düşmanlarımız tarafından yürütülen büyük bir plan ve program olduğunun da farkına varıyoruz. Esasen bu tip eserlerin okuyucusuna ve kitleye verdiği en büyük hizmet, tarih ve kültür şuurudur. Bu eser de bunu layıkıyla yerine getiriyor.

 

Kitapta yer alan ilk makale, Söğüt’de Ertuğrul Gazi Türbesi’nde yer alan hatıra defteriyle ilgilidir. Banarlı, “Bizim Anadolu ve Balkanlar Türkiye’mizdeki büyük fetih rüyasını görenlerden biri Osman Bey ise, birincisi Ertuğrul Gazi’dir” der. Vefalı milletimizin her yıl bu türbeyi ziyaret ettiğini, burada bulunan hatıra defterine içlerinden gelen duygu ve düşüncelerini yazdıklarını belirten Banarlı şunları söyler: “Meşhur rüyada kökleri bu topraklarda derinleşen, gövdesi bu topraklarda gelişip dalları, yalın kılıçlar gibi, Doğuya, Batıya, dört yana uzayan, Türkün devlet ağacını, biliyorlar ki burada yatan kahraman dikti.” Bu hatıra defterine düşünce ve duygularını yazanlardan bazılarını aktarır. Bir doktor, deftere “Dedemizin izindeyiz” yazmış. Nihat Baran adlı bir yüksek mühendis, “Senin mezarın Türk milletinin kalbidir. Medfeninde müsterih yat. Milletin, mahşere kadar bu toprakların sahibi kalacaktır” şeklindeki duygusunu yazıya dökmüş. Daha sonra 20 yıl buraya devlet büyüklerinden kimsenin uğramadığını üzülerek belirtir Banarlı. O zaman yani 3 Ağustos 1956 yılında en son Cemal Gürsel Paşa uğramış ve deftere şu satırları yazmış: “Büyük ceddimi çok büyük heyecan içinde ziyaret ettim. Türbesine girince ve huzurunda bulunduğum müddetçe o kadar huzur duydum ki, bu hal hayatımda ender olan bir olaydır. Ertuğrul Gazi’yi derin ve sonsuz tazim hissiyle ve büyük bir huşu ile terkim ederim. Bu türbenin ve etrafının, dünyanın en güzel yeri olmasını yürekten temenni ederim.” Cemal Gürsel o zaman Korgeneralmiş.

Osmanlı düşmanlığı milli terbiyemizi zedeleyen bir hastalıktır

Kitapta dikkat çeken bir husus da Osmanlı düşmanlığının konu edildiği bölümlerdir. Banarlı son zamanlarda milletimize musallat olan ve milli terbiyemizi zedeleyen bir hastalık olarak görür Osmanlı düşmanlığını. Bu düşmanlığı güdenlerin düştüğü gülünç durumu anlatır. Sümerlerin ve Etilerin Türk olduklarını söyleyerek kendimize övünülecek sebepler aradığımızı, diğer taraftan Türk milletinin dünya tarihi ve dünya coğrafyası üzerinde kurduğu en büyük eser olan Osmanlı tarihine karşı kin ve nefret havası içinde bulunduğumuzu belirtir. Bu bir çelişkidir. Bu çelişki sahipleri, bu hastalığa tutulanların, Osmanlı’nın gerçekleştirdiği büyük işler, büyük zaferler hakkında bunları gerçekleştirenlerin Türkler olduğunu ifade ettiklerini, olumsuz durumlarla ilgili olarak veya kaybedilen zaferler hakkında da, bunu Osmanlıların yaptıklarını söylediklerini, böyle bir tenakuzun içinde bulunduklarını belirtir. Bu zihniyetin sırrını ortaya koyabilmek ve bunun daha kolay anlaşılabilmesi için şöyle bir örnek verir.

Devamı: https://www.dunyabizim.com/kitap/nihad-sami-banarli-ya-gore-osmanli-kimdir-h23221.html

Bu haber toplam 384 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bir Çizgi: Ölüm Diamond Plus, Yunus Emre Selik06 Haziran 2024 Perşembe 13:23
  • Şiir Bize Ne Anlatır?06 Haziran 2024 Perşembe 13:22
  • Kant ve Besmele06 Haziran 2024 Perşembe 13:21
  • Mehmet Kabakçı: Yanlış Hikâyeler03 Haziran 2024 Pazartesi 10:18
  • Fatma Güneyin: Sen Yaşamalısın01 Haziran 2024 Cumartesi 11:19
  • Faik Öcal: Machiavelli’den Hükümdar’a 40 Tavsiye01 Haziran 2024 Cumartesi 11:17
  • Aydın Başar: Fethin üçüncü boyutu ve Akşemsettin31 Mayıs 2024 Cuma 11:12
  • Hüseyin Yorulmaz: İsmiyle Müsemmâ (mı?)30 Mayıs 2024 Perşembe 14:02
  • Hüseyin Çolak: Gözyaşı Medeniyeti30 Mayıs 2024 Perşembe 14:01
  • Günümüzün Anlatıcıları: Hatice İbiş İle Konuştuk30 Mayıs 2024 Perşembe 11:33
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim