• İstanbul 18 °C
  • Ankara 16 °C

Okumak Ve Edebiyat Varsa Sıradan Yaşamak Yoktur

Okumak Ve Edebiyat Varsa Sıradan Yaşamak Yoktur
Hilal Günar Gündüz yazdı...Kitabı ilk kez elime aldığım günü düşünüyorum. Satırlar arasında, paytak paytak gezinen gözlerimin çabucak yorulduğu zamanları.

Bitip tükenmek bilmeyen okuma ödevinin, günlerce süren sızısının karnıma taş gibi oturduğu anları anımsıyorum. Hepsi bir yana okuma bayramında terlediğim dakikaların, anı defterimde bıraktığı gün dökümlerini düşlüyorum. Sonra lise yıllarında, kendim fark edemesem de dışarıdan da sessizleştiğimin söylendiği günler geliyor aklıma. Suskunluğumun çevremin de dikkatini çektiği günler. Edebiyat öğretmenimin sessizliğime bir ses olabileceğini düşündüğü için tavsiye ettiği kitaplar. Hikâyenin başında beni terletip yoran ama sonra ıssızlığıma, sancılarıma, iç içe geçmiş kırılmalarıma kitapların deva olduğu yıllara dönüyorum yüzümü. Kitaplığımda günden güne büyüyen her biri bir yapbozun parçası olmaya aday düşlerimin, umutlarımın, hayallerimin, dillendiremediğim hislerimin, isim veremediğim duygularımın sesi olan kitaplarıma dönüyorum. Çünkü eğer onlara hak ettikleri değeri vermesem gerçek bir nankör olabilirdim. İtiraf etmeliyim ki hayatımda o yazarlar ve kitapları olmasaydı asla şu anki ben olamazdım. Tıpkı Mine Özgüzel'in kıymetli eseri Edebiyat Terapi'de bahsettiği türden bir varoluş sorunsalı girdabında kaybolabilirdim. Edebiyat Terapi adlı eseri okumaya başlayıp, birkaç sayfa ilerlediğimde aklımdan geçen cümleler bunlardı. Beni buradan alıp, kitapla karşılaştığım ilk günün heyecanına götüren yine bir kitap olmuştu. Şaşırmış mıydım? Tabi ki hayır. Yıllar boyu çocukluğumun engebeli yollarında düşsem de yorulsam da yıkılsam da kalkmanın yolunu hep o satırlar sayesinde bulmuştum. Mine Özgüzel'in de dediği gibi "Çocuklara, çocukluğa ulaşmak istedim, belki de kendi çocukluğuma." Çünkü kendini okumanın en keskin, en zorlu, en acımasız yolu çocukluğa giden yola çıkmaktı. İşte yazarın yapmak istediği şey de tam olarak buydu. İnsanların çocukluklarına, derinlerine, yıllar yılı biriken tortulaşan travmalarının temeline iç monologlarla yol almalarını sağlamaktı.

Devamı: https://www.kitaphaber.com.tr/okumak-ve-edebiyat-varsa-siradan-yasamak-yoktur-k4994.html

Bu haber toplam 66 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim