İşte bütün mesele: olanı olduğu gibi kabul edebilmek…
Shakespeare buna: olmak ya da olmamak, diyordu…
Sorun, olanı (vakıayı, gerçekliği) olduğu gibi kabul etmede karşılaşılan güçlükte ortaya çıkıyor.
Olan, beklentimiz dışında tecelli etmişse onu olduğu gibi kabul etmek birinci aşama... Eğer olan olduğu gibi kabul edilebilirse ona karşı savunmamızı ya da saldırımızı tayin etmede güçlük çekmeyiz.
Ancak olanı olduğu gibi kabul etmede insanı zorlayan başat handikap, onu olduğu gibi kabul etme yerine, kendi beklentimize göre değiştirme çabasında baş gösteriyor. Böylece gerçeklik karşısında alınması gereken tutum yerine, onu değiştirme çabası ön alıyor…
Ve böylece boşa kürek çekmenin ilk adımı atılmış oluyor.
Devamı: https://www.yenisafak.com/yazarlar/rasimozdenoren/olani-oldugu-gibi-kabul-etmek-2055058































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.