• İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 24 °C
  • Konya 14 °C
  • Sakarya 20 °C
  • Şanlıurfa 19 °C
  • Trabzon 13 °C
  • Gaziantep 16 °C
  • Bolu 14 °C
  • Bursa 20 °C

Sedat Ergin: Urfa’da ilkokulda sürgüne gönderilmekten Başbakan Yardımcılığı’na uzanan yolculuk

Sedat Ergin: Urfa’da ilkokulda sürgüne gönderilmekten Başbakan Yardımcılığı’na uzanan yolculuk
BİR senarist, önüne konan bir yaşam öyküsünü okuyup bunu nasıl sinema diline dökeceğini düşündükten sonra filmin giriş bölümünü, şu sahnelerin birbiri ardına süratli bir tempoda geçişi üzerinden kurgulayabilir:

BİRİNCİ SAHNE/URFA /1939: Urfa’nın en büyük Kürt aşiretlerinden Şeyhanlı aşiretinin önemli bir kolunun başı olan Hacı Ömer Cevheri, bayramın birinci günü ailesiyle birlikte yer sofrasında yemek yerken jandarmalar içeri girer. Jandarma, bütün aile fertlerini evden dışarı çıkartıp valiliğe götürür. Hacı Ömer Cevheri Ailesi hakkında sürgün kararı çıkmıştır. Yer sofrasından alıkonup sürgüne gönderilenlerden biri de henüz 9 yaşında olan ilkokul öğrencisi bir çocuktur.

İKİNCİ SAHNE/MUHTEMELEN ANKARA/1925: Akış içinde birden geriye gidiyoruz. Kameramız 14 yıl kadar öncesine, bir askeri törene çevrilir. Birinci Dünya Harbi sonunda Urfa’yı işgal eden Fransızlara karşı silahlı direnişin örgütlenip kentin 1920’de kurtarılmasındaki üstün hizmetlerden dolayı Şeyhan aşireti namına Hacı Ömer’e kırmızı şeritli İstiklal Savaşı Madalyası verildiği törendir bu. Resmi unvanıyla “Kuvayımilliye Kumandanı Şeyhan Aşireti Reisi Hacı Ömer”e takdim edilen bu madalyada Cumhur Reisi Gazi Mustafa Kemal’in imzası var.

ÜÇÜNCÜ SAHNE 1950/ANKARA: Şimdi ileriye gidiyoruz. Hacı Ömer Cevheri, sürgün yıllarının geride kalmasından sonra çok partili demokratik hayata geçilmesiyle birlikte Demokrat Parti’ye katılmış ve yapılan seçimi kazanarak Urfa milletvekili kimliğiyle TBMM’ye gelmiştir.

DÖRDÜNCÜ SAHNE / 1960’LAR/ANKARA: Hacı Ömer artık hayatta değildir. Yıllar sonra onun gibi milletvekili seçilip Ankara’ya giden ve bakanlık makamına kadar yükselen oğlu, başkentte katıldığı 30 Ağustos, 29 Ekim gibi milli günlerde resmi davetlerde babasının İstiklal Savaşı Madalyası’nı göğsünde taşımaktan büyük bir gurur duymaktadır. Madalyayı taşıyan bakan, 1939’da Urfa’da yer sofrasından jandarma tarafından ailesiyle zorla sürgüne götürülen küçük çocuktur. Adı Necmettin Cevheri’dir.

BEŞİNCİ SAHNE/1983/ÇANAKKALE YOLU: 2 Haziran’da Ankara’da Kavaklıdere Güniz Sokak’tan yola çıkan bir araba konvoyu Çanakkale Zincirbozan’a doğru tek sıra halinde yol almaktadır. En önde giden kırmızı Mercedes otomobilde darbe yönetiminin Zincirbozan’daki askeri tesiste zorunlu ikamette tutulmalarını kararlaştırdığı devrik başbakan ve feshedilen Adalet Partisi’nin Genel Başkanı Süleyman Demirel oturmaktadır. Direksiyonu kullanan kişi Mercedes’in sahibi Necmettin Cevheri’den başkası değildir. Demirel, tam dört ay sonra askeri rejim tarafından serbest bırakıldığında, Zincirbozan’dan Ankara’ya doğru yola çıkacak uzun kortejin önünde yine aynı kırmızı Mercedes karşımıza çıkar. Şoför mahallinde yine Cevheri oturmaktadır.

Devamı: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sedat-ergin/urfada-ilkokulda-surgune-gonderilmekten-basbakan-yardimciligina-uzanan-yolculuk-42327717

Bu haber toplam 168 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim