• İstanbul 24 °C
  • Ankara 25 °C

Selvigül Kandoğmuş Şahin: Anadolu’nun bağrında derin ve duyarlı bir edebiyat nefesi: İkindi Yazıları

Selvigül Kandoğmuş Şahin: Anadolu’nun bağrında derin ve duyarlı bir edebiyat nefesi: İkindi Yazıları
İkindi Yazıları Dergisi’nden bahsedeceksem eğer üniversite yıllarıma, ilk yazma sancılarıma, ilk arayışlarımla gittiğim dergilere değinerek kapısına dayandığım üstatları anmalıyım öncelikle.

Doksanlı yılların gençliği olarak düşünsel ve manevi dönüşümlerimizin, heyecanlarımızın, keşiflerimizin sonucunda yeniden inşa olurken adeta küllerimizden, yıkıntılarımızdan, umutsuzluklarımızdan ve çaresizliklerimizden silkinip tıpkı Zümrüdüanka kuşu gibi küllerimizden yeniden doğuyorduk.

Eylemlere, kitap fuarlarına, forumlara katılıyor, bir kitabın peşine düşüyor, bir dergiyi baştan sona okuyarak kafamızdaki ve kalbimizdeki tüm soruları cevaplamaya, Yegâne Kitap’a an an yaklaşma derdiyle, sözün, yazının ve dahi tüm has mihmandar yazarların peşine düşüyorduk.

Yazmaya başladığım o yıllarda ilk şiirlerimi Mustafa Kutlu’ya götürmüştüm, Basın Yayında okuyan arkadaşlarımın azmettirmesiyle. Belli bir süre üstada çalışmalarımı gösterdim, işte o sıralarda bana bir dergide yazmamı tavsiye etmişti. O dergi İkindi Yazıları Dergisi idi. İlk sayıları ben lisede hiçbir şeyden habersiz okurken çıkmış, üniversiteye geldiğimde ve ilk yazılarımın Ankara Radyosu’nda Tamer Levent’in hazırladığı Gecenin İçinden programında okunmasıyla yazmak beni heyecanlandırmaya başlamış ve dergilerin, Yedi İklim’in, Dergah’ın kapısını çalmıştım. Üstad Mustafa Kutlu’ya nasıl ulaşacağımı mı sormuştum, adresimi mi almıştı, bu tavsiye ettiği İkindi Yazıları Dergisi, nasıl olmuştu da adresime gelmişti tam hatırlayamıyorum ama bir şekilde dergi benim adresime gelmişti işte. Yine aynı yıllarda şiire devam edip etmeyeceğim noktasında görüşlerini almak için, şiirlerimi Melek PaşalıKardelen Dergisi’ndeki kıymetli üstatlara götürmüştü, Mürsel Sönmez’e, Süleyman Çelik’e, belki Nurettin Durman Hocam da okumuştur. Onlar şiiri bırakmamı söylemişler. Bu haberi şimdi yıkılan İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nin camlı girişinde karlı bir günde Melek bana söyleyince büyük bir düş kırıklığı yaşamıştım. Gençlik heyecanı ile etkilenmiştim doğrusu bu haberden… Sonraları ise Ali Haydar Haksal Hocam tamamen öyküye yönelmemi tavsiye edecekti bana ve ben bu tavsiyeye uyacaktım…

Devamı: https://www.dunyabizim.com/anadolunun-bagrinda-derin-ve-duyarli-bir-edebiyat-nefesi-ikindi-yazilari-makale,2356.html

Bu haber toplam 93 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Nurullah Genç’in omuzlarındaki dünya25 Eylül 2021 Cumartesi 14:05
  • Türkiye için 'fütürizm' vakti25 Eylül 2021 Cumartesi 10:38
  • Kasaba’nın Büyüsü24 Eylül 2021 Cuma 13:22
  • Türkçe Nedir?24 Eylül 2021 Cuma 13:17
  • Türk dünyasında iz bırakan düşünce adamı: Gaspıralı İsmail24 Eylül 2021 Cuma 13:16
  • Sin Edebiyat’ın 29. Sayısı Yayınlandı24 Eylül 2021 Cuma 13:15
  • İçsel bir yolculuğa aralanan kapı: Bahane Kapısı23 Eylül 2021 Perşembe 15:47
  • Karabatak Dergisinin 58. Sayısı Çıktı23 Eylül 2021 Perşembe 15:43
  • Hayatımızın Acıklı Noktaları22 Eylül 2021 Çarşamba 13:57
  • Sana Gider Senden Yol22 Eylül 2021 Çarşamba 13:44
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim