• İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C

Türk kültür ve edebiyat tarihinin önemli bir siması: Şemseddin Sami

Türk kültür ve edebiyat tarihinin önemli bir siması: Şemseddin Sami
Şemseddin Sami’nin Türk dili ve kültürü bakımından üzerinde durulması gereken en önemli yanı ansiklopedi ve sözlük yazarlığıdır.

 Kamus-i Türki isimli büyük Türkçe lügat kitabı, o günün konuşma ve yazı dilinde kullanılan Türkçe asıllı kelimelerle birlikte Arapça, Farsça ve Batı kaynaklı kelimeleri de bir araya getiren zengin muhtevalı bir sözlüktür. Metin Uygun yazdı.

Şemseddin Sami Bey, kültür tarihimiz açısından bazı ilklere imza atmıştır. Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanıyla Türk edebiyatının ilk romanını telif etmiş, tiyatro dalında verdiği eserler onun ilk tiyatrocular arasında sayılmasını sağlamış, büyük emeklerle hazırladığı Kamus-ü’l-a’lam ilk ansiklopedimiz olmuş ve ilk defa modern metodlarla vücuda getirdiği Kamus-ı Türki lugati değerini bugüne kadar muhafaza emiştir. Gazetecilik yapmış, gazete ve dergi çıkartmış, yazarlık ve başyazarlık yapmış, çeşitli devlet memurluklarında bulunmuştur. Onun aslen Arnavut olduğu halde Türk milliyetini benimsediğini, Türk’ün büyük bir millet olduğuna inandığını, Türk dilinin mazisini aydınlatan, istikbalini zenginleştirmeye çalışan faydalı eserler kaleme almış olduğunu belirten Nihad Sami Banarlı, Şemseddin Sami Bey’i “orta derecede bir edip, salahiyetli bir mütercim, bilhassa çalışkan ve büyük bir dil âlimi” olarak niteler. (Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, c.2, s. 1074)

Şemseddin Sami, 1 Haziran 1850 yılında Yanya vilayetinin Ergiri sancağına bağlı Fraşiri köyünde doğmuş, Arnavutça literatürde Sami Frasheri olarak tanınmıştır. Hem anne ve hem de baba tarafından köklü ve soylu bir aileye mensuptur. İlköğrenimine Fraşeri’de başlamış, Kalkandelenli Mahmut Efendi’den Arapça ve Farsça dersleri almıştır. Modern bir eğitim ve öğretim programının uygulandığı Zosimea Rum Lisesi’ne kaydolmuş, sekiz yıllık okulu yedi yılda tamamlamış ve bu okulda Latince, Rumca, İtalyanca ve Fransızca öğrenmiş. Müderris Yakub Efendi gibi bazı hocaların yanında Arapça ve Farsça’sını geliştirmiş ve Yanya Mektubi Kalemi’nde bir süre çalışmıştır. (Abdullah Uçman, DİA, c. 38, s. 519,520)

 
Bu haber toplam 89 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim