• İstanbul 23 °C
  • Ankara 23 °C

Ülker Gündoğdu: 15 MADDEDE D. MEHMET DOĞAN

Ülker Gündoğdu: 15 MADDEDE D. MEHMET DOĞAN

1. Ankara Kalecik’te 1947’de doğdu. Onu yetiştiren; babası terzi Sait Doğan ve annesi Safiye Doğan’dır. İsminin başındaki “D” harfi, Nurettin Topçu tarafından diğer Mehmet Doğan’dan ayırmak için ona armağan edilmiştir.

2. Ankara’nın Kalecik ilçesinde başladığı ilköğrenimini, ailenin Ankara’ya taşınmasının ardından Ankara’daki Ulus İlkokulu ve Cebeci Ortaokulu’nda tamamlamıştır. Daha sonra Ankara Gazi Lisesi’nden mezun olmuş, 1972 yılında da Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu Radyo Televizyon Uzmanlık Bölümü’nden mezun olmuştur. İş hayatı mezun olur olmaz, Türk Tarih Kurumu’nda dökümantalist unvanıyla başlamıştır. Sonrasında basım ve yayın işleriyle uğraşarak Dergâh Yayınlarında yayın yönetmenliği yapmış, bu süreçte TRT’de Genel Müdür danışmanı olarak da çalışmıştır.

3. Mesleki yelpazesini; Kültür Bakanlığı Sinema Dairesi’nde film yapımcısı ve senaryo yazarlığı yaparak renklendirdi. Eğitimle girift bir yaşamın mimarı olarak Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesinde yazarlık dersleri verdi. TBMM tarafından Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğine seçildi. Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı, Mehmet Akif Fikir ve Sanat Vakfı, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı’nın kurucularından olan Doğan, Türkiye Yazarlar Birliği’nin Genel Başkanlığı’nı uzun yıllar yürüttü.

4. 1978 yılında Türkiye Yazarlar Birliği’ni bir grup yazarla birlikte kurarak, Türkiye’nin en büyük yazar, şair ve düşünürlerinin üye olduğu sivil toplum kuruluşunun temellerini atmıştır.

5. İlk eseri, Hareket Dergisi’nde yayınlanan bir şiirdir.

6. İlk kitabı “Batılılaşma İhaneti”, 1975 yılında yayımlanmıştır.

7. D. Mehmet Doğan’ın eserlerinde değerler, düşünce, irfan, ilim ve hikmet, tefekkür ve erdem yapılandırılarak, geçmişle gelecek mukayese edilerek bir muhayyile sunulmaktadır. Vizyonuyla Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi’nin Dergâh Yayınları yayın sürecini plânladı ve ilk ciltlerin yayınını yönetti. Bunca çalışmanın ardında güçlü bir eş olmalı diye düşününce görüyoruz ki; özel yaşamını Hatice Halıcı’yla birleştiren Doğan’ın Ahmet Emre, Sait Melih ve Safîye Bilge adında üç evladı vardır.

8. 1981’de Doğan Büyük Türkçe Sözlük ilk baskısını yaptı. Alfabe değişikliği ve Türkçenin baskılanmasına yönelttiği eleştiriler ile çıkarttığı “Doğan Büyük Türkçe Sözlük”, batılılaşmaya yönelik kurgulanan dil projesini boşa çıkarma mücadelesi idi.

9. Nerede hangi işi yapıyor olursanız olun; dil fark yaratır. D. Mehmet Doğan’ın, 12 Mart’ın İstiklâl Marşı Günü olarak kutlanması yönünde gösterdiği çabalar sonuç verir. TBMM 4 Mayıs 2007’de, İstiklâl Marşı’nın kabul edildiği günün İstiklâl Marşı Günü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü olarak kutlanmasıyla ilgili kanunu kabul eder. D. Mehmet Doğan’ın dilbilim alanında sağladığı katkılar ödüllendirilir. Aldığı altı ödül çeşitli alanlardaki girişim ve başarılara ilişkindir.

10. Doğan’ın yazmaya şiirle başlamasının yansımasını denemelerinde de görmek mümkündür. Yazarlığının pek gündeme gelmeyen yönlerinden biri de mizah yazılarıdır. Evet, ben de öğrendiğimde şaşırmadım değil, örtüştürmek mümkün gözükmese de senaryo yazarlığı gibi apayrı renkleri dilin zengin ve renkli kuşağına gizlemektedir. D. Mehmet Doğan’ın esas amacı bilgi vermenin her yönünü kullanmaktır. Dili öğrenmeye teşvik etmesinin dışında dilin tabiatı ile çeşitliliği konusunda farkındalık oluşturmaya da çalışmaktadır.

11. Dilbilimi ile iştigal edenler, kelimelerin tarih içinde bir rotası olduğunu ifade ederler. D. Mehmet Doğan da “Kelimelerin Seyir Defteri” ile bu rotayı gözler önüne sermiştir.

12. Yıllar önce kaleme aldığı yazılarından hareketle oluşturduğu kitaplarıyla Türkiye’nin kültür tarihinde ayrıcalıklı bir konumu bulunan D. Mehmet Doğan, Türkiye’nin batılılaşma serüveninin değişik boyutlarını Hareket Dergisi’ndeki yazılarında esaslı bir sorgulamaya tâbi tutmaktadır.

13. Uzun yıllar dil üzerine yoğunlaşan, ömrünü adadığı çalışmalarla bozulan dilimizi düzeltemeye çalışan D. Mehmet Doğan’a göre dilimiz Türkçe, yüzyıllar boyunca halkın, şairlerin ve yazarların emeğiyle oluşmuş ve Osmanlı döneminde devlet dili olarak geliştirilmiştir. D. Mehmet Doğan, dilin olağan gelişmesine dışarıdan yapılan ilk ciddi müdahalenin Millî Edebiyat akımı olduğunu be- 22 lirtmektedir. Çağdaşlaşma veya uluslaşma iddiasıyla yapılan işlerin aslında batılılaşma olduğunu, üstelik bunun yabancılaşmaya ve barbarlaşmaya dönüştüğünü aktarmaktadır. D. Mehmet Doğan’ın en önemli çalışmaları; “Büyük Türkçe Sözlük”, “Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu”, “Türkiye Cumhuriyeti Tarihine Giriş” bu mücadelenin eserleri olarak tanımlanmaktadır.

14. Bir Lügat Bulamadım, Yüzyılın Soykırımı, Devlet Sözlük Yazar mı? Kelimelerin Seyir Defteri, Ortadoğu’nun Türkçesi ve Neden Klâsiklerimiz Yok adlı eserlerinde çokça sergilenen, değerlendirilen ve yargılanan örnekler, dil devrimi sürecinde Türkçenin uğradığı ironik, çelişkili, ürkütücü, tutarsız müdahaleleri yansıtma gayesidir. Dili ve toplumu geçmişinden, Osmanlı geleneğinden, İslâm irfanından uzaklaştıran, laik, seküler, ulusal dil ve sözlüğe karşı durmak D. Mehmet Doğan’ın başlıca dil anlayışı, tutumu ve mücadelesiydi. Bey, efendi, beyefendi, hanımefendi” kalıpları yerine “bay, bayan”, “paşa” yerine “general” unvanlarını kullanarak yapılmak istenen sözde ulusalcı, özde batılı/batıcı dönüşüme karşı koymak istemektedir.

15. Mehmed Âkif Ersoy Araştırmaları Merkezi’nin kurulmasına öncülük etmiştir. Bu araştırma merkezinin amacı: milletimize fikirleri, eserleri ve örnek kişiliği ile mal olmuş bulunan İstiklal Marşı şairimiz Mehmed Akif Ersoy’un hatırasını yaşatmak, eserleri ve örnek şahsiyetiyle onun, yurt içinde ve dışında, bilhassa genç nesillere tanıtılmasına katkı sunmaktır.

Bu haber toplam 774 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Orhan Alimoğlu: Robert Koleji Uğrunda Bir Ömür20 Haziran 2024 Perşembe 13:55
  • Kurban20 Haziran 2024 Perşembe 13:52
  • M.Burak Çelik: Kurban ile Bayram20 Haziran 2024 Perşembe 13:50
  • Müslüm Yıldırım: Kant ve Besmele11 Haziran 2024 Salı 13:30
  • Yusuf Esad Özgüner: Boğaz Yılı11 Haziran 2024 Salı 10:32
  • Elif Mert: Peki hakikat, hikmet ne ola ki?10 Haziran 2024 Pazartesi 11:03
  • Sulhi Ceylan: Okumak Bir Eylemdir10 Haziran 2024 Pazartesi 10:56
  • İbrahim Halil Er: Nefs Üzerine Düşünceler08 Haziran 2024 Cumartesi 10:57
  • Faik Öcal: Metin Önal Mengüşoğlu’ndan Düşünmek Farzdır Üzerine 25 Düşünce07 Haziran 2024 Cuma 10:58
  • Bir Çizgi: Ölüm Diamond Plus, Yunus Emre Selik06 Haziran 2024 Perşembe 13:23
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim