• İstanbul 21 °C
  • Ankara 16 °C

Yalova’da “yürüyen köşk” ve yürütülen muhalefet!

D. Mehmet DOĞAN
Yalova mevzuu açılınca cumhuriyet ve demokrasi bahsine girmek şart olur!

Türkiye Cumhuriyeti ilanından itibaren tek parti yönetimi olarak kurgulanmıştır. Cumhuriyeti Millî Mücadele’nin lider kadrosundan isimler kurmuştur, onların partisi Halk Fırkası’dır, onların diktacı siyasetini onaylamayan Millî Mücadele’nin öncü kadrosundan isimler de Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını kurmuştur. Reisi de Kâzım Karabekir’dir. Tabiî parti kısa zamanda kapatılmış ve kurucuları takibat altına alınarak hayatlarının her safhası kontrol edilmiştir. Çok partili hayata böylece kapı tamamen kapatılmıştır.

1929 iktisadî buhranı dünyayı kasıp kavururken ve halkta hoşnutsuzluk yükselirken Mustafa Kemal Paşa 1930 ağustosunda yazlık başkentteyken boşa koymuş dolmamış, doluya koymuş almamıştır. Türkiye’nin dışarıdaki imajı felakettir. O yıla kadar hiçbir Batı ülkesinden Türkiye’ye değil başbakan veya devlet başkanı, dışişleri bakanı dahi gelmemiştir. Dışarıdan söylenen de Türkiye’nin bir “diktatörlük” olduğu yönündendir. (Bu kelime bizzat Kemal Paşa tarafından telaffuz edildiği için yazıyoruz, 5816’cılara ilanen!)

Ve Paşa, çok güvendiği çocukluk arkadaşı, çok uzun süre beraberlikleri olan Fransa sefiri Fethi Bey’i Yalova’ya davet eder. Fethi Bey bunun basit bir bağlılık teyidi ziyareti olacağını sanmaktadır. Fakat mülakatın seyrinden işin böyle olmayacağı anlaşılır. Gazi Paşa kendi partisine muhalif bir parti kurdurmak istemektedir. Bunu ancak şahsî olarak güvendiği biri eliyle yapabilir. Kurucu iradeyi bilen Fethi Bey işkillenmekte haklıdır; nasıl olur da Türkiye’de Gazi’nin partisinin rakibi olan bir parti kurulabilir ve hem de bu işi kendisi üstlenir?

Ayak sürür olmaz, mazeretler öne sürer olmaz. İlle de muhalefet partisi kurulacaktır. Hatta Paşa hazretleri muhterem bacısı Makbule hanımı dahi onun partisine kurucu olarak verecektir!

1-112.jpg

Vakit gazetesinin 9 ağustos 1930 günkü nüshası işte bu olağanüstü habere ayrılmıştır. Baş yazar ve aynı zamanda Türk Basın Birliği Başkanı olan (tabiî Giresun milletvekili olduğunu da unutmayalım) Hakkı Tarık (Us) haberi gazetesinde vermekle yetinmez, hissiyatını da yazmak mecburiyetini hisseder. Çünkü haber o zamanın Türkiyesinde “inanılmaz”dır: “Bu mühim siyasi hadise hakkında söylediklerimin mevsukiyetini (belgeli olduğunu) her veçhile her sûretle temin edebilirim. Benim yazdıklarımdan fazlası bana bu malûmatı verenlerin kat’i ve aleni ifadelerinden sonra genişleyecektir.”

“Evvelki gece gazetecilik hayatımda hatırlayabildiğim heyecanlı zamanların en heyecanlısı idi. Onun içindir ki Yalova balosunda gazetecilik noktai nazarından unutulmaz hatıralar yaşadıktan sonra sabahleyin gözüme bir damla uyku girmeksizin İstanbul’a geldim. Öğleye kadar gazetecilik heyecanı içinde bir nebze olsun yatmağa vakit bulamadım.”

Türk basınında 1930’un yaz ve güz ayları hayli hareketli geçer. Bazı gazeteci meb’uslar da talimatla Serbest Cumhuriyet Fırkasına geçerler.

Demokrasi tiyatrosu için sahne hazırdır!

          Karagöz’ün siyaset oyunu: “Of hay hak! Yâr bana bir eğlence…medet!”

Demokrasimizin “Yalova faslı”nı büyük romancımız Kemal Tahir’in “Yol Ayrımı” romanından okumalıdır. Roman deyip geçmeyelim, kitabın bütün satırlarında hakikat yüzünü gösterir. İsterseniz bu romandan sonra malûm inkılâp tarihi kitaplarını da okuyabilirsiniz, hangisi gerçek ondan sonra karar vermek için. Kemal Tahir bu romanında müstehziyane bir üslup mu tutturmuştur, yoksa olayın kendisi mi böyle bir sonuca yol açmıştır? Doğrusu bunun cevabını bulamadım.

Yalova’da Seyrisefain (Denizyolları) balosu tertiplenmiştir. Cumhuriyet ekabiri oradadır. Vekiller (bakanlar), meb’uslar, yüksek kademe idareciler, köşkün müdavimi gazeteci seçkinler…Bu baloya yol açtığı sonuç itibarıyla “siyasî muhalefet balosu” denilebilir. O sıralar “balo” adeta cumhuriyetin bir kutsal ritüeli mevkiindedir. Balolar nelere gebe değildir ki?

“Yalova Partisi” 12 Ağustos 1930’da kurulur, tahmin edilenden fazla ilgi görür; öyle bir zamandır ki muvazaa partisini dahi halk ciddiye alır, Fethi Bey miting için gittiği yerlerde kurtarıcı olarak karşılanır…Bu ilgi “büyük kurtarıcı”nın bizi neden kurtardığını tartışılır hale getirir. Mahalli seçimlerde, valilerin, kaymakamların, jandarmanın müdahalelerine rağmen bazı belediye başkanlıklarını Serbest Fırka kazanır. Hele de Samsun belediye başkanlığını kazanması ciddi rahatsızlık uyandırır. Ara seçimlerde Gümüşhane milletvekili seçilen Fethi Bey, muhalif partiye olan rağbetin gelişme seyrinden hoşnut olmayan Cumhurbaşkanın işareti üzerine 17 kasım 1930’da partiyi fesheder! Serbest Fırka fırtınası üç ay estikten sonra, bir işaretle kesilir!

Karagöz’ün (pardon: Demokrasi oyunumuzun) Yalova sefası böylece son bulur!

Bir başka romandan, Tarık Buğra’nın Yağmuru Beklerken romanından bu muvazaalı muhalefet hikâyesini okumak da faydalı olacaktır.

İşin özü şudur: Seçim, demokrasi cumhuriyeti bozmuştur. Cumhuriyet fabrika ayarlarına döner.

Siyaseti yürütemedikse de köşkü yürüttük!

Yalova için o günlerden bir haber daha: Gazi’nin Millet Çiftliği’ndeki ahşap köşkünün nakli işi de o günlerde yapılmıştır. 9-10 ağustos tarihli gazetelerde resimli haberleri vardır. Ama her nedense, hiçbirinde çevrecilik veya ağaç uğruna bir nakil yapıldığına dair bilgi yoktur. Vakit gazetesinde köşkün 8.5 metre sahile doğru çekildiği yazılmıştır. Resimde Gazi (dudağında sigara), yaveri ve karşısında hazır olda İstanbul valisi Muhiddin Bey görülmektedir.

O günün gazete haberlerini okuduktan sonra şunu söylemekten kendimi alamadım: Ahşap köşkün ağacın kesilmesini önlemek için nakledildiği de sonradan uydurulmuş bir hikâye olmasın?

Gazi’nin Yalova’ya ilk gelişi, 19 Ağustos 1929’dadır. Köşkün bu tarihten sonra yapıldığı anlaşılıyor. Nitekim köşkün inşaatı, 12 eylülde tamamlanmış. Araya kış giriyor; Gazi, yaz sıcaklarında yine Yalova’ya geliyor ve muhtemelen köşkün yerini beğenmiyor. Binanın yıkılmadan yerinin değiştirilmesi emrini veriyor. Bu yer değişikliğinin sahile doğru olduğu da o zamanın gazetelerinde yer alıyor. Peki bu ağaç sevgisi, tabiat muhabbeti üzerine kurulu nakil işi ne zaman ortaya çıkıyor? Kemalist efsanelerin ortaya çıkış süreci üzerinde ciddi bir araştırmaya ihtiyaç var. Bir işin gerçeği ile, Atatürk’ü kültleştirme uydurmalarının ayrılması gün geçtikçe daha mühim hale geliyor.

Haberi, 8 ağustos tarihli Vakit’ten okuyalım:

“Gazi Hz.

Dün Yalova plajlarını ve millet çiftliğini teşrif ettiler.

Cumartesi günü 8 metre sağ tarafa kaydırılacak köşkün ameliyatlarına nezaret etmişlerdir. Köşkün kaydırılmasına İstanbul şehremini Muhiddin Bey ve Emanet Fen Müdürü Ziya ve Yalova kaymakamı nezaret etmektedir.”

Son söz: Yalova’da köşk yürütülmüş, fakat siyaset yürütülememiştir!

Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim