Yunus Emre ilahileri bize ne söyler?

Yunus Emre ilahileri bize ne söyler?
“Yunus ilahisi” yahut “Yunus’un nutk-ı şerifi” kimi zaman da “nefes” sözü âdeta bir şiir ve musiki terimine dönüşmüş, kısacası bu tür, Yunus Emre ile özdeşleşmiştir. Mustafa Özçelik yazdı.

Mutasavvıf şairler tarafından yazılan/söylenen dinî ve tasavvufi konulu/temalı şiirler, Anadolu şiir ve musiki muhitlerinde ve halk arasında hep “ilahi” olarak adlandırılır. Tarikat muhitlerinde ise bunlara “nutk-ı şerif”, “nefes” denilmektedir. Hangi terimle/isimle adlandırırsak adlandıralım bu eserlerin cami ve tekke musikisinde büyük bir öneme sahip olduğunu bilmekteyiz. Hatta onlara yönelik bu ilgi belli bir muhitle de sınırlı kalmamış, bunlar güfteleriyle edebiyat muhitlerinde de büyük ilgi görmüştür. Hele bu muhitleri de aşarak geniş halk kitlelerine mal olması onları son derece çok sevilen eserler hâline getirmiştir. Ama bu sevginin temelinde bunların sadece dinî-estetik formda eserler olması yoktur. Bu durum, onların önemini anlamak açısından yeterli olmaz. Onlarda esas olan verilmek istenen mesajlar, muhtevalarında taşıdıkları değer yargılarıdır. Başka bir ifadeyle söyleyecek olursak dinleyenlere yahut bunları şiir olarak okuyanlara ne söylediğidir.

“İlahi”, “nutk-şerif” veya “nefes” denildiğinde akla ilk gelecek isim kimdir sorusunun cevabı ise çok aşikârdır. Bu isim, elbette ki Yunus Emre’dir. Asırlardır hem dünya hem gönül semamızda onun “Şol Cennetin Irmakları”, “Dertli Dolap”, “Sordum Sarı Çiçeği”, “Göçtü Kervan Kaldık Dağlar Başında” gibi ilahileri yankılanmaktadır. Burada bunlar, Bizim Yunus’un mu yoksa onun en meşhur takipçisi Bursalı Âşık Yunus’un mu sorusunun bir anlamı olmayacaktır. Zira bütün Yunuslar aynı hakikatin terennümcüsüdürler. Hepsi Yunus dilinden söyleyen şairlerdir. Yunus Emre’nin açtığı bu yolda ise Niyâzî-i Mısrî, Eşrefoğlu Rûmî, İbrahim Gülşenî, Aziz Mahmud Hüdâyî, Hacı Bayrâm-ı Velî, Ümmî Sinan, Sun’ullah Gaybî gibi güfteleri ilahi formunda bestelenen başka isimler olmakla birlikte işin evvelinde hep Yunus Emre olduğu için “Yunus ilahisi” yahut “Yunus’un nutk-ı şerifi” kimi zaman da “nefes” sözü âdeta bir şiir ve musiki terimine dönüşmüş, kısacası bu tür, Yunus Emre ile özdeşleşmiştir.

Devamı: https://www.dunyabizim.com/alinti/yunus-emre-ilahileri-bize-ne-soyler-h44532.html

Bu haber toplam 73 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kar, Şehir ve Bir Yağmur Öyküsü01 Aralık 2021 Çarşamba 10:26
  • HECE'300 ARALIK 2021 SAYISI ÇIKTI01 Aralık 2021 Çarşamba 10:20
  • Sürgüne Veda30 Kasım 2021 Salı 16:21
  • Selim İleri, Kimsesiz Bir Atlıkarıncadayım30 Kasım 2021 Salı 14:17
  • Medeniyetler çatışması yahut etkileşimi: Barbar, Modern, Medeni30 Kasım 2021 Salı 14:09
  • Mağribliler Diyarı: Moritanya30 Kasım 2021 Salı 14:08
  • Cumhuriyet Tarihi’ne yön veren kilit meseleler29 Kasım 2021 Pazartesi 13:25
  • Rainer Maria Rilke, Budur Benim Çabam29 Kasım 2021 Pazartesi 13:19
  • Hayalleri Zorlayan Bir Vefa Örneği: Sezai Karakoç-Necip Fazıl İlişkisi29 Kasım 2021 Pazartesi 13:15
  • Abdürreşid İbrahim ve Âlem-i İslam27 Kasım 2021 Cumartesi 13:39
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim