• İstanbul 23 °C
  • Ankara 24 °C

Yusuf Alparslan Özdemir: Yaşasın Türk Edebiyatı

Yusuf Alparslan Özdemir: Yaşasın Türk Edebiyatı
Malûm olduğu üzere durup dururken ve hiç mi hiç gereği yokken belli mecralarda Türkçe Edebiyat/Yerli Edebiyat tartışmaları yaşandı, yaşanıyor.

Tartışmanın kökenini hatırlayalım: Tartışmanın fitilini ateşleyen Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi’nde bölüm başlıklarına ‘Fransız Edebiyatı’, Alman Edebiyatı’, ‘İngiliz Edebiyatı’ gibi etiketler asılırken ‘Türk Edebiyatı’ bölümüne ‘Türkiyeli’ etiketinin yer alması oldu. Görüntü sosyal medyada tartışılmaya başlanınca Gaziantep Üniversitesi Yeni Türk Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi ve şair Kaan Eminoğlu benzer bir ayrımı yayınevlerinin de yaptığına dikkat çekerek yazdığı bir tweet’le boykot çağrısı yaptı: “Burada çifte standart olduğunu düşünüyorum. Hiçbir milletin ismi, ırkçılığın göstergesi olamaz. “Türk” demek ırkçılığın göstergesi değildir. Fransız, Alman, Rus edebiyatı demek de ırkçılık göstergesi değildir. Bu tepkiyi milliyetçi duygularla vermiyorum. Bu tavrın bilimsel olmadığını düşünüyorum. Bir yazar kendisini ‘Türkçe edebiyat’ kategorisi altında lanse edebilir. Ama yayınevlerinin Kemal Tahir’i Oğuz Atay’ı ‘Türkçe edebiyat’ olarak lanse etmelerine karşıyım. Yazar örneğin Kürtçe eser veriyorsa ‘Kürt edebiyatı’ denebilir. Başka etnik kökenlere karşı değilim, çifte standart yapılmasına karşıyım.”

Doğan, Metis, Notos, İletişim, Ayrıntı, Everest gibi yayınevleri yersiz ve densiz inatlarına, ‘Türkçe /Yerli Edebiyat demeye devam ettiler; Rus, Fransız, İngiliz Edebiyatı dediler ama iş Türk Edebiyatına gelince elelri de dilleri de varmadı “Türk” demeye.

Konuyu etkili biçimde gündeme taşıyan ve gündemde tutanların en başında hep “Kararlıyım, yedekten gelip atacağım golümü” mısraının ve pek çok güzel şiirin şairi Kaan Eminoğlu oldu. Hem protesto etti, hem de neden ‘Türk Edebiyatı’ denmesi gerektiğini herkesin anlayacağı şekilde sabırla ve güzelce anlatıp durdu. Diline sağlık…

Bu konuda son gelişme yayınlanan bir bildiri oldu. Yine Kaan Eminoğlu öncülüğünde bir araya gelen şair, yazar, akademisyen ve kültür sevdalıları bir bildiri yayınlayarak yayınevi ve kitabevlerinin “Türk Edebiyatı” ifadesini değiştirip ‘Türkçe/Yeli Edebiyat’ lehine bir kültürel bir dayatmada bulunduklarını iddia ettiler. İçlerinde Adem Turan, Özcan Ünlü, Raşit Ulaş, Zeynep Erkekli, Samed Karagöz gibi isimlerin olduğu edebiyatçılar, bu dayatmayı kabul etmediklerini beyan eden bir bildiri yayınladı. Yayınevlerinin Türkçe edebiyat, Türkiye edebiyatı, yerli edebiyat gibi bilim dışı ve gerçekliği karşılamayan ifadeler kullanmaya başlamalarının endişe verici olduğu dile getirilen bildiride şu ifadeler yer alıyor: “Aynı yayınevleri ve kitapçıların diğer milletlerin edebiyatlarını sınıflandırırken ulusa dayalı bir adlandırma yaparken, söz konusu Türk edebiyatı olduğunda dile ve ülkeye bağlı bir sınıflandırmaya gitmelerini terminolojik bir çifte standart olarak değerlendiriyoruz. Türk edebiyatı ifadesini ırkçı bir tutumun terminolojik yansıması olarak değerlendiren bu tutumu kabul etmiyoruz. Hiçbir ulusun isminin ırkçılığın göstergesi olamayacağı gibi diğer bütün ulusların edebiyatını o ulusun adıyla anıp Türk edebiyatı söz konusu olduğunda bu tutarlılığı göstermemenin belli bir art niyetin ürünü olduğunu görüyoruz. Bu çifte standardı ve yanlış terminoloji dayatmasını kabul etmiyoruz.”

Bu konuda pek çok aydın, düşüncelerini ve taraflarını izah ettiler. Meselâ İlber Ortaylı Hocayı hatırlayalım; “Türkçe kaleme alınan veya terennüm edilen edebiyata Türk edebiyatı denir. Avusturya’nın yazdıkları Alman edebiyatına, Belçikalı ve İsviçrelilerin yazdıkları da Fransız edebiyatına girer. Yine Avrupa dillerinde Française, English veya Deutsch kelimesi hem lisanı ifade ediyor hem de o dildeki eserlerin ve kimliğin sıfatı oluyor. Galiba bu çakallığı yapanlar Türkçe ve Türk edebiyatı ayrımlarına yaparken grameri bu şekilde kullanmak istiyorlar. Böyle bir ayrım söz konusu değildir.”

Aslında fazla söze gerek yok. Yaşayan en büyük şairin şu tanımı duygularımıza nasıl da güzel tercüman oluyor: “Kâfirle savaşmayı göze almış Müslümana ‘Türk’ denir.”

Yüksek sesle haykıralım o halde: YAŞASIN TÜRK EDEBİYATI

 

Bu haber toplam 180 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim