• İstanbul 19 °C
  • Ankara 18 °C

100. Yılında İstiklâl Marşı ve Mehmed Âkif

100. Yılında İstiklâl Marşı ve Mehmed Âkif
Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden İstiklâl Marşı’nın 100. Yılına armağan:

Sadık Okur

*

Türkiye Yazarlar Birliği, geçen sene İstiklâl Marşı’nın 100. Yılı ile ilgili çalışmalara başladığında konunun resmî çerçevede ele alınmasını, devlet tarafından 2021 yılının İstiklâl Marşı yılı olarak ilan edilmesine öncelik verdi. Bu konu esas olarak TBMM’nin sahasındadır. Marşı yazdıran, kabul eden Büyük Millet Meclisi’dir. Mehmed Âkif o Meclis’in bir mensubudur, milletvekilidir.

TBMM’nin 2021 yılını “İstiklâl Marşı yılı” ilan etmesi bu sebeple kendi mirasına sahip çıkmasıdır. Cumhurbaşkanlığı’nın İstiklâl Marşı yılının uygulanması ile ilgili genelgesi de Devlet’in konuyu en üst seviyede benimsediğini gösterir.

İstiklâl Marşı devlet meselesi olduğu gibi, millet meselesidir. Çünkü o “millî mutabakat metni”mizdir.

Elbette 100. Yıl dolayısıyla milletin İstiklâl Marşı’nı benimsemesi çeşitli şekillerde tezahür edecekti. TYB’nin vazifesi mayayı çalmaktı.

İşte ülkemizin birçok yerinden 100. Yıl faaliyetleri ile ilgili haberler geliyor.

Bu yıl dolayısıyla yayın yapan kurumlar da var. Samsun Büyükşehir Belediyesi bunlardan biri.

“100. Yılında İstiklâl Marşı ve Mehmed Âkif” kitabı güzel bir 100. yıl armağanı.

Hacmıyla, muhtevasıyla, zengin resim malzemesiyle, baskısıyla güzel bir kitap. 

1.Bölümde Âkif’in hayatı, 2. Bölümde 1. Dünya Savaşı’ndan Mütareke’ye Mehmed Âkif, 3. Bölümde Mütareke’den Millî Mücadele’ye İslâm Şairi Mehmed Âkif, 4. Bölümde Mehmed Âkif’de istiklâl, hürriyet ve millî hakimiyet düşüncesi, 5. Bölümde Milli marşı duyulan ihtiyaç ve yarışma süreci, 6. Bölümde İstiklâl Marşı’nın TBMM’de görüşülmesi ve kabulü, 7. Bölümde İstiklâl Marşı’nın bestelenme süreci, 8. Bölümde İstiklâl Marşı’nın tahlili ve karşılaştırılması ele alınıyor. Sonda genel bir kaynakça da veriliyor.

Konunun bu şekilde, yani çeşitli yönleriyle ele alınması, kitabı daha da önemli kılıyor. Her bölümün bir veya iki yazarı var. Bazı imzalar birkaç bölümde görülüyor. Öyle anlaşılıyor ki, Belediye kendi bünyesindeki elemanlarla böyle bir iş kotarmış. Tarih uzmanları, müze görevlileri böyle bir kitaba vücut vermişler. İsimlerini de kayda geçirelim: Ercan Yalçın, Bilgehan Şahin, Sevim Odabaş, Ayhan Çırak, İlknur Karahan Nilgün Sarıçoban.

Belediye açısından “Kendi yağı ile kavrulma”ya güzel bir örnek. Keşke kurum dışından konuyla ilgili bir editör bulunsa bir de ona okutulsa idi.

Önce tebriklerimizi ifade edelim, sonra da bazı ufak değinmelerde bulunalım.

Mehmed Âkif bizim en çok yazılan edebiyatçımız. Hakkında yazılmış çok sayıda kitap var. Öncelikle bir kitabiyat taraması yapılmalı ve ulaşılması mümkün kitaplara başvurularak bu çalışma zenginleştirilmeli idi. Maalesef birçok önemli eser hiç görülmemiş, görülenlerin de sınırlı bir kısmından gerçek anlamda faydalanılmış. TYB Âkif’le ilgili 9 bilgi şöleni yaptı. Her birini müstakil kitap olarak yayınladı. 3.000 sayfaya yakın büyük bir külliyat. Bibliyografya’da bir tanesi bile görünmüyor. Halbuki elektronik versiyonlarına Mehmed Âkif Ersoy Araştırmaları Merkezi’nin sitesinden ulaşılabiliyor. Âkif’le ilgili yetersizliği bilinen bazı kaynakların kullanılması da bir zaaf olarak görülmeli.

Böyle bir eserde Mehmed Âkif’in dili gözden kaçırılmamalıydı. İlk bölümün başlığını Mehmed Âkif okusa ne derdi? “Mehmed Âkif’in yaşam öyküsü”!

Kelime açıklamaları sayfa altlarında verilmiş. Güzel bir şey elbette. Kuşbakışı gözden geçirmemizde bazı hatalı açıklamalar dikkatimizi cekti: Nekbet felaket olarak karşılanmış, talihsizlik, uğursuzluk, uğursuzluk olmalı. Behaim hayvanlar şeklinde karşılanmış, “dört ayaklı hayvanlar”dır. Âyat-ı celile, büyük âyetler değil, yüce âyetler olmalı. Mücahede savaşmak değil, cihad etmedir. Şehrayin şenlik düzenlemek değil, şenliktir. Sefahet akılsızlık değil, zevk düşkünlüğüdür. vs.

D. Mehmet Doğan’ın Camideki Şair’inden yapılan bir iktibasda “ulus” kelimesi kullanılıyor. Ne Âkif kullanır bu kelimeyi, ne de Doğan!

6. Bölümün başlığında Mehmed Âkif’den “şair-i âzam” olarak söz ediliyor. Bizim edebiyatımızda “şair-i âzam” denildiğinde Abdülhak Hamid Tarhan akla gelir. Mehmed Âkif dahi ona “şair-i âzam” derd!

Kitabın ekler bölümüne, Mehmed Âkif’in cenazesinde mühim bir rolü olan o zaman askerî tıbbiye talebesi Fethi Tevetoğlu’nun cenaze safahatını anlatan yazısına yer verilmesi de ayrı bir güzellik. (Bu arada merhum Tevetoğlu’nun bir süre Samsun senatörlüğü yaptığını da hatırlatalım.)

Netice olarak, Samsun Büyükşehir Belediyesi’ni böyle bir çabasından ötürü tebrik ediyoruz. Her şeye rağmen güzel bir eser ortaya konulmuş.

Diğer büyükşehir belediyelerimizden pek haber alamıyoruz. Konya, Malatya bir şeyler yapıyor. İstanbul hiç yok ortada. Ankara Büyükşehir böyle bir şey yapmadı ama şehrin bir caddesine “İstiklâl Marşı Caddesi” adını verdi.

Daha vakit var; bakalım, kim ne yapacak, “İstiklâl Marşı yılı”nı nasıl değerlendirecek…

 

Bu haber toplam 310 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim