• İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 20 °C
  • Konya 16 °C
  • Sakarya 19 °C
  • Şanlıurfa 26 °C
  • Trabzon 23 °C
  • Gaziantep 22 °C
  • Bolu 17 °C
  • Bursa 20 °C

AKSEKİ’Yİ DUALARLA ANIYORUZ

AKSEKİ’Yİ DUALARLA ANIYORUZ
Akseki, Risale-i Nur’u neşredeceğini söylemişti Eski Diyanet İşleri Başkanlarından merhum Ahmet Hamdi Akseki, Bediüzzaman Hazretlerinin gönderdiği Risale-i Nur Külliyatını aldıktan sonra, “İnşaallah bunları kendi öz ve has kardeşlerime okumak için vereceğ
akseki

Akseki, Risale-i Nur’u neşredeceğini söylemişti

Eski Diyanet İşleri Başkanlarından merhum Ahmet Hamdi Akseki, Bediüzzaman Hazretlerinin gönderdiği Risale-i Nur Külliyatını aldıktan sonra, “İnşaallah bunları kendi öz ve has kardeşlerime okumak için vereceğim ve bu suretle tedricî tedricî neşrine çalışacağız” ifadesini kullanmıştı.

1887 yılında Antalya’nın Akseki İlçesine bağlı Güzelsu nahiyesinde doğan Akseki ile Bediüzzaman Hazretlerinin arasında samimi ve dostane bir münasebet 1947 yılından itibaren artmaya başlamış ve gerek Bediüzzaman’a gerekse Risale-i Nur’a yakın alaka gösteren Akseki, Diyanet İşleri Başkanlığı döneminde ısrarla Risâle-i Nurların kendisine gönderilmesini istemiştir. (Emirdağ Lahikası, s. 256)

Bediüzzaman’ın talebelerinden Mustafa Sungur, Ankara’da (1950) bulunduğu sırada Diyanet Riyasetine uğrayarak Akseki ile görüşmüş, Bu görüşmede hürmet ve övgülerini dile getiren Akseki, Bediüzzaman’a selâm söylemiştir. (Son Şahitler, c.4, s.38) Bu görüşmeden sonra Ankara’dan ayrılıp Emirdağ’a gelen Mustafa Sungur, iki takım Külliyat’ı, biri Akseki’ye diğeri de Müşavere Kuruluna verilmek üzere Ankara’ya götürmüştür. Bediüzzaman, Külliyat ile birlikte mektup da yollamıştır. Mustafa Sungur, emanetleri yerine ulaştırdıktan sonra şu notu göndermiştir:

“... kıymetli mektubunuzu Diyanet Riyaseti Başkanı Ahmed Hamdi Efendiye teslim ettik. Sevinçler içinde mübarek mecmua ve Nurları kendi hususî kütüphanesine koydu. ‘İnşaallah bunları kendi öz ve has kardeşlerime okumak için vereceğim ve bu suretle tedricî tedricî neşrine çalışacağız’ dedi... mektubunuzdaki emirlerinizi yapacağını söyledi. ‘Fakat şimdi hemen birdenbire bunların neşri olmaz. Ben bu eserleri has kardeşlerime okutturup, meraklılara göre ileride neşrederiz. İnşaallah tam ve parlak şekilde ileride neşrine çalışacağını” söyledi. (Emirdağ Lahikası, s. 257)

İlk eğitimini imam olan babasından alan Akseki, İstanbul’a geldikten sonra da eğitimine en üst seviyede devam etmiştir. Hatta Mehmet Akif’ten Arap Edebiyatı dersleri alıp, 32 yaşındayken medrese hocalığı olan dersiâmlık payesini kazanmış ve felsefe profesörü olarak da Dar-ül-Hilafe’de dersler vermiştir. Akseki, yaptığı çalışmalarla Diyanet teşkilatına çekidüzen vermiş, kurumu bir kimliğe kavuşturmuş ve imam hatip okullarının açılmasına ön ayak olmuştur. Elliden fazla kitabı olan, 9 Ocak 1951 yılında baki âleme göçen Akseki’yi duâlarla anıyoruz.

Kaynak: http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=68151

Bu haber toplam 858 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim