• İstanbul 22 °C
  • Ankara 15 °C

Aliya hangi Müslüman tipine karşıydı?

Aliya hangi Müslüman tipine karşıydı?
''İslam Deklarasyonu'' kitabındaki 'Hedefimiz: Müslümanların İslamlaşması' ifadesiyle, Aliya İzzetbegoviç'in, Müslümanların niteliklerinin ne olması gerektiğine dikkat çekmesinin yanında, Müslümanların ne kadar Müslüman olduklarını da sorgulamalarını, bir muhasebe yapmalarını istediğini anlarız. Ahmet Serin yazdı.

İslam’ın inişinden yaklaşık yüz yıl sonra tüm dünyanın kaderini değiştiren bir medeniyet kuran Müslümanlar, günümüzde yeni bir medeniyet inşasının hazırlıklarına başladılar gibi. Dünyanın hemen her tarafında, dünyanın önümüzdeki dönemde alacağa şekle ilişkin tartışmalar yapılıyor Müslümanlar tarafından; bu tartışmaların hemen hepsinden de “Bu kadar miskinlik yeter, silkinmenin zamanıdır artık!” kararları çıkıyor: Mısır’daki gelişmeler, Sudan’daki gelişmeler hep bunun sancıları...  

Durdurulup yıkılan medeniyet

İslam medeniyetini önce durduran ve sonra yıkan Batı da bunun farkında. Batı, bu yeni kıyamı mümkünse başlamadan durdurmak için çoktan harekete geçti bilindiği üzere. Batı, bu harekete geçişin fikri temellerini Francis Fukuyama ve Samuel Huntington’ın o meşum makaleleriyle oluşturmuştu bilindiği gibi. O günden bugüne referansını bu makalelerden alan Batı, yeniden ihya edilecek bir İslam medeniyetini durdurmak ve mümkünse sonsuza kadar yok etmek için hamle üstüne hamle yapıyor. Dünyanın kalbi olan Ortadoğu’da olan olayları da, içinde milyonlarca Müslüman nüfusu barındıran Rusya’da olan olayları da, dünyadaki dengeleri sarsma potansiyeli taşıyan Ortadoğu’daki olayları da bu gözle okumak mümkün.

Tarih bizi zorluyor

Tarihin yeni bir medeniyet inşa etme noktasına sürüklediği Müslümanların dış sorunları az çok biliniyor. Bilinmesinin sebebi, karşı tarafın yani “düşman”ın belli olmasından kaynaklanıyor. Ama iş iç sorunlara gelince karmaşa başlıyor çünkü aynı kaynakları refere eden insanların, bazen birbirine savaş açma raddesine gelme pahasına farklı cephelere sürüklendiğine şahit oluyoruz. Günümüz Müslümanlarını en çok tehdit eden mezhep savaşları da böyle bir iç sorun değil mi zaten?

Müslümanlara bakılıp Müslüman olunur mu?

Aliya İzzetbegoviç’in “İslam güzel de Müslümanlar bunun neresinde?” sözü ile Yusuf İslam’ın “Müslümanları görseydim Müslüman olmazdım, iyi ki İslam’ı Kur'an'dan öğrenmişim.” cümleleri de bu sorunun yakıcı cephelerini oluşturuyor. Kabul etmeli ki Müslümanların bir nitelik sorunu var. Bu sorun, İslam’a ve Müslümanların niteliğine kafa yoran düşünürlerimizin gündeminde hep. Sezai Karakoç’a “İslam’ın Dirilişi”ni yazdırtan da bu değil mi?

Devamı: https://www.dunyabizim.com/kitap/aliya-hangi-musluman-tipine-karsiydi-h25328.html

 
Bu haber toplam 192 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim