• İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C

D. Mehmet Doğan: Dinî yayıncılık estetik duygularla yapılmalı

D. Mehmet Doğan: Dinî yayıncılık estetik duygularla yapılmalı
Türkiye Yazarlar Birliği kurucu ve şeref başkanı D. Mehmet Doğan, Diyanet TV'de yayınlanan “Medya ve Din” programına konuşmacı olarak katıldı.

03.04.2020 tarihinde 21.30’da başlayan ve yaklaşık bir saat süren söyleşiyi Mustafa Çuhadar yönetti.

Doğan yaptığı konuşmada Osmanlı dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak günümüze kadar geçen sürede medya ve din arasındaki seyri anlattı.

Tek parti döneminde yayınlanan gazete ve dergilerde dini konulara daha mesafeli davranıldığını, zaman zaman yasaklar getirildiğini belirten Doğan, o tarihten bugüne yazılı basında, radyoda, televizyonda ve sinemada dini yayınlar konusunda önemli değişikliklerin, sevindirici gelişmelerin olduğunun altını çizdi.

medyavedin.jpg

28 Şubat döneminde de dini yayınların muhtevasına müdahale edildiğini belirten D. Mehmet Doğan, “2000 yıllardan sonra dini yayınlar yaygınlaştı.  Radyolar, televizyonlarda bu tür yayınlar çoğaldı. O zaman işte asıl şu önem kazanıyor: Kaliteli yayın. Dini yayın dediğimizde bunun bir kalitesi olması lâzım, aynı zamanda estetik yapıya da sahip olması gerekir. Bu yayın sadece konuşmalarla, bilgi aktarma şeklinde bir dini yayın değil, bunu daha da zenginleştirerek yapılması gerekir. Elbette bunlar yapılmıyor demiyorum ama gönlümüz daha fazlasını istiyor.” diye konuştu.

Bazı dönemlerde dini yayınlar kısıtlandı

Program sunucusu Mustafa Çuhadar, D. Mehmet Doğan’ın “İletişim veya Dehşet Çağı” kitabından bazı bölümler okuyarak yakın dönem dini yayınlar sorusuna ise Doğan şöyle cevap verdi:

“1970’li yıllar dini konularla ilgili baskıların güçlü olduğu yıllardı. Diğer alanlarda görüldüğü gibi basılı yayınlarda da belli ölçüde kısıtlamalar vardı. Basılı yayınlar tabi ki devlet tekelinde olanlar çok kısıtlı alanlar değil. Yani onları ancak hukuk kısıtlayabilir. Dolayısıyla bu mecralarda dini yayınlar yaygınlaştı. O zamanın gazetelerin, dergilerin sadece dini yayın yapmaları mümkün değildi. “Bir gazete dini yayın yapıyorum” demez ama dini yayın muhtevaya uygun yayındır. Dine aykırı olmayan, dine ters düşmeyen ama dini bir mesaj vermeyen ama zıddına hareket etmeyen yayın bunları da önemsemek lazım.

1975 li yıllarda fikir ve edebiyat dergileri çoğaldı ve çeşitlendi. Şu anda yayın alanı hayli normalleşti. Herkes istediği yayını yapabiliyor. Radyoda dini yayınlar yapılıyor, televizyonda yapılıyor. Dini yayın yapan, hatta sırf Kur’an okunan kanallar var. Yayın çeşitlenmiş durumda. Fakat bunların toplum üzerinde tesiri aynı ölçüde mi bu tartışılır.”  

Din hayattır, hayatın her alanında dinin tezahürleri görülür

Dini yayınların nasıl olması gerektiğine de değinen Doğan,  “Din bunu emrediyor, şu şudur bu budur, şu konuda şöyle yapın, böyle yapın” gibi kesin ve keskin, hatta korkutucu sözler yerine daha yumuşak ifadelere başvurulmalı. Yani, biz hocalarımızın vaazlarını, camilerdeki konuşmalarını başka bir konumda dinliyoruz. Ama düşünelim ki, bir televizyon veya radyo programındayız ve o konuşmayı sadece camiye gelen insanlar dinlemiyor, seyretmiyor. Daha doğrusu televizyonun bütün dinleyicileri cami cemaati değil bu radyo içinde geçerli.  O tebliği doğrudan kabullenecek, tartışsa bile kabullenecek kitleler dışındaki kitlelere ulaşmanın daha esnek yollarını bulmamız lâzım. Bu nasıl olacak? Güzel filmlerle, musikilerle, edebiyatı devreye sokmakla bu mümkün olur. Burada da, doğrudan değil de dolaylı mesaj zihinlere yerleştirir. Din hayattır, hayatın her alanında dinin tezahürleri görülür. Dolayısıyla, biz hayatın içerisinden bir yayın yaptığımızda dine aykırı bir konumda olmayız. Bu konumda olmadığımızdan bizim yaptığımız iş bir nevi telkine dönüktür. İnsanları iyiye, güzele, doğruya çağırmak, kötüden uzak tutmak, dinin esası da budur. Bizim yayıncılığımızın esas prensibi bu olmalı.” dedi.

Bu haber toplam 349 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim