• İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Dil millet, kültür ve düşünce münasebeti Türkçe Şûrası Sonuç Raporu-1

Dil millet, kültür ve düşünce münasebeti Türkçe Şûrası Sonuç Raporu-1
Türkiye Yazarlar Birliği, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği, Yunus Emre Enstitüsü ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ile müştereken dilimizin dünü, bugünü ve yarınının konuşulduğu bir Türkçe Şûrası düzenledi.

26-27 Kasım 2021 günleri yapılan Şûra'ya, dilciler, edebiyatçılar, ilim ve fikir adamları ile hukuk, tıp, eğitim, spor gibi alanlardan konuyla ilgili çalışmaları olanlar katıldı. Şûra'da müzakere edilen başlıklarla ilgili kapsamlı bir rapor hazırlanarak kamuoyuna açıklandı. Bu raporu bölüm bölüm sunuyoruz.

Bu raporda Türkçe Şûrası’nda ele alınan ve müzakere edilen konularla ilgili olarak 11 başlık altında bilgi verilmekte, dilimizle ilgili meseleler ortaya konulduktan sonra çözüm yolları ve yapılabilecekler üzerinde durulmaktadır.

1. Giriş: Dil millet, kültür ve düşünce münasebeti

Dil bir milletin varlıkla iletişime geçtiği, kendini bulduğu ve kendisi olabildiği bir gerçeklik zeminidir. Bu zeminin sıhhati, o milletin de fikren sağlamlığına delâlet eder. Milletin dilinin sıhhati, o toplumu meydana getiren bütün fertleri ilgilendirir.

Kültür bilgiyle, bilgi ise dille inşâ edilir. Güçlü kültür için güçlü bilgiye, güçlü bilgi içinse güçlü bir dile ihtiyaç vardır. Köklü bir tarihe, zengin bir kelime dağarcığına ve yaygın bir kullanım coğrafyasına sahip olan Türkçe bu kıstaslar bakımdan güçlü bir dildir. Ancak onun yaşayan hafızasına ve tarihî sürekliliğine müdahale, önce dili, sonra bilgiyi ve nihayetinde kültürü bütün boyutlarıyla tahrip etmiştir.

Bir düşünce binası yükseltmek, bir felsefe inşa etmek aslında bir felsefe dili inşa etmektir. Felsefesi olmayan toplumun ise insanına ve insanlığa söyleyebileceği sözü olamaz. İdeolojiler dilin tabiî yapısına, tarihî tekâmülüne müdahale etmemelidir. İdeoloji ancak sun’i bir dil oluşturabilir. Buna mukabil dilde yaratıcılık, dilin mahir kullanıcıları tarafından gerçekleştirilir. Cumhuriyet’in başlangıç döneminde, yeni bir devlet inşası anlayışının dili yapaylıklarla tabiî mecrasından koparmanın, kendi düşünce geleneğiyle irtibatını kesmesinin olumsuzluklara sebebiyet verdiği dikkatlerden kaçmamalı, bu konu ilmî olarak dönemin belgeleri çerçevesinde yeniden tetkik olunmalıdır.

Dil milletindir, yüzyıllar boyunca konuşularak, yazılarak günümüze ulaşmıştır; bu sebeple bugün dilde ortaya çıkan olumsuzluklar hepimizin sorumluluğunu gerektirir. Geçmişte, devletin dile müdahalesi menfi neticeler vermiştir. Hâlihazırda da devletin dile kâfi derecede hassasiyet göstermemesi menfi neticeler vermektedir. Dünyada hiçbir dili, devlet oluşturmamıştır, dönüştürmemiştir. Devlete düşen dili korumaktır, gelişmesi için zemin hazırlamaktır. Devlet kurumlarının ortaya çıkan olumsuzlukları düzeltme yönünde tedbirlerine ihtiyaç vardır.

Dil canlıdır, kendine özgü bir şekilde gelişir ve değişir. Bu gelişmeye dışardan yapılan her müdahale dilin sürekliliğini ihlal etmektedir. Kültürümüzün sürekliliği dilimizin sürekliliğine bağlıdır. Dilde devamlılık ve istikrar, dışardan yapılan müdahalelerle bozulmaktadır. Dilde tasfiyecilik yıkıcı sonuçlar doğurmuştur, dilin tasfiyesi milletin tasfiyesi anlamına gelmektedir. Bir dönem, dilde değişme hızı âdeta 10 yıla inmiştir. Bu durum, nesiller arasında kültürel bir kopuş meydana getirmektedir ve ayrıca hızlı değişime maruz kalan dil olgunlaşamamakta, sağlıklı metinler ortaya konulamamakta, dil kullanımı açısından kıvamına ermiş eserler verilememektedir.

Dile ilişkin tartışmalar ekseriya kelimecilik üzerinden yapılmakta, dil tartışmaları bir noktadan sonra kelime tartışmasına dönüşmektedir. Dilde esas olan yapıdır, cümledir, sözdizimidir. Kelimeler ise asıl anlamlarını cümlede bulur. Bu tartışmalar bize kökeni ne olursa olsun kelimelerimizin kıymetini göstermeli, kelime haznemizi korumanın gerekliliğini hatırlatmalıdır.

Dil kimliğimizin bir parçasıdır. Dilimizi korumak, kimliğimizi korumaktır. Dile ilişkin tartışmalar, hemen ideolojik münakaşalara dönüşmektedir. Türkçe Şûrası, bu şartlarda doğru ve güzel Türkçe şuûru oluşturma çabasıdır, Türkçe üzerine düşünmeye davettir.

 

0007-002.jpg0008-1.jpg


 

Bu haber toplam 521 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim