• İstanbul 22 °C
  • Ankara 15 °C

Eşsiz Bir Okuma Köşesi: Cedid Mehmed Ağa Medresesi

Eşsiz Bir Okuma Köşesi: Cedid Mehmed Ağa Medresesi
Cedid Mehmed Ağa Medresesi, tarihi duvarlarına çarpan ney müziğiyle paha biçilmez bir gün geçirmenizi sağlayabilir. Medrese içerisinde dilediğiniz bir antika fincanda Türk kahvesi içebilir, kitabınızı farklı bir ortamda keyifle okuyabilirsiniz.

Editörümüz tarafından bu ay en güzel kitap okuma köşesi olarak seçilen Cedid Mehmed Ağa Medresesi’nin diğer adı İstanbul Sanatları Çarşısı’dır. Kafeterya bölümü ise İstanbul Kahvehanesi olarak adlandırılmaktadır. Medrese içerisinde, kemer sütunlar şekilde 12 adet dükkân vardır. Bunlar hattat, tezhip, çini, kitre bebek, kumaş boyama ve ebru sanatkârları tarafından kullanılmaktadır.

18. yüzyılda inşa edilen medrese, klasik bir yapıya sahiptir. Medresenin mimarının kim olduğu ve nasıl yaptırıldığı konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bir rivayete göre avlu revaklarının sütun başlıklarından sadece birinin işlenip, diğerlerinin eksik bırakılması mimarın eserini tamamlayamadan ölmüş olabileceği şeklinde yorumlanır.

Medrese, tarihi duvarlarına çarpan ney müziğiyle paha biçilmez bir gün geçirmenizi sağlayabilir. Medrese içerisinde dilediğiniz bir antika fincanda Türk kahvesi içebilir, kitabınızı farklı bir ortamda keyifle okuyabilirsiniz.

Bizler, Cedid Mehmed Ağa Medresesi’nde Bütün Mutluluklar Birbirine Benzer kitabını okuduk.

Kaderin kendi içinde mantığı vardır

Bütün Mutluluklar Birbirine Benzer, Lev Nikolayeviç Tolstoy’un eserlerinden hayata dair önemli tespitleri derlenerek oluşturulan bir kitap. Rus yazar Tolstoy, yazar kişiliği ve yapıtlarıyla yaşadığı döneme damga vurarak, dünya edebiyatında önemli bir yere sahip olmuştur. Yapıtlarında, insanlığın çeşitli meselelerini konu almıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden biri olan Tolstoy, bir filozof ve eğitimci olarak da kabul edilir.

Kaderin kendi içinde bir mantığı olduğunu belirten Tolstoy, bizlerin mutluluk üzerinde çok düşündüğümüzü ve hep farklı şeyler denediğimizi söyleyerek; “Hâlbuki mutluluğumuz balık ağı gibidir; eğer bir süre kendi haline bırakırsak ağa balıklar doluşur. Fakat ağı çekiştirip durursak günün sonunda elimiz boş kalır.” der.

Sultanahmet meydanının tarihi, Romalılara kadar uzanır, Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu döneminde meydan hipodrom olarak kullanılmıştır. Bizans Döneminde at yarışlarının yapıldığı hipodrom meydanında yer alan üç dikili anıt, hipodromu ikiye bölermiş. Yarışçılar hipodromu yedi kez döner ve başlangıç noktasına ilk ulaşan takım yarışı kazanırmış. Meydandaki dikili taşların en ünlüsü olan Obelisk, 390 yılında Mısır’dan getirilmiş ve tam otuz bir günde bugünkü yerine dikilmiştir. Meydanı süsleyen Yılanlı Sütun ise Apollon’daki Delphi Tapınağı’ndan getirilmiştir. Son anıt ise otuz iki metre yüksekliğine sahip olan, Örme Dikilitaş’tır.

Devamı: https://www.dunyabizim.com/gezi-mekan/essiz-bir-okuma-kosesi-cedid-mehmed-aga-medresesi-h30004.html

Bu haber toplam 281 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim