Hece’nin Kasım sayısının dosya konusu: D. Mehmet Doğan

Hece’nin Kasım sayısının dosya konusu: D. Mehmet Doğan
Günümüz edebiyat dünyasının önemli süreli yayınlarından biri olan Hece Dergisi, yazar, mütefekkir D. Mehmet Doğan ile merhum edebiyatçı ve mütercim Mahmut Kanık’ın dosya konusu olarak çalışıldığı Kasım 2020 sayısı çıktı.

Son yirmi beş yıldır; şiir, hikaye, deneme, eleştiri, inceleme başta olmak üzere edebiyatın hemen hemen her dalında eserlerin yayınlandığı Hece, usta yazarların edebi metinlerinin yanı sıra birçok  genç yazarın ilk yazısının yayınlandığı, her sayısı merakla beklenilen önemli bir dergi.

Hece Yayıncılık Ltd. Şti Adına Sahibi ve Yazı İşleri Müdürlüğünü Ömer Faruk Ergezen, Yönetmenliğini Rasim Özdenören’in üstlendiği Hece Dergisi’nin Yayın Kurulunda ise Atıf Bedir, Cafer Haydar, Faruk Uysal ve İbrahim Demirci görev yapıyor.

Türkçenin sözlü ve yazılı olarak doğru ve kurallara uygun kullanılmasına büyük önem veren, ülkemizde dil bilinci ve duyarlığı konusunda yıllardır yazan-konuşan, kitaplar neşreden, yapılan yanlışlara tahammül gösteremeyerek ilk baskısı 1981 yılında yapılan ve bugün söz varlığı 130 bine ulaşan  “Osmanlıca Yazılışlı Doğan Büyük Türkçe Sözlük’ü hazırlayan; konuştukları, yazdıkları ve düşünceleriyle önemli bir isim olan  D. Mehmet Doğan Hece’nin bu sayısının dosya konusu oldu.

Bu bölümün editörlüğünü yapan şair Osman Özbahçe daha önce de, Türkiye Yazarlar Birliği’nin 40. yılında kurucu başkan “D. Mehmet Doğan’a Armağan” kitabı yayınlamıştı. Büyük ilgi gören eser, yazarlar, şairler, akademisyenler, gazeteciler, çalışma arkadaşları ve dostlarının D. Mehmet Doğan’la ilgili tanıklıklarını, eserleri hakkındaki değerlendirmelerini, duygu ve düşüncelerini ihtiva ediyor.

Özbahçe: Doğan istikamet sahibi bir yazardır

Özbahçe, Hece’de Doğan’ı neden dosya konusu olarak işlediklerini sunuş yazısında şu ifadelerle açıklıyor:

“D. Mehmet Doğan cesur bir yazar. Batılılaşma İhaneti’yle başlattığı eleştirel söylemi yazı hayatının içeriğine dönüştürdü. Bu içerik milletin can damarı niteliğindeki konularla giderek güçlendi. Doğan’ın Batılılaşmaya yönelttiği eleştiriyle Türkiye’de bir eşik aşıldı. Batılılaşmayı ihanetle özleştiren Doğan yazarlığının ikinci aşamasında bu ideolojiyi mağlubiyet ideolojisi biçiminde tanımladı.  Rövanşist bir yazar Mehmet Doğan. Birinci Dünya Savaşı’nı izleyen süreçte bizden aldıkları ne varsa onlara sahip çıkmayı, savunmayı hayat tarzına dönüştürdü.  Köksüz modernliği reddetti. Kültürel soykırıma savaş açtı. Türkçeyi tarih ve kimlik bağlamında varoluş meselesi haline getirdi. Bağımsızlığımızın simgesi Âkif’e hayatını adadı.  Doğan’ın yazarlığı milletin öze dönüş hamlesinin bir parçasıdır. İstikamet sahibi bir yazardır. Kitapları hayatını, hayatı kitaplarını doğrulamaktadır. Biz de bu sayımıza bu büyük yazarı değişik açılardan inceleyen yazılarla konuk ettik.”

Özbahçe’nin çerçevesini çizdiği dosyada Kamil Parın bir D. Mehmet Doğan portresi çiziyor. Doğan’ın doğduğu şehir, bitirdiği okullar, çalışma hayatı, eserleri, sözlük çalışmaları, aldığı ödüller ve Türkiye Yazarlar Birliği’nin kurulma sürecine ait bilgilere yer veriyor.

Bu bölümün en ilginç yazılardan birinin başlığı: “Hareket Dergisi Döneminde Mehmet Doğan”. Necmettin Turinay’ın bu başlık altında, yaklaşık 45 yıl önce tanıdığı Doğan hakkında ilginç, “onu tanıyorum diyenlerin bile çoğunun bilmediği D. Mehmet Doğan gerçekleri var.”

“Bir Savaş Sonrası İdeolojisi: Kemalizm”, D. Mehmet Doğan’ın yakın tarihe farklı bir bakış getiren ve şimdiye kadar birçok baskısı yapılan savaş sonrası ideolojisini anlatan önemli bir eseri.Mehmet Doğan’ın Kemalizm Eleştirisi” başlıklı yazısında ise yazar Ercan Yıldırım; savaş sonrasında başta İngilizler olmak üzere Türkiye’de ideolojik bir yaklaşımla bütün kurum ve kuruluşları etkisi altına alan Kemalizm’e Doğan’ın getirdiği eleştiriyi anlatıyor ve Kemalizmi “yaptıklarıyla değil yasakladıklarıyla” var olmuş bir ideoloji diye tarif ettiğini belirtiyor.

“Kentleri en iyi o kentlerde doğup büyüyen yazarlar anlatır. Bir kenti yazmak, aynı zamanda o kente, o kentin hafızasına sahip çıkmaktır. Doğan da esasen bir Ankaralıdır ve Ömrüm Ankara’da yaptığı şey tamı tamamına Ankara’nın hafızasına sahip çıkmaktır...”  Bu satırların yazarı Faruk Uysal da “Edebiyat Düzeyine Çıkarmak”  başlığı altındaki yazısında Türk dünyasının tüm yönleriyle anlatıldığı “Türk Kimliğinin Coğrafyaları” ile “Ömrüm Ankara” kitapları üzerinden D. Mehmet Doğan’ı anlatıyor. 

Şafak Çelik iyi bir araştırmacı olduğu kadar iyi bir gözlemci de aynı zamanda. D. Mehmet Doğan’ı dil hassasiyeti üzerinden anlatırken metnine seçtiği başlıkta ilginç doğrusu:  “D. Mehmet Doğan’da Dilin Oluşturduğu İnsan”. “Kelimelerin Seyir Defteri” ve “Söz Okyanusunda Yolculuk” kitaplarından alıntılar yaparak Doğan’ın yıllardır dil konusunda büyük bir mücadele verdiğini ve bu mücadeleyi verirken de inandığı fikri olduğu gibi söylemekten hiç çekinmediğini ifade ediyor.

İdris Ekinci Yakın Tarih Yakan Tarih ve Bir Anlayış İhtiyacı” başlıklı yazısında; hamaset, rivayet ve kurgularla tarihi gerçeklerin saklanamayacağına inanan D. Mehmet Doğan’ın tarihî gelişmelere ışık tutan önemli çalışmalarına yer veriyor. Ekinci, tarihin bir millet için çok önemli olduğunu vurguladığı metninde şu ifadelere yer veriyor: “Bizim özellikle son iki asrımız şaşırtıcı bir şekilde karmaşık ve tartışması bitmeyen bir zaman dilimidir. Tarihin doğru yazımı, kaynaklara ulaşmadaki yetkinlik, tek derdi gerçekleri ortaya koymak olan bir yaklaşımla konular üzerinde dikkatli davranmak bu alanın üstündeki moloz yığınlarını bir bir ayıklayacaktır. D. Mehmet Doğan bu anlamda gayret sarf etmiş, gözünü budaktan esirgemeden bildiği, tespit ettiği gerçekleri Türk milletiyle paylaşmış bir ilim ve fikir adamıdır.”    

Milli Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un hayatını, mücadelesini ve eserlerini gerçek anlamda okuyan, anlayan, anlatan, yazan ve onun daha iyi anlaşıla bilmesi için faaliyetler düzenleyen kaç kişi vardır? Geçmişte olduğu gibi bugün de elbette önemli tarihçilerimiz ve akademisyenlerden Âkif dostları var. Bunlardan biri de hiç kuşkusuz Mehmed Âkif Ersoy Araştırmaları Merkezi Başkanı D. Mehmet Doğan’dır.

Mehmet Âkif Yazarı D. Mehmet DoğanRemzi Toprak’ın Doğan’ı anlatmak için on sayfalık yazının başlığı bu. Toprak, Doğan’ın Âkif hakkında yazdığı eserlerin adları ve içerikleri hakkında bilgiler verdikten sonra Doğan için bir tanımlamada bulunuyor ve diyor ki: “D. Mehmet Doğan bir Âkif yazarıdır.” Toprak yazısında, Doğan’ın Âkif’i anlatmak için kaleme aldığı eserler üzerinden bir Mehmet Âkif Ersoy portresi de çiziyor.

Dosya kapsamında Atilla Mülayim’in D. Mehmet Doğan’la yapmış olduğu bir de söyleşi var.  “Türkiye Bugünün Siyasi Sınırları İle Tarif Edilemez” başlıklı söyleşi metninden Doğan’ın hayata, olaylara bakışını, yazma gerekçelerini, neden siyasete girmediğini ve “Batı” eleştirisinin nedenlerine ilişkin önemli detayları öğreniyoruz.

Dosya içerisinde olması gereken, en azından okuyucuların merak edecekleri bir bölümü Fikri Özçelikçi  hazırlamış. “Türkiye Yazarlar Birliği ve Mehmet Doğan” başlığını taşıyan metni okuyanlar, TYB’nin kurucu genel başkanlığını akabinde de uzun yıllar genel başkanlığını yapan D. Mehmet Doğan’la özdeşleşen birliğin kuruluş amacından faaliyetlerine kadar önemli bilgileri de ihtiva ediyor.

 D. Mehmet Doğan’ın, şehir, şehir tarihi, Anadolu şehirleri, şehirlerde kültür, sanat ve edebiyat faaliyetleri, kültürel mirasın korunması, şehir ve dil konuları başta olmak üzere “şehir ve insan”  hakkında düşüncelerini Muhammed Enes Kala’nın kaleminden okumak  gerçekten büyük bir keyif. Kala, “Şârın Kenâresinden Şehre Bakmak” başlıklı değerlendirmesinde tam anlamıyla Doğan’ın şehirlere bakış açısını anlatmış.

1981 yılında ilk kez yayınlandığında büyük bir ses getiren “Doğan Büyük Türkçe Sözlük ”ün yazarı D. Mehmet Doğan Harf inkılabıyla kıyıma uğrayan kelimelere sahip çıkmış, onları yok olup gitmekten kurtarmış bir yazar.

Dosyanın son yazısı: “Bir Sözlüğün Serencamı.Ali Özgün Öztürk günümüzün önemli sözlük yazarı Doğan’ı bu yönüyle tanıtmış okuyucularına.

Öztürk değerlendirmesinde; “Doğan, dilin güncel meselelerinde mutlaka tartışmaların içerisinde yer alır. Bazen kanun metinlerindeki yabancı kelimeleri eleştirir bazen de Türkçenin yanlış kullanımına dönük örneklerle uğraşır. Türkçe tutkusuyla kavgaya girmekten çekinmez. Mesele Türkçenin selameti olunca sözünü esirgemez.” ifadesini kullanıyor.

Ortaya koyduğu eserler, kültür, sanat, dil ve edebiyat alanındaki çalışmaları, söyleşisinde de belirttiği gibi sade, sakin, gösterişsiz ve mütevazi hayatıyla D. Mehmet Doğan, genç yazarlara rol model olabilecek vasıflarıyla sadece Türkiye’nin değil Türk dünyasının da önemli bir edebiyatçısı.

... ...

Vefa dosyası

Hece’nin bu sayısında dosya konusu olarak çalışılan diğer bir isim  Mahmut Kanık. Akademisyen, öğretim görevlisi, araştırmacı yazar ve çevirmen, Uludağ Üniversitesi emekli öğretim üyesi Dr. Mahmut Kanık 28 Kasım 2020 de vefat etti.

Hece Taşı'nda Mahmut Kanık” başlığı altında bir araya gelen  yazar, akademisyen ve şair dostları yazılarında Kanık’ın ülkemizin önemli bir edebiyatçısı ve akademisyeni olduğunu belirterek, birlikte yaşadıkları anıları, içten dostluğunu ve onun eserleri hakkında önemli değerlendirmelere yer verdiler.

Hece dergisinin bu sayısında:

Önyazı: Rasim Özdenören / Değişen Nedir Ya da Kimdir?

Şiir:

Faruk Uysal /Arıların Babası

Ali Göçer / Göç Zamanı

Nurettin Durman /Dünya Bir Misafirhanedir

Yaşar Bedri /Diz Çöken Periler Düeti

Ali Sali / Toprak Kirlenir

Mustafa Uçurum / Anadolu’dan Mescid-İ Aksa’ya

Mehmet Özger / İblis’e Mektup

Haluk Demiralp /Ayvalık-Midilli

İbrahim Gökburun /Göç Sözlüğü

Eyyüp Akyüz / Arşiv

Yasin Koç / Kızım İsterse Eğer

İshak Arslan / 3. Cüz Homo Animale Suresi

Nadir Aşçı / Masumlar Apartmanı

Vasfettin Yağız / Hesna Kepha

Berke Yalçın / Dudaklarım

Erhan İksamuk / Kanın Sonbaharı

Ömer Yücedal / Taht Yamacı

Hale Nur Yenihançer/ Vehy ile Bin Kez Daha

Mahmut Hatunanaoğlu / Deliliğimin Tarihçesi / Savulun, Çünkü Yokum

Kubilay Özmen /Suyun Uzun Seyri

Yazı: Leyla Arsal / Yücel Kayıran Şiirindeki Biçimsel Yönelim: Modern Mesnevî

Okuryazarın Notları: İbrahim Demirci / Yâdigâr Yadkârı Unutturdu mu?

Şiir Gündelikleri: Ömer Aksay / Şiire Dair Kaydedilen Notlar

Portre: Mehmet Aycı / Yanımızda Bir Yolcu

Hece Postası: Faruk Uysal / Gelen Şiirler

 Çeşitkenar:

Âtıf Bedir / Nuri Pakdil Vefatının 1. Yıldönümünde Unutulmadı

Nobel Edebiyat Ödülü Şair Louise Glück'e Verildi

Seyit Hamoğlu / Anne Seccaden Gelsin

 Kitaplık:

İbrahim Eryiğit / Melâmî Bir Neyzen Tevfik Portresi

Ethem Erdoğan / Kuklalar İçin İplerden Sonra Yaşam

Ayşe Bağca Özyavaş / Ölüm ve Ayna

 

Hece Dergisi İletişim

Yönetim Yeri: Konur 2 Sk. No: 39/1 Kızılay/Çankaya/Ankara

Yazışma: P.K. Yenişehir / Ankara

Tel:0 (312) 419 69 13 - Faks:0 (312) 419 69 14

İnternet Adresi: www.hece.com.tr - e-posta: hece@hece.com.tr

 

                                                                                                        Mahmut Erdemir

Bu haber toplam 598 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Buzdokuz Şiir Teori Eleştiri Dergisi 3. Sayı Çıktı01 Ocak 2021 Cuma 14:18
  • İki kaynak eser31 Aralık 2020 Perşembe 08:56
  • MorTaka 22.Sayı Yayında…30 Aralık 2020 Çarşamba 09:41
  • Karabatak dergisinde “Mâbedlerin ışığında edebiyat”29 Aralık 2020 Salı 10:21
  • Aşiret Modernleşmesi kitabı çıktı26 Aralık 2020 Cumartesi 14:43
  • Kalpten Gelen Bir Söz16 Aralık 2020 Çarşamba 11:14
  • Hece Taşları Dergisinin Yeni Sayısı Çıktı10 Aralık 2020 Perşembe 11:30
  • Kalpten Bir Söz07 Aralık 2020 Pazartesi 11:00
  • HECE Aralık 2020, sayı 288 çıktı01 Aralık 2020 Salı 13:29
  • “Türkçenin Cenaze Töreni” kitabı çıktı23 Kasım 2020 Pazartesi 13:26
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim