• İstanbul 22 °C
  • Ankara 20 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 26 °C
  • Sakarya 22 °C
  • Şanlıurfa 37 °C
  • Trabzon 23 °C
  • Gaziantep 31 °C
  • Bolu 19 °C
  • Bursa 23 °C

Hüsnü hat matematiğin ruhudur

Hüsnü hat matematiğin ruhudur
Hat sanatçısı Selim Türkoğlu, bilgisayar teknikleri kullanılarak hat sanatı örneklerinin oluşturulmaya başlandığını, bunun sanatın geleceği açısından endişe meydana getirdiğini söyledi.

Fotoshop programında hazırladığı harfler ona ait değil. Başka sanatkârların kullandığı harfler. Bu harfleri bir araya getirerek, bir kompozisyon oluşturuluyor. Ondan sonra da üzerinden kalemle giderek veya doldurarak çiziyor. Yazının orijinal kalemden mi çıktığını yoksa doldurularak mı yazıldığını herkes anlamıyor" dedi.

YAZI ÇIPLAK HALİYLE GÖRÜLMELİ

Hat sanatının kendine özgü malzemeleri bulunduğunu dile getiren Türkoğlu, kopya örnekleri anlamak için de şu tavsiyelerde bulundu: "İnsanlar, mümkün oldukça yazıyı çerçevelenmeden önce çıplak haliyle görsün. Parmağını yazının üzerine dokundursun. İz mürekkebinin kendine has bir özelliği vardır. İz mürekkebi doldurulan yazılar, parmağınıza dokunur. İz mürekkebi kullanılacak, kamış kalem kullanılacak. Bu malzemelerin de iyisinin kullanılması gerekiyor. Kullandığınız alet ve malzemeler kötü olursa ondan iyi sanat çıkmaz. Muhtelif ülkelerden gelen kimyasal mürekkep kullanılıyor. Çünkü kimyasal mürekkebin ömrü yok. Kimyasal mürekkep 3-5 sene sonra rengini atıyor. Ancak iz mürekkebi, elle dövülerek yapıldığı için asırlarca da dursa rengi ölmüyor. Günümüze ulaşan asırlar önce yapılmış tablolar hâlâ ilk günkü rengini koruyor. İz mürekkebinin özelliği budur. Örneğin Sami Efendi, hattat Hamit bey, bu sanatta bir otoritedir. Onun harfleri kullanılıyor, kopyalanıyor. Sanki kendisi yapmış gibi bir kompozisyon hazırlanıyor. Bu hat sanatının kalitesine gelişmesine zarar veriyor" diye konuştu.

HAT SANATININ TARİHİ   İSLAM'LA BAŞLAR

Hüsn-ü hat sanatının asli bir sanat olduğunu, kendine göre kavramları ve ölçülerinin bulunduğunu kaydeden Türkoğlu, Kur'an-ı Kerim harfleri kullanılarak, o harflerle yazılan ölçülü ve kurallı yazıya hüsn-ü hat denildiğini ifade ederek; "Bunun için bir kamış kalem ve el lazım. İşin içine üçüncü bir obje girerse, bu hüsn-ü hat olmaktan çıkar" dedi. Hat sanatının tarihinin İslam'la başladığını, İslam'da resim ve tasvir yapmanın çok hoş karşılanmadığını bildiren Türkoğlu, bu yüzden yetenekli insanların yazı sanatına yöneldiğini belirtti. Türkoğlu, hat sanatının Abbasiler döneminde çok yol kat ettiğini, belli ölçüler, kavramlar ve yazı çeşitlerinin belirmeye başladığını dile getirdi.

YAZI SANATI MÜSLÜMAN VE TÜRK TOPLUMUNUN KİMLİĞİDİR

Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u bir ilim ve sanat merkezi haline getirdiğini, Fatih'ten sonra sarayda sanatkârların bulundurulmaya başladığını kaydeden Türkoğlu; "Yazı sanatı, bütün kimliğini, bütün özelliklerini Osmanlı döneminde kazanmıştır. Yazının Osmanlı döneminde ulaştığı şahikanın adıdır hüsn-ü hat sanatı. Bu hakikaten böyledir. Cismani aletlerle de yazılıyorsa bile, hüsn-ü hat matematiğin ruhudur derler. Osmanlı döneminde en büyük atılımı 2. Beyazıd döneminde görüyoruz. Burada saray desteği çok önemli. 1928'de yazı değişimiyle birlikte, mesela hat sanatı sekteye uğramış. Fakat bu alanda yetişmiş 3-5 insanın kişisel gayretleriyle bugün hat sanatının yaşadığını görüyoruz. Yazı sanatı, Müslüman ve Türk toplumunun kimliğidir" diye konuştu.

04.05.2012 Milli Gazete

Bu haber toplam 1935 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim