Haksal’la hatırası olan herkes uzaktan yakından koşup gelmişti. Bütün yüzlerde bir güzel adamı kaybetmenin hüznü vardı.
15 yıldır ağır bir hastalıkla mücadele ediyordu. 2011 yılnda hastaneye yattığında Kartal’da ziyaret etmiştik.
Hastalığından bahsetmek yerine heyecanla yazmak istediği kitaplardan anlatmış onları bitirebilmek için dua istemişti.
Ağır ağrı ve acılarına rağmen o ziyaretimizde söylediği kitapları kaleme aldı.
Yazmak konusunda sürekli bahane üretenlere merhumun bu azmi ibret olmalı Müstakim Abi başta olmak üzere bütün kardeşleri bu süreçte dayanışma destanı yazdılar. Aile olmanın derin anlamını herkese hatırlattılar.
Haksal ailesinin bütün fertlerini tebrik etmek gerekiyor. Allah hepsinden razı olsun.
ONLAR GİTTİLER
Cenazeden sonra TYB’ye geldiğimde arşivden onlarca fotoğraf önüme düştü. Merhuma ilk saygı programını Kızlarağası Medresesi’nde biz yapmışız.
Sonraki yıllarda hem Küçükçekmece’de hem de Üsküdar’da belediyelerin de desteğiyle geniş katılımlı vefa programları yapmışız.
Ayrıca farklı etkinliklerde onlarca programda beraber olmuşuz. Bir programda Rasim ağabey var yanımızda başka programda Ersin Nazif Gürdoğan diğer programda Mustafa Yazgan.
Şimdi hepsi de edebi alemde. Erdem Bayazıt’ın dediği gibi ‘Onlar gittiler giderken bir muştu gibiydiler.’
Ali Haydar ağabeyle TYB İstanbul’da önden gidenler diye bir program yapmışız yıllar önce. Şimdi o da evvel gidenlerden oldu. Dünya garip bir yer.
Bir Müslüman olarak şahitliğimizi cenazede yaptık. Mehmet Görmez hocanın tezkiyesi sonrası İyi bilirdik diye haykırdık.
Biz onu daima, Müslüman bir yazar olma sorumluluğunun gereklerini hakkıyla yerine getiren bir münevver olarak tanıdık.
HİKÂYECİNİN HİKÂYESİ
Haksal’ın hikâyesi doğunun ücra bir köyünde, yetimliğin ve garipliğin boynunu büktüğü fakat azmini kıramadığı bir Anadolu çocuğunun hikâyesidir. Hasköy’den İstanbul’a uzanan bir yolculuk ve kitaplarla bir ömür süren sıkı bir dostluk…
Hikâyecinin hayat hikâyesi de okunmaya değer. Yazmak her zaman hayatının merkezinde.
Mazisi lise yıllarına dayanan öykü çalışmaları Mavera gibi okul hüviyeti taşıyan köklü dergilerde yayımlanıyor.
Ardından sanat ve politika ağırlıklı denemeleri, makaleleri ve konuşmaları geliyor. Sesim Bana Yetmiyor adlı öykü kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği’nin 1987 yılı Hikâye Ödülü’nün sahibi de Ali Haydar Haksal oluyor.
BİR EDEBİYAT ÜNİVERSİTESİ: YEDİ İKLİM
Bir grup arkadaşıyla birlikte Mart 1987’de yayımlamaya başladığı Yedi İklim, kırk yıldır bizlere kültür ve medeniyet damarlarımızın haritasını sundu.
Derginin adıyla özdeşleşmesi verdiği emeğin bir karşılığı olsa gerek. O ise bütün röportajlarında bu özdeşleştiremeye karşı çıkarak diğer arkadaşlarının isimlerini ısrarla zikretti.
Ali Haydar Haksal Yedi İklim dergisiyle Türk kültürüne üstün bir hizmet sundu. Sadece özel özel sayılar ele alınsa bile bu hizmetin büyüklüğü hemen anlaşılır. İleride mutlaka bu komu konuda doktora çalışmaları yapılacaktır. Dergi çıkarmak üniversite kurmak gibidir denilir. Gerçekten de Yedi İklim bu sözü doğrularcasına adeta bir edebiyat üniversitesi gibi işlev gördü.
Yedi İklim’in temsil ettiği değerleri anlamak için onun sıkı sıkıya bağlı olduğu ve beslendiği köklere de dikkat çekmek gerekiyor.
Dergi, Müslüman öncülerin açtığı çizgiden sapmadı. Geçen yüzyılda Mehmed Âkif çıkardığı dergilerle, Müslümanca var olma bilincini taşıyan bir doğrultu üzerinde mücadele verdi.
Üstat Necip Fazıl, Büyük Doğu’da sanat ile düşünceyi, medeniyet ile kavgayı, bilinç ile fikri bir arada harmanlayarak yeni bir dil oluşturdu.
Bir yandan küfrün kulelerini yumrukladı, diğer yandan Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koyacak bir nesil yetiştirdi.
Ardından Diriliş, bütün yönleriyle bir düşünce, medeniyet ve bilinç hareketi olarak ortaya çıktı. Daha kuşatıcı, daha derinleştirici ve daha bilinçli bir yürüyüş başladı.
Bu ocaklarda yetişen güzel adamlar Mavera’da medeniyetimizin sesi oldular.
Yedi İklim, bu düzlemde Sırat-ı Müstakim ile başlayan; Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera dergileriyle devam eden çizgide önemli bir hamle oldu.
Kültürel kuraklığa aldırmadan yürüyüşünü sürdürdü.
Devamı: https://m.haber7.com/yazarlar/mahmut-biyikli/3657608-yedi-iklim-bir-adam































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.