Psikolojik savaş kapsamında İran adına önemli bir adım sayılan bu haber, duyan her Amerikalının canını sıkacak türden.
Sadece onların değil, vicdan sahibi herkes üzülür.
Biz ise fazladan, ekli dosya mahiyetinde, Musa Eroğlu’nun sesini duyuyoruz o cümleden sonra.
“Gönüle hasret yazıldı, Sevgiye mezar kazıldı, İki damla yaş süzüldü, Gözlerimin pınarına…”
ABD askerlerinin de anaları babaları var.
Bayrağa sarılı tabutlarla evlatlarının cesedi dönerse, onlar iki damla yaşla yetinmez.
Piyonlar, atlar, filler ve kaleler zarar görmeden, vezirin burnu bile kanamadan sadece şah hedef alınır ve devrilirse, oyun bitmiş olur.
Deviren taraf kazanmış demektir.
Venezüella’da böyle oldu. Yukarıdan bir el gelip Maduro’yu aldı, götürdü, oyun bitti.
Halk, askerler, kaleler zarar görmedi. Vezir başa geçti.
Aynı durum İran’da mümkün mü?
O kadar kolay değil ama imkânsız demek de iddialı olur.
Bazı askerler ölecekse, onlar bayrağa sarılı tabutlarla ülkesine götürülecekse, İran’da kazılan mezarlar anlamsız hâle gelmez mi?
Beş bin mezar boşuna kazılmış olmaz mı?
Dedik ya, şu aşamada her cümle, her hareket, psikolojik savaş kapsamında. Maksat moral bozmak.
Yazının devamı için:https://www.yenisafak.com/yazarlar/mehmet-seker/aklin-yolu-cok-seritli-otoban-4793889































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.