• İstanbul 3 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 10 °C
  • Konya 4 °C
  • Sakarya 4 °C
  • Şanlıurfa 6 °C
  • Trabzon 18 °C
  • Gaziantep 3 °C
  • Bolu 2 °C
  • Bursa 5 °C

Mustafa Kutlu: Kavaklar ile kahveler

Mustafa Kutlu: Kavaklar ile kahveler

Aksaray Meydanı’ndan başlıyor kavak istilası. Kimden izin aldılarsa bazı dükkânlar, yaya kaldırımının ortasına sözüm ona XIX. asırda bahçe mimarisinde görülen o mahut fenerlerden dikmeye başladı. Hani Çelik Gülersoy bazı parklarımıza özel kalıplar döktürüp yaptırdı ya onlardan. Müessesenin önünü geceleri aydınlatacak ve bir hava basacak.

Kimileri de bu fenerler misali tutup kavak dikiyor dükkânın önüne. Yahu sen burayı ne bileyim Arapgir, Şebinkarahisar, Reşadiye Çarşısı mı sandın? Hadi esnafı geçelim. Ya okumuşlara ne demeli? Edebiyat Fakültesi öğretim üyeleri içinde kaç kişi var çevrelerinde bitip giden ağaçlara dikkat eden? Olur olmaz yere dikmişler kavakları, belli ki Niğdeli veya Tokatlı hademeler dikmiş bunları. Sonra da en olmayacak yerinden budamışlar. Haydaaa... Ağaç diye bir garabet çıkmış ortaya.

Derken, Marmara Kıraathanesi’nde “pasaj” oluverdi.

Eskiler, Beyazıt Meydanı’ndan tramvayların geçtiği günlerde o civar kahvelerini, bilhassa Küllük kahvesini çok anlatırlar. İşte zamanın yazar-çizerleri, öğretim görevlileri, hoşsohbet simaları gelirmiş. Ne güzel sohbetler olurmuş geceler boyu. Bu şöhretten olacak bir ara Marmara Kıraathanesi’nin yanındaki gençlerin devam ettiği açık hava kahvesine de “Küllük” adını takmışlardı.

Orası mutlaka bir “taklit” idi ama, Marmara “o sohbetler”in devam ettiği bir yerdi. Son dönemlerde Mükrimin Halil, Nuri Karahöyüklü, Ziya Nur, Erol Güngör vb. gibi hemen hepsi artık aramızdan çekilen simaların etrafında bir dinleyici halesi oluşmuştu. Marmara, kısa da olsa böyle bir dönemi yaşadı. Müzmin bekârlara, garibanlara, yarı filozof şairlere mekân oldu, yuva oldu. Civarda “mahalle” henüz yaşıyordu. Mahallenin ölümü ile Marmara da tarihe karıştı. Kahvenin renkli simalarından Hilmi Oflaz; “Ne söyleyen kaldı, ne dinleyen, elbette kapanacaktı” diye kısık gözlerinin ardındaki mahzun bakışları ile meseleyi özetliyor.

Marmara’nın kapanması ile olan “Marmaratör”lere oldu. Yuvasız kuşlar gibi etrafa dağıldılar. Bunlar kahvenin son sâlikleri idiler. Cadde üzerinde, herkese yakın bir mekân bulunamadı.

Ancak yine de Çınaraltı’nın varlığı içlerini ferahlatıyordu. Hiç olmazsa yazları.

Yazının devamı için:https://www.yenisafak.com/yazarlar/mustafa-kutlu/kavaklar-ile-kahveler-4785862

Bu haber toplam 72 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim