Babadan bir şey kalmadı. Hanım dahi öyle. İki çıplak bir hamama yakışırmış.
Oysa iyi bir talebe idim.
İlkokulu birincilikle bitirdim.
Başöğretmen bana bir dolmakalem takımı hediye etti. Pelikan. O zamanlar çok kıymetli idi bunlar, kullanmaya kıyamadım. Çekmecede duruyor. Ara sıra çıkarıp bakıyorum. Anam-babam, tüm mahalle benimle iftihar etmişti.
Aynı başarıyı ortaokulda da gösterdim. Bu defa bir saat verdiler. Omega. O da çok kıymetlidir. Kaybederim diye hiç takmadım. O da öyle, çekmecede dolmakalemin yanında duruyor.
Liseye başlayınca babam bana bir ikinci el bisiklet aldı. Yale marka. O yıllarda kimsede yoktu. Lise binası uzaktı. Yağmurda-çamurda gittim geldim. Arkadaşlar heveslenir, bir tur bineyim derdi. Yüzüm yumuşak verirdim. Çarpan oldu, kıran oldu, bisiklet hurdaya döndü. Ben ona da kıyamadım bodruma bıraktım, orada yatıyor. Yüksek tahsil yapamadım, babam ölmüş, zarurete düşmüştük. Hemen işe girdim. Tüm eşyalarımı, eşimi-çocuklarımı, işimi vesaireyi, ne bileyim ayakkabımı gömleğimi sayacak değilim. Zaten bir fukara küçük memurum. Ama şükür kimseye muhtaç olmadım. Geride pek bir şey bırakmadım. Şeftim. Müdür olamadım. Emeklilik geldi, ömür su gibi geçti. Toprağa bakıyorum gayrı.
Sultan Süleyman'a kalmayan dünya.
Hanım, hamamım, dükkânım, arsam, altınım, param, makamım, mevkiim olsa ne ki.
Bunlar da geride kalacak.
Cenab-ı Hak sağlıktan ayırmasın.
Bir şeye yanarım ki, o da çocuklarımın mürüvvetini göremem her halde. Biz geç evlendik. Daha küçükler.
'Bu ne ya! Yarın ölecekmişsin gibi konuşuyorsun.'
'Yarına çıkacağımızı kim garanti edebilir?'
'O da doğru ya!'
Benimle gelecek olan nedir?
Önce iman.
Amelim yoksa da, imanım çoktur.
Allah bir, peygamber hak.
Amentüye inanırım. Dilimle söyler, kalbimle tastik ederim.
Babam akşamcıydı. Namaz, niyaz arama. Anam zorla kaldırır Bayram Namazı'na gönderirdi.
Bana namaz surelerini rahmetli dedem öğretti. Mekânı cennet olsun. Dairedeki bir arkadaşım teşviki ile Cumalara gider oldum.
Orucumu tutarım. Tuhaf değil mi, memleketimizde hemen herkes oruç tutar ama beş vakit namaz kılan azdır.
Zekat için Diyanet'in fetvası yetişti. Memur zekat vermez, zekat alır. Bu iyi işte. Hele benim gibi cıbıl olanlar.
Bu babda Hacca gidecek takatimiz de yok. Bilerek gıybet etmemişsem de dedikoduya karışmışımdır. Zina, yetim hakkı, kul hakkı bana uzak. Bir kadının doğrudan bakamam. Eşimi dahi görücü usulü almışım.
Bana elini açan kim olursa olsun elli kuruş, bir lira bırakırım. Allah kabul etsin.
Kurban bu güne kadar nasip olmadı. Aybaşını zor getiriyorum kurbanı nerden alayım? Eşimin altınlarını da kooperatife girerken bozdurmuştuk.
Ben bir iyilik yapmadım mı hiç?
Yaptım.
Apartıman sakinleri başlangıçta itiraz etse dahi arka taraftaki boşluğa iki dut diktim. Büyüdüler. Şimdi tüm apartıman halkı dut zamanı silkeleyip yiyor. Budur. Başka yok. Kumar yok, içki yok. İman var, amel yok. Yüzüm kara.
Ebedi yurda giderken azığım az.
Cenab-ı Hakk'ın merhametine sığınıyorum.
Affımı diliyorum.
03.10.2012 Yeni Şafak
Mustafa Kutlu'dan: Benimle gelenler-geride kalanlar

Önce isterseniz 'geride kalanlar'dan başlayalım. Mesela bu ev. Bir arkadaşım teşviki ile kooperatife girdik, on yıl taksit ödedik, evimiz oldu. Bir on yıl daha geçti, harap oldu. Pencereleri pimapen yaptıramadık.
Bu haber toplam 519 defa okunmuştur
- Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON EKLENEN GALERİLER
Diğer Haberler
Tahran’da İstiklal Şairine Özel Programİran İslam Cumhuriyeti Ankara Kültür Müsteşarı Asghar Farsi, Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala’yı TYB Genel Merkezinde ziyaret etti.
İnsanlık tarihinin zulümle yazılmış sayfaları! Darbeler: Şahsiyetsiz bir zihnî kuraklık! 12 Eylül: Ruh kalesini yıkma teşebbüsü!Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesiyle ilgili görüş ve düşüncelerini kaleme aldı.
Hamdi Kılıç dualarla anıldıTürkiye Yazarlar Birliği üyesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun yıllar metin yazarlığını ve başdanışmanlığını üstlenen merhum gazeteci-yazar Hamdi Kılıç, vefatının sene-i devriyesinde düzenlenen programla anıldı.
Yazar Kemal Kelleci Hakk'a yürüdüAnadolu'nun Kur'an dervişi olarak bilinen yazar Kemal Kelleci, bir süredir tedavi gördüğü hastanede 92 yaşında hayatını kaybetti.- 14:41 - Efsane bir İslamcı: Kemal Kelleci
- 12:03 - Hece Taşları Şiir Dergisi'nin 139. Sayısı Yayımlandı
- 10:41 - Hüseyin Öztürk: Türkiye’nin maarif davası
- 10:07 - Yitiksöz Dergisi Ve Kolonyalizm
- 10:01 - Ömer Lekesiz: Görmenin edep ve bilgi düzeni
- 14:26 - Avlonyalı Ferid Paşa TYB Konya’da Konuşuldu
- 14:11 - Almanya: Çekirgenin Bu Son Sıçrayışı mı
- 12:39 - Tahran’da İstiklal Şairine Özel Program
- 12:00 - Hikmet kırıklarının bize hatırlattığı: Enformasyon çağında hakîkat yorgunluğu
- 11:44 - Üyelerimizi tanıtıyoruz: Barbaros İzzettin Geniş
- 11:42 - Ahmet Tâlib Çelen: Muallimin mesuliyetleri (1)
- 11:40 - Gökhan Özcan: Düşünce yere düşünce
- 11:39 - Vahdettin İnce: Giderayak dünyayı ateşe verecek Batı medeniyeti
- 11:37 - Okan Müderrisoğlu: Dijital tehditlerden çocuklarımızı koruyacağız
- 11:34 - Adnan Öksüz: Okullar bugün açılırken...
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim


























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.