• İstanbul 6 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 11 °C
  • Konya 7 °C
  • Sakarya 7 °C
  • Şanlıurfa 7 °C
  • Trabzon 15 °C
  • Gaziantep 6 °C
  • Bolu 6 °C
  • Bursa 8 °C

Göç

Göç
Çatı katındaki sandığı ilk kez açtığımda, on yedi yaşındaydım. Sandığın kapağını açar açmaz, yayılan naftalin kokusu tüm odayı sarmıştı. Annemle, ara ara sandığı açar içindeki eşyalara bakar, geçmişi yâd ederdik.

O gün İstanbul’dan misafirlerimiz gelecekti. Kuru yufkaları almak için çatı katına çıkmıştık. Sıcacık, mis gibi köy böreği yapacaktık. İki yanı iplerle tavana asılmış, tahtanın üzerinde, inci taneleri gibi üst üste dizilmiş, örtüyle kaplı kuru yufkalar bizi bekliyordu. Her misafire mutlaka kuru yufkadan börek yapardık. Kuru yufkalar imece usulü hazırlanırdı. Komşular bir araya gelir, hamuru açar, sacın kızgın ateşinde pişirir, sonra kuruyan yufkaları kış boyu saklarlardı. Bu yufkalar da tıpkı insanlar gibi dayanışmanın sıcaklığıyla çoğalırlardı.

Mübadele döneminde göç eden atalarımın, ardında bırakamayıp yanına alabileceği birkaç eşya ve kahverengi valiz sandığın yanı başında öylece duruyordu. Tarih kitaplarında okuduklarım değil, bizzat ailemin yaşanmış hikayesiydi onlar. Göz göze gelir gelmez, birden, istemsizce yıllar öncesine gittim.

1923 yılı, mübadele rüzgarlarının yürek burkan şiddetiyle estiği bir dönemdi. Kayalar kasabasında kök salmış ailemiz için, toprağa veda vakti yaklaşmıştı. Rumeli köyünde doğan dedem, çocukluğunun bir kısmını orada geçirmişti. Ailemiz için büyük bir değişimin ayak sesleri duyuluyordu. Artık göç vakti gelmişti…

Türk-Yunan Mübadele Sözleşmesi’nin ardından herkesin huzuru kaçmıştı. Evlerinden, akrabalarından, komşularından ayrı düşmüş; bilmedikleri diyarlarda, karahindiba çiçeğinin tohumları gibi vatanın her bir köşesine uçuşup dağılmaya ve yeniden yuva kurmaya başlamışlardı.

Devamı: https://edebifikir.com/hikaye/goc-2.html

Bu haber toplam 463 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Dijital işgal milli güvenlik sorunu10 Ocak 2026 Cumartesi 14:57
  • Bu Ülkeye Ankara'nın Başkent Olması Yakışıyor09 Ocak 2026 Cuma 12:03
  • Gülhane’de Anadolu Şiir Rüzgârı Esti05 Ocak 2026 Pazartesi 14:23
  • Efsaneden Gerçeğe: Aytmatov’un Düşünce Atlası24 Aralık 2025 Çarşamba 10:17
  • Afrika’nın Dirilişine Doğru15 Aralık 2025 Pazartesi 17:02
  • Niçin Evlenmeliyiz?11 Aralık 2025 Perşembe 15:44
  • Hece Dergisi'nin 348. Sayısı Yayımlandı (Aralık, 2025)04 Aralık 2025 Perşembe 13:03
  • Muhit, Kış Şiirleri Dosyasıyla Raflarda03 Aralık 2025 Çarşamba 11:27
  • Herkes Kontes: Bir Şairin Küçürek Öyküyle İmtihanı03 Aralık 2025 Çarşamba 11:21
  • Olağan Şiir'in 47. Sayısı Yayımlandı25 Kasım 2025 Salı 13:24
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim