Kimisi nişanlısı ile bir kahve içemediğini.
Kimisi eşi ile başbaşa görüşemediğini..
Kimisi gözaltında bir su bile verilmediğini anlatıyor da..
Kendilerine iddianamede isnat edilen suçlama ile ilgili, somut, iddia edilen eylemi boşa çıkaracak bir anlatımda bulunamıyorlar..
CHP medyası da, rüşvetle suçlanan isimlerin savunmalarından bir beraat çıkmayacağını anlamış olmalı ki, işin özüne ilişkin kısa cevapları vermek yerine, genel geçer sözlerle yapılmış yorumları manşetlerine taşıyorlar.
Ya da yolsuzluk dosyasında yaşanılanları, hiç görmüyor, duruşmada yaşanılanları haberleştirmiyorlar..
Üç günlük duruşma seyri, bana İhsan Aktaş’ın klasik taktiğini özetledi..
İlgili belediye başkanlarına verilecek rüşvetler, ailesi içinden mal alınabilecek kişiler var ise, onların satabilecekleri ürünleri, normal değerinin üzerinde satın alarak, normal bedelin üstünün rüşvet olarak kabul edilmesi esasına dayanıyor..
Beşiktaş Belediye Başkanı’nda bunu yapmış.
5 milyon TL’lik özel araç, 7 milyona satın alınmış..
Ceyhan Belediyesi’nde bunu yapmış..
Daire ve araç alımı yapılmış, değer yüksek gösterilmiş, müteahhitten belediye başkanı ailesine rüşvet amaçlı para aktarılmış..
Şu an farklı bir para aktarımı ortaya çıkmadı ama.
Seyhan Belediyesi’nde aile tümü ile avukat olduğu için, onlardan satın alınabilecek bir şey bulamamışlar, ona da nakit ödeme yapılmış..
Hiç kimse, hiç kimseye iftira etmesin.
Eyvallah.
İftiralara alet de olmayalım..
Buna da eyvallah.
Ama lütfen..
Yazının devamı için:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ali-karahasanoglu/650-milyonluk-satistan-baskanin-haberi-var-mi-yok-mu-51536.html?page=7































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.