Diğer yandan Gazze’yle ilgili ateşkes sürecinde güya ikinci aşamaya geçilmesine rağmen siyonist işgal rejiminin saldırıları ve ablukayı sürdürmesi karşısında söze gelir hiçbir girişimde bulunulmaması da büyük ölçüde dikkatlerden kaçıyor. Bu konudan bizim ayrıntılı söz etmemiz gerekiyor. Ancak bugünkü yazımızda daha çok arka planda kalan ve medya organlarının pek ilgilenmediği bir başka konuya projektörleri tutmak istiyoruz. O da Kudüs’ün izole edilmesi, her taraftan yahudi kuşatmasına alınması ve İslami kimliğinin değiştirilmesi için yürütülen faaliyetler ve projelerdir.
Bilindiği üzere Kudüs davası Filistin davasının ana merkezinde yer almaktadır ve İslam tarihinde büyük bir ehemmiyete sahiptir. Aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’de zikredilen peygamberlerden birçoğunun hayatıyla bir bağlantısı bulunmaktadır. O yüzden tarih boyunca tevhit mücadelesinin önemli bir merkezi olmuştur. Bu özelliklerinden dolayı aynı zamanda çok zengin bir kültürel ve İslami mirasa sahiptir.
Kudüs şehri üç katmandan oluşur. Birincisi surların içinde kalan kısımdır ki burası Eski Kudüs olarak isimlendirilmektedir. Mescidi Aksa külliyesi de bu kısımda yer alır. Başta Kıyamet Kilisesi olmak üzere hıristiyanlara ait önemli tarihi eserler de bu kısımdadır. Bu kısım yaklaşık 1 km2’lik yüzölçümüne sahiptir.
Etrafı surlarla çevrili olduğundan içine bazı kapılardan girilmektedir. O yüzden siyonist işgal güçleri bu kısma girişi kontrol altına almak, örneğin Cuma namazı için Mescidi Aksa’ya gitmek isteyenleri engellemek veya oraya ulaşmalarını zorlaştırmak istediklerinde bu kapılara çok sayıda asker ve polis yerleştiriyorlar.
Yazının devamı için:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-varol/kudus-kusatmaya-aliniyor-51535.html?page=3































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.