• İstanbul 5 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 11 °C
  • Konya 6 °C
  • Sakarya 6 °C
  • Şanlıurfa 7 °C
  • Trabzon 14 °C
  • Gaziantep 5 °C
  • Bolu 4 °C
  • Bursa 7 °C

Mahmut Bıyıklı İstanbul Edebiyat Akademisi’nin konuğu oldu

Mahmut Bıyıklı İstanbul Edebiyat Akademisi’nin konuğu oldu
Yazar Mahmut Bıyıklı, İstanbul Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen Edebiyat Akademisi’nin konuğu oldu. Bir milleti millet yapan en önemli değerlerden birinin edebiyat olduğunu belirten Bıyıklı şöyle konuştu:

“Edebiyat, bir milletin hafızasıdır. Kelimelerle kurduğumuz dünya, aslında gönlümüzde ve zihnimizde taşıdığımız büyük medeniyet tasavvurunun en berrak yansımalarından biridir. Milletler sadece savunma sanayisine yaptıkları yatırımlarla ayakta durmaz; diliyle, kelimeleriyle, şiiriyle, hikâyesiyle kültürüyle ayakta durur. 

Biz sözün gücüne inanan bir milletiz. Yahya Kemal’in dediği gibi, ‘İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar’; işte o hayali diri tutan da edebiyattır.”

Konuşmasının bir bölümünde kelimeye ruh veren derin bir edebiyat anlayışına değinen Bıyıklı, edebiyatın milletlerin iç dirilişini besleyen en güçlü kaynak olduğunu belirtti:

“Edebiyat, insana sadece güzel cümleler kurdurmaz; ona yeniden doğrulma gücü verir. Her kelimenin ardında bir hakikat arayışı, her mısrada bir diriliş çağrısı vardır. Bir millet kelimelerini kaybettiğinde aslında ruhunu kaybeder; kelimeleri dirildiğinde ise ruhu da dirilir.”

f0732a3a-ac57-43ab-98d6-69f173aecc78.jpeg

D. Mehmet Doğan ve Yavuz Bülent Bakiler gibi öncülerin verdiği kültürel mücadeleye de değinen Bıyıklı, Türk dilinin korunması ve müdafaasının tarihî bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak dil–edebiyat ilişkisine dair şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türk dili bizim manevi yurdumuzdur. Topraklar işgal edilse bile dil korunursa o millet yine ayağa kalkar. Bu yüzden dili korumak sadece bir kültür görevi değil; bir var oluş mücadelesidir. Edebiyat da bu mücadelenin en güçlü cephesidir. Dilin sınırlarını genişleten, kelimelere yeniden ruh üfleyen, unuttuğumuz kavramları gündeme taşıyan hep edebiyattır. Ne yazık ki dilin bozulması önce düşüncenin zayıflamasına, ardından kimliğin kaybına yol açar. 

Bu sebeple Türkçeyi korumak hem mazimize hem istikbalimize sahip çıkmaktır. Bir millet, dili kadar yaşar; dili kadar özgür, dili kadar güçlüdür.”

Yoğun ilgi gören program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Bu haber toplam 547 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Dijital işgal milli güvenlik sorunu10 Ocak 2026 Cumartesi 14:57
  • Bu Ülkeye Ankara'nın Başkent Olması Yakışıyor09 Ocak 2026 Cuma 12:03
  • Gülhane’de Anadolu Şiir Rüzgârı Esti05 Ocak 2026 Pazartesi 14:23
  • Efsaneden Gerçeğe: Aytmatov’un Düşünce Atlası24 Aralık 2025 Çarşamba 10:17
  • Afrika’nın Dirilişine Doğru15 Aralık 2025 Pazartesi 17:02
  • Niçin Evlenmeliyiz?11 Aralık 2025 Perşembe 15:44
  • Hece Dergisi'nin 348. Sayısı Yayımlandı (Aralık, 2025)04 Aralık 2025 Perşembe 13:03
  • Muhit, Kış Şiirleri Dosyasıyla Raflarda03 Aralık 2025 Çarşamba 11:27
  • Herkes Kontes: Bir Şairin Küçürek Öyküyle İmtihanı03 Aralık 2025 Çarşamba 11:21
  • Olağan Şiir'in 47. Sayısı Yayımlandı25 Kasım 2025 Salı 13:24
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim