• İstanbul 25 °C
  • Ankara 14 °C

Mehmed Âkif ve İstiklâl Marşı için 10 bilgi şöleni

Mehmed Âkif ve İstiklâl Marşı için 10 bilgi şöleni

Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı Mehmed Âkif Ersoy Araştırmaları Merkezi, büyük şairimiz Mehmed Âkif’in hatırasını yaşatmak ve İstiklâl Marşı’mızın millî mutabakat metni olarak değerini hatırlatmak için 2006 yılında ilk bilgi şölenini yaptı: Mehmed Âkif, Türkiye’de Modernleşme ve Gençlik.

2006’da başlatılan bilgi şölenlerinin 10.su geçen sene İstiklâl Marşı’nın 100. Yıldönümü vesilesiyle TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un himayesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi ile müştereken yapıldı. 10. şölenin kitabının basılmasıyla 4 bin sayfalık bir külliyat ortaya çıktı. Yüzlerce ilim, fikir ve edebiyat adamının emeği ile bir Mehmed Âkif ve İstiklâl Marşı kütüphanesi meydana getirildi.

İşte 10 bilgi şöleninin 15 yıllık hikâyesi…

İlk şölen için resmî kurumlardan (valilikler ve üniversiteler) cevap dahi alınamadı!

Yıl 2006, Mehmed Âkif’in vefatının 70., İstiklâl Marşı’nın kabulünün 85. yılı... Bin yıl süreceği iddia edilen 28 Şubat’ın 10. senesindeyiz. 2002’de hükûmet değişmekle beraber 28 Şubat havası devam ettiriliyor. Bütün valiliklere, belediyelere ve üniversite rektörlerine yazılı olarak müracaat ediyoruz. Yazı­larda bu yıl dolayısıyla yapılacak faaliyetlerin önemi belirtiliyor ve TYB’nin gerekli desteği sağlayacağı ifade ediliyor.

Bu yazılara bir tek vali ve rektör cevap vermiyor/veremiyor!

Mehmed Âkif yılı dolayısıyla hazırlanan programda yer alan faaliyetleri resmî kurumların ve gönüllü kuruluşların benimsemesi, uygulaması için ciddi gayret sarf ediyoruz. Bunların bir kısmından sonuç alınıyor, PTT iki adet pul tedavüle sokuyor, Millî Eğitim Bakanlığı üç dalda ilk ve ortaöğretim öğrenci­leri arasında yarışma açıyor, bazı belediyeler ve gönüllü kuruluşlar, paneller, konferanslar tertipliyorlar, bazı dergiler özel sayılar yayımlıyor.

En ağırlıklı faaliyet olarak gördüğümüz bilgi şölenine hiçbir kuruluş sa­hip çıkmıyor. Üniversitelerden birinin, öncelikle de bir zamanlar ders verdi­ği İstanbul Üniversitesinin böyle bir faaliyeti üstlenmesini bekliyoruz. Fakat üniversitelerin durumu malum. Türkiye’de yükseköğretim sadece bilimin dı­şına düşmemişti, milletin hassasiyetlerinin de dışında kalmıştı. Nitekim hiç­bir üniversite, Mehmed Âkif yılı ile ilgili olarak gönderdiğimiz yazılara cevap vermemişti, değil ki böyle bir faaliyeti üstlensin. Türkiye Yazarlar Birliğinin kıt maddi imkânları ile böylesine masraflı bir faaliyeti yürütmesi mümkün değil­di. Bu durumda, Bilgi Şölenini en fazla benimseme ihtimali olan kurumlarla temas kurulmaya çalışıldı.

Mehmed Âkif’e en fazla sahip çıkacak resmî kurumun Diyanet İşleri Başkanlığı olabileceği kanaati vardı. Nitekim, Diyanet İşleri Başkanı ziyaret edildiğinde, Mehmed Âkif’le ilgili böyle bir faaliyete Başkanın sahip çıkma eğilimi açıkça hissediliyordu. Başkan, kendisinin mütevelli heyet başkanı ol­duğu Diyanet Vakfının bu işi yapabileceğini, yapmasının doğru olacağını dü­şünüyordu. Bizim Vakfa resmen müracaat etmemiz hâlinde, sonuç alınmasına yardımcı olacağını ifade ediyordu.

Bunun üzerine, Diyanet Vakfına müracaat edildi. Müracaat, mahiyeti iti­barıyla Türkiye Yazarlar Birliğinin destek talep edip, bir program icra etme­si şeklinde değildi. Aksine, Bilgi Şöleninin çerçevesi çizilerek bizzat Diyanet Vakfı tarafından icra edilmesi teklif ediliyordu. Diyanet Vakfı, böyle faaliyet­lerle ilgilenmediğini, asıl sahasına giren işlere öncelik tanıdığını belirten bir ret cevabı verdi! Sonuç bizim için şaşırtıcıydı. Diyanet camiasında, yıllarca vaazda, hutbede Mehmed Âkif’in şiirlerinin okunmadığı, fikirleri dayanak ya­pılarak konuşulmadığı gün yoktu. Eğer böyle konuşmalar için telif ödenmek gerekseydi, Diyanet camiasının Âkif’e borcu kolay kolay hesaplanamazdı bile...

Diyanet Vakfının olumsuz cevabı üzerine başka arayışlara girildi. An­kara’daki gönüllü kuruluşlar bir araya getirildi. Bir yıl önce, tuhaf bir İstiklâl Marşı yıl dönümü kutlaması yapmaya teşebbüs eden Ankara Ticaret Odasının temsilcisi de toplantıya katılmıştı. Bu fırsat bilinip, geçen seneki nakıs teşeb­büsün bu sene telafisi için harekete geçildi. Bunun için, ATO’nun şovcu ve medyatik başkanı ile bizzat görüşüldü. Konuya yaklaşımı sıcaktı. Toplantının masrafları, ATO tarafından karşılanacaktı ve Ticaret Odasının salonlarında gerçekleştirilecekti. Projenin bu şekilde yürütüleceği basına da duyuruldu. Fa­kat, bir süre sonra ATO böyle bir faaliyeti bütünüyle yapacak kaynak ayıramayacağını bildirdi.

Bu ret cevabıyla konuyu tekrar gönüllü kuruluşların gündemine taşımak mecburiyeti ile karşı karşıya kalındı. Toplantıya gönüllü kuruluşlar yanında, bazı resmî kurumlar (Kültür Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı gibi) ve Anka­ra’daki belediyeler de davet edilmişti. Konu bu toplantıda gündeme getirildi. Türkiye Yazarlar Birliği, ayrıntılı bir proje hazırlamıştı. Yüz elli kadar ilim ada­mı ve yazara başvurulmuş, Mehmed Âkif üzerine çalışan, yazı yazan şahısların neredeyse tamamı ile görüşülmüştü. Ancak 25 tanesi olumlu cevap vermişti. Bu 25 katılımcının, isimleri, tebliğ konuları tespit edilmiş, iki günlük program aşağı yukarı ortaya çıkarılmıştı.

Gönüllü kuruluşların istişare toplantısında TYB’nin yaklaşımı şöyle or­taya konuldu: Bu faaliyeti üstlenecek kurum varsa, TYB onlara yardıma ha­zırdır. Yoksa, kendi imkânlarıyla gerçekleştirmesi mümkün olamayacağı için, Bilgi Şöleninden vazgeçilecekti. Tabii böyle bir faaliyetin yapılmasını en çok Yazarlar Birliği istiyordu, eğer gönüllü kuruluşlar imkânlarını seferber eder­lerse, faaliyet yapılırdı. Yapılamasa da TYB yapacağını yapmıştı, proje diğer gerçekleştirilemeyen faaliyetler meyanında kalırdı...

Böyle bir faaliyetin gerçekleştirilebilmesi için ilk kararlı ses Polatlı Be­lediyesinden geldi. Polatlı Belediyesinin temsilcisi, toplantıyı kısa süreliğine terk edip başkanını aramış; Polatlı Belediye Başkanı Yakup Çelik de ona yetki vermişti. Polatlı Belediyesi, bu faaliyetin gerçekleştirilmesi için üzerine düşeni yapmaya hazırdı. Ankara Büyükşehir ve merkez ilçe belediyeleri varken, Po­latlı Belediyesinin işe sahip çıkması, şaşırtıcı olmakla birlikte, göz yaşartıcı idi. Diğer kuruluşların temsilcileri, başkanlarıyla, yönetimleriyle görüşerek cevap vereceklerdi. O günkü toplantının bir farklı tarafı da böyle bir toplantı yapıl­dığından haberdar olan duyarlı bir milletvekilinin katılması idi. Eski Tarım Bakanı Prof. Dr. Sami Güçlü bu faaliyetin gerçekleşebilmesi için gerekli teşeb­büsleri yapacaktı.

Ertesi günlerde, gönüllü kuruluşların yöneticileri ile görüşülmeye baş­landı. Eğitim-Bir-Sen, Memur-Sen, MÜSİAD Ankara Şubesi, Sağlık-İş böyle bir faaliyete güçleri nispetinde destek vereceklerini belirttiler. Bu mutabakat üzerine afiş, davetiye ve program baskıya verildi. Salon tutmak için harekete geçildi. Ankara’nın merkezinde zaten kıt olan salonlar doluydu, Kocatepe Di­yanet Vakfı salonu müstesna...O salon da bin türlü bürokrasi ve naz-ü istiğna ile tutuldu. Bir salon için yüksek sayılacak bir meblağ ödenerek... Katılımcı kuruluşlar listesine, sonradan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) da katıldı. Bu hususta Sami Güçlü Bey’in desteği etkili oldu.

Netice olarak, ülkenin millî marşını yazmış, hem de bu marş Anayasa’da değişmez, değiştirilemezler arasında sayılmış bir büyük şahsiyet, resmî destek olmaksızın, gönüllü kuruluşların el ve güç birliği ile şanına layık bir bilgi şö­leni ile anılmıştı. Belki de Mehmed Âkif gibi, “sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecektir” diyen bir karakter abidesine bu yakışırdı.

Toplantıya katılan, tebliğ sunan yazar ve ilim adamlarının metinleri otu­rumlardaki sıraya göre bir kitapta toplandı. Bu bilgi şöleni bir başlangıç oldu. TYB sonraki yıllarda Mehmed Âkif’le ilgili 9 bilgi şöleni yaptı, hepsinin kita­bını yayımladı. Büyük şairimizle ilgili binlerce sayfalık bir külliyat oluşturuldu.

Dokuzuncu şölenimiz, 2016’da, Mehmed Âkif’in vefatının 80. yılında ya­pılmıştı.

İstiklâl Marşı’nın 100. yılının hakkıyla anılması için Türkiye Yazarlar Bir­liği, 2020 yılı başlarında harekete geçti. 2021’in İstiklâl Marşı yılı olarak ilanı ilk hedefti. Bunun için kapsamlı bir program hazırlandı ve resmî kurumlar nezdinde teşebbüse geçildi. Cumhurbaşkanlığına, Meclis Başkanlığına müra­caat edildi. Bir taraftan bütün dünyayı kasıp kavuran salgın, öte taraftan Tür­kiye’nin yoğun dış ve iç gündemi böyle bir teşebbüsü akim bırakabilirdi. Bu durumda dahi Türkiye Yazarlar Birliği kendi imkânlarıyla İstiklâl Marşı’nın 100. yılını yâd edecekti.

2020’nin son günlerinde TBMM 2021’i İstiklâl Marşı Yılı olarak ilan etti. İstiklâl Marşı Yılı üzerinde Mecliste bulunan bütün partiler ittifak etmişti. Bu vesile ile Başkan Mustafa Şentop’u ziyaretimizde, büyük bilgi şöleninin Meclis çatısı altında yapılması teklif edildi, biz de memnuniyetle kabul ettik. Türkiye Büyük Millet Meclisi 100 yıl sonra, 12 Mart 2021’de İstiklâl Marşı şairini Mec­liste andı. Bunun neredeyse yüz yıllık bir hasret olduğunu söyleyebiliriz.

Onuncu bilgi şölenimiz ilim, fikir ve edebiyat alanlarından 47 kişilik bir katılımla gerçekleştirildi. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz bilgi şölenlerinin en kapsamlısı 5 günde tamamlandı. (D. Mehmet Dogan’ın 10. Şöleni açış konuşmasından).

  16654-001.jpg

Bu haber toplam 264 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim