• İstanbul 5 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 11 °C
  • Konya 6 °C
  • Sakarya 6 °C
  • Şanlıurfa 7 °C
  • Trabzon 14 °C
  • Gaziantep 5 °C
  • Bolu 4 °C
  • Bursa 7 °C

Mülki bekadan gelmişim, fani cihanı neylerim

Mülki bekadan gelmişim, fani cihanı neylerim

Çocukken baktığımız andan itibarendir hatıralar. Hatıralar kişiye özel hafıza odasıdır. Yaşanır, bakılır ve yazılır. İşte yeni bir hatıra kitabı. Şair, yazar Ali Büyükçapar’ın Edebiyat Ortamı Yayınlarından çıkan Mülk-î Bekâ adlı kitap bir şairin çocukluğundan beri baktığı hatıraları okurla buluşturuyor.

İsmail Karakurt

Ahmet Muhip Dıranas, hani o tarifsiz güzellikteki dizesinde, geçmişte kalan güzel günler için “Hatırada kalan şey değişmez zamanla” diyor ya, sanki bu dize her insanın, yeryüzündeki yolculuğunu özetler niteliktedir. Kaç yıl yaşadıysan; unutulanlar değişmeyenler, hatırlananlar ve yok olanlar da dahil, o kadarsın. Geçmiş günleri gönlümüzce hatırlasak bile hiç kimse geçmişi o günlerdeki gibi anlatamaz. Çünkü “Geçmiş sabit değildir; hafızaya ne aynı çizgilerle ne de aynı ışıkla gelir.”

Ömür geçer, hatıralar hafızada kalır. Hafızada kalanlarsa ya kişinin ölümüyle bilinmeze gömülür ya ölümsüzlüğün ipinden tutmak için yazılır. Hatıra yazmak, unutuluşa yazgılı bazı zamanların önünü kesmektir. Başka bir deyişle yılkı atları gibidir hatıralar, bazıları baharı bir daha hiç göremez. Bahara çıkanlardan bazılarıysa yakalayabildiğimiz yılkı atlarından başkası değildir. Bir hatıra kitabını okurken şair Louise Glück’in o kült dizelerini hatırlamamak elbette olmaz: “Dünyaya bir kez çocukken bakarız/ Gerisi hatıradır.”

Çocukken baktığımız andan itibarendir hatıralar. Hatıralar kişiye özel hafıza odasıdır. Yaşanır, bakılır ve yazılır. İşte yeni bir hatıra kitabı. Şair, yazar Ali Büyükçapar’ın Edebiyat Ortamı Yayınlarından çıkan ve sıcağı sıcağına okuduğum Mülk-î Bekâ (Hatıralar). Bir şairin dünyaya çocukken ve çocukluğundan beri baktığı hatıralarıdır. Kitap, adını Yunus Emre’nin bir nutkundaki “Mülk-i bekâdan gelmişim fânî cihânı neylerim” dizesindeki söz öbeğinden alıyor. Dizedeki “beka” ve “fani” sözcükleri bile yazarın muradını anlamamıza yetiyor. Hayatta tesadüf diye bir şey yoktur, her şey yerli yerinde ve yazgımızda. Milk-i bekâ dediğimiz yaşanmışlıklardır ya da hafızada/ hayatta var olduğunu hissettiklerimiz. Yazarın sadece kendisi yok kitapta, bir şehrin insanları, mahalleleri, sokakları, dağları, suları, acıları ve sevinçleriyle hafızası da var.

Yazının devamı için:https://www.yenisafak.com/hayat/mulki-bekadan-gelmisim-fani-cihani-neylerim-4748662

Bu haber toplam 496 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Dijital işgal milli güvenlik sorunu10 Ocak 2026 Cumartesi 14:57
  • Bu Ülkeye Ankara'nın Başkent Olması Yakışıyor09 Ocak 2026 Cuma 12:03
  • Gülhane’de Anadolu Şiir Rüzgârı Esti05 Ocak 2026 Pazartesi 14:23
  • Efsaneden Gerçeğe: Aytmatov’un Düşünce Atlası24 Aralık 2025 Çarşamba 10:17
  • Afrika’nın Dirilişine Doğru15 Aralık 2025 Pazartesi 17:02
  • Niçin Evlenmeliyiz?11 Aralık 2025 Perşembe 15:44
  • Hece Dergisi'nin 348. Sayısı Yayımlandı (Aralık, 2025)04 Aralık 2025 Perşembe 13:03
  • Muhit, Kış Şiirleri Dosyasıyla Raflarda03 Aralık 2025 Çarşamba 11:27
  • Herkes Kontes: Bir Şairin Küçürek Öyküyle İmtihanı03 Aralık 2025 Çarşamba 11:21
  • Olağan Şiir'in 47. Sayısı Yayımlandı25 Kasım 2025 Salı 13:24
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim