Trump’ın tehditlerinin gerekçesi ise İran’da, özellikle ekonomik sorunlar yüzünden patlak veren hadiseler karşısında bu ülkedeki yönetimin izlediği tutum. ABD ve onunla aynı safta duran ülkeler aslında bu olayı İran’a yönelik siyasi baskıların ve onu bir şeylere razı etmek için zorlamanın da aracı olarak kullanmaya çalışıyorlar. Gerçekte İran halkının siyasi ve insani haklarını değil kendi çıkarlarını önceleyen tutumlarıyla güya İran’ın evini düzenlemek istediklerini ileri sürüyorlar. Ama diğer tarafta kendi evlerinin de karışık olduğu gerçeğini dünya kamuoyundan gizlemeye çalışıyorlar.
ABD’de son dönemde yaşanan hadiseler her ne kadar medyayı bir nebze meşgul ediyorsa da yeterince öne çıkarıldığını, özellikle de olayların ülkedeki siyasi otoritenin gayri insani politikalarını sorgulayıcı nitelikte tahlil edildiğini söylememiz zor.
Gerçi ABD yönetiminin, göçmen unsurlara yönelik ayrımcı ve baskıcı politikalarının olayların patlak vermesindeki rolü, Amerikan polisinin sorumsuz tutumu, görünüşte vatandaşını çok önemsediği ileri sürülen ABD yönetiminin aslında siyasi ve stratejik hesapları için kendi vatandaşını da son derece değersizleştirdiği gerçeğini gündeme getiren ve olaylara bu çerçevede yaklaşan yorumlar da tümüyle yok değil. Bazı insaflı ve olayları olduğu gibi görme duyarlılığına sahip yorumcuların bu noktalara da temas ettiklerini söyleyebiliriz.
Yazının devamı için: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-varol/kendi-evi-karisik-trumpin-irani-duzenleme-iddiasi-51527.html?page=2































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.