Ancak, Kur’an’ın inzalinin başladığı ve önceki ümmetlere farz kılınan orucun Peygamber Aleyhisselam’ın -mensubu bulunduğumuz- ümmetine de farz kılındığı ay olarak Ramazan’ın mana ve ibadet esasında hiçbir değişikliğe uğramamakla birlikte, yaşanmasının belli kültürel etkilerle bölgeden bölgeye farklılaştığını, buna göre sabit bulunan ilk maksadının da yine zaman içinde ona has olarak eğitim, toplu zikir, eğlence… vb. faaliyetleri yüklendiğini söylediğimizde söz konusu itirazlar umarım biraz geriye çekilecektir.
Hayır hayır Direklerarası’nın ortaoyunlarından, meddah gösterilerinden, gölge oyunlarından… söz etmeyeceğim gibi, kandiller yakmadan, fener alaylarından, iftariyelerden, arife çiçeklerinden… de söz etmeyeceğim. Yukarıda zikrettiğimi yeni “faaliyetler yüklenme” esasında maksadımı son derece pratik ve güncel bir örnek üzerinden ileteceğim.
Albayrak Medya’nın hatırlı kuruluşlarından biri olan TVNET, yakın geçmişte üç Ramazan programını Kudüs’te (2016), Endülüs’te (2019), Semerkant’ta (2022) yaptı.
Bu programlarla, zikredilen şehir ya da beldelerde Ramazan ayının nasıl yaşandığı da ekrana aktarılmakla birlikte, asıl her bir mekanın İslam ümmetinin tarihindeki yerinin günümüz Müslümanlarına anlatılması hedeflendi. Böylece TVNET’in bu üç programı Ramazan merkezli olarak coğrafi ve tarihi bilgiye ya da eğitime dönüştürüldü.
Bu eğitim, Yahudilerin ağır işgal ve kuşatmaları nedeniyle Kudüs’te değilse de Endülüs ve Semerkant Ramazan Programı’nda, bölgedeki belli başlı coğrafi ve tarihi mekanlarla, hayat mühürlerini buralara vurarak ahirete göçen sahabe, han, alim, mütefekkir ve mutasavvıfların mâmurelerinden, medreselerinden, merkatlarından, makamlarından, türbe ve kabirlerinden alınan kısa görüntülerle ve buralara / bu şahsiyetlere dair özlü sohbetlerle daha da zenginleştirildi.
Yazının devamı için:https://www.yenisafak.com/yazarlar/omer-lekesiz/tac-mahalde-bir-ramazan-programi-yapmak-4792422































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.