Bunların her birini, sadece yazılı olarak değil, görsel olarak da kamuoyunun bilme hakkı olduğunu düşünüyorum..
Bu çerçevede, prensip olarak, duruşmaların canlı olarak yayınlanmasının önünü açacak bir düzenleme yapılması fikrine ben de katıldığımı belirtmiştim..
Yine de, bu düzenlemenin gecikmeli de olsa yapılıp, bundan sonraki süreçlerde canlı yayın yapılmasının doğru olacağı kanaatimi belirtiyorum..
Ama şu veya bu sebeple, bu düzenleme henüz yapılmadığı aşamada..
Mevcut kanuna aykırı davrananlar için savcılığın “soruşturma açılmıştır” açıklaması, istismar ediliyor.
Sanki duruşmalarda gösterilmesi istenmeyen olaylar yaşanıyormuş, savcılık da bunun için soruşturma açmış gibi algı yapıyorlar..
Buyrun, bizler “adil şahitler” olarak.
Duruşmalarda yaşananları aktaralım.
“Hayır, yalan söylüyorsunuz, o anlattığınız olay, aslında şöyle gerçekleşti” diyenlere, köşemizi açacağımız taahhütünde de bulunarak, ilk iki günün değerlendirmesini yapalım..
Adanalıların bir ayrıcalığı var. Zeydan Karalar da onu ifade ediyor.
Aslında bu sözden bile, suça, suç niteliğinde kanuna aykırılıklara ne kadar meyyal olduklarını itiraf ediyorlar ama..
Tahminlerle, şahsi değerlendirmelerle vakit geçirmeyelim.
Sadede gelelim.
Yazının devamı için:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ali-karahasanoglu/babam-ihale-alana-daire-satmis-arac-satmis-ne-var-bunda-51528.html?page=6































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.