• İstanbul 22 °C
  • Ankara 19 °C

Benzerinizi, yâni dostunuzu bulun

Ahmet Doğan İLBEY

Çok zaman benzeriyle yaşar insan. Haydut haydudu, derviş dervişi bulur. Mümin müminle, ehli- küfür ehl-i küfürle yoldaş olur.

Hikmet sahipleri boşuna dememiş: “Her kuş kendi cinsi ile uçtuğu gibi, her insan da kendi benzeri ile ünsiyet eder.”                                                                                                           

Aynı mânalar dünyasının arayıcıları birbirinin benzeridir, yâni aynı fikri, aynı dili, aynı meşrebi taşıyandır. Aynı yolda oluşlarını idrak eden benzerler birbirini yarı yolda bırakmazlar. Bâtıl veya Hak olan yollarında huy ve arzuları bir olan benzerliğiyle coşkunca yürürler ve işlerini bin miligramlık vecdle tastamam yaparlar.                                                                                                               

Benzerlerin gücü, yoldaşlıklarındaki uyumdan ve aynı yolun yolcusu oluşlarından gelir. Bundandır ki “hünerlerinin yasasına” uyanlar ve yürüdükleri yolda sektirmeden yürüyenler benzerlerini bulanlardır.                                            

Tarihin bütün zamanlarında ulvî istikâmette inkılâp yapanlar, kalplere şifa ve dimağlara fikir verenler benzerlerini, yâni dostlarını arayıp bulanlardır. Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâma ilk vahiy geldiğinde ve mağaraya ilk duhul ettiğinde yanında risaleten değil ama gönül ve inanç cihetiyle benzeri, yâni dostu Hz. Ebubekir vardı. Yûnus daha ham iken gönlünün benzeri Tapduk Emre’yi buldu, Yûnus Emre oldu. Üstad Necip Fâzıl a’raf’tan kurtulup sırat-ı müstakim üzere meydana çıktığında yaptığı ilk iş inancı ve fikrince benzerlerini bulmasıydı. Bu, mürşidi Abdülhâkim Arvasî hazretleriydi, Osman Yüksel Serdengeçti’ydi. Kemalist devlete meydan okumaya başladığında yanında benzerleri vardı, başkaları yoktu.                                                                     

Hayatın anlam bilgisini arayan kendi benzerini bulsun                  

Hayatın anlam bilgisini her dem hemhâl olduğunuz benzerinizde, yâni dostunuzda arayın. Hayatın anlam bilgisini arayanlar, Hasan-ı Basri Hz.lerinin dostu ve talebesi Mâlik bin Dinar hazretlerinin sözü üstüne tâlim etmeli:                                             

On kişi arasında iki kişi anlaşırsa, bunlarda birbirinin vasıflarından vardır. İnsanlar kuşlara benzerler. Havada uçan kuşlar, aralarında benzerlik bulunmayan kuşlarla buluşup anlaşamadıkları gibi, insanlar da aralarında benzerlik olmayanlarla anlaşamazlar. Vasıflarında benzerlik olmadığı hâlde, bir zaman arkadaşlık edenler, mutlaka neticede ayrılırlar… (İhyâu Ulum'd–dîn, cilt:2)       

“İki benzer arasında bir câzibe vardır”                                   

Hazret-i Peygamber Efendimiz her kulun kendi cinsini, yâni benzerini bulacağını buyurmuşlar: “Ruhlar, bölüklere ayrılan askerler gibidir. Ruhlar âleminde birbirleriyle tanışmış olanlar, dünyada da yekdiğeriyle uyuşurlar...”    İmam-ı Gazâlî, “İhyâu Ulûmid-dîn” (cilt:2) kitabında meşrep ve mâna bakımından birbirine benzer iki insan arasında bir câzibe vardır diyor ve benzerini bulmak için yola çıkanları şu hikmetli sözüyle uyarıyor: “Bir şey 'e benzeyen tab'an ona meyleder. Bâtınî benzerliklerin hem gizli hem de beşer idrakinin kavrayamayacağı ince tarafları vardır. Ağaçlar birbirine uymadığı gibi, insanlar da ayrı ayrıdır. Birbirine benzemezler.”                                                                               

Bu hikmetli sözün devamı, modern insan bilimi ve psikolojinin ulaşamayacağı derinliktedir. İnsanların yalnızca dost olmayı değil, insanlığını kaybettiği modern zamanlarda kendi benzerini arayanlar Gazâlî’nin sözü üstüne çok düşünmelidir:                                                                                                                 

Bir mecliste yüz münâfık ve bir mümin bulunsa, o meclise sonradan gelen mümin müminin yanına; bir mecliste yüz mümin ve bir münâfık bulunsa, oraya gelen münâfık münâfıkın yanına oturur.(.a.g.e.)                                               

Kendiniz neyse benzeriniz de odur                                               

Hayatı her dem inşirah ve sürur bularak yaşayanlar benzerlerini bulmuş olanlardır. Benzeri, yâni dostu olmadan hayat sürenler yaşadığını sanan ahmaklardır. Fikrini ve gönlünü âbâd etmek isteyen Refik Hüzünkâr diye biri vardı, Fikir ve Gönül Dükkânı’nda benzerlerine karıştı, şifayab oldu.                                                                                                                                 

Sözün özü, kendiniz neyse benzeriniz de odur.  Gönlünüz, fikriniz ve meşrebiniz üzere yaşamak istiyorsanız benzerinizi bulun önce. (ilbeyali@hotmail.com)

Bu yazı toplam 57 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim