• İstanbul 16 °C
  • Ankara 17 °C

D. Mehmet Doğan'ın Anadolu Mektebi Dergisinin Kitap Anketine Cevapları:

D. Mehmet Doğan'ın Anadolu Mektebi Dergisinin Kitap Anketine Cevapları:
  1. Kendi paranızla satın aldığınız ilk kitap?

İlk aldığım kitabı hatırlamıyorum. Muhtemelen o zamanın çocuk kitaplarından biridir. Fakat ilk okulda haftalık bir çocuk dergisini takip ettiğimi hatırlıyorum: Çocuk Haftası. Galiba cuma günleri çıkardı ve ben o günü iple çeker, erkenden gazete büfesinin yolunu tutardım. Bir çocuk dergisinde bulunması gereken birçok şey vardı bu süreli yayında. Terbiyevî yazılar, şiirler, çizgi romanlar, Kemalettin Tuğcu’nun acıklı hikâyeleri… Bu dergiyi Sadık Övet diye bir öğretmenin çıkardığı aklımda kalmıştı. Bir tesadüf, 1988-89’da TRT’ye Mimar Sinan dramatik belgeselini çekerken Kanunî Süleyman rolünü de Yeşilçam’ın meşhur jönlerinden Engin Çağlar oynuyordu. Sohbet sırasında sette işi bitince Cağaloğlu’na gideceğini söyledi. Bizim de yolumuz orayaydı, meğer Engin Çağlar, tabii takma isim, Sadık Övet’in oğlu değil miymiş? Babasının yayınevi ona kalmış. Arada bir gidermiş.

Artık çocuk kitapları okuyucusu olmaktan çıktığım zaman aldığım iki kitapları hatırlıyorum: Peyami Safa’nın Dokuzuncu Hariciye koğuşu ve Ârif Nihat Asya’nın Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor.

  1. Size hediye edilen ilk kitap? Kim hediye etmişti?

Vallahi, dişe dokunur bir şey olmamalı ki, hatırlayamıyorum! Bana sonraki yıllarda en güzel kitapları Ali Birinci hediye etmiştir. Bunlar aynı zamanda zor ele geçirilir cinsten kitaplardır.

  1. Siz en son kime kitap hediye ettiniz?

Meslek icabı çok kitap hediye ederim. Yeni yayınlanmış kitaplarımı eşe dosta, ilgililere imzalar, hediye ederim. Sözlüğün yeni baskısında bunu yapamadım. İki sebeple, birincisi kitabın salgın döneminin başında çıkması, dolayısıyla evlerimizden kıpırdayamaz olmamızdan. İkincisi de iki cilt hacimli bir kitap olduğu için yüksek maliyeti…Eylül ayında Türkçenin Cenaze Töreni kitabımız çıktı. Sözlüğün acısını bu kitapla çıkardım diyebilirim.

  1. Yanınızda veya çantanızda bir kitabın bulunmamasının eksikliğini hisseder misiniz?

Çantamdan kitap eksik olmaz. Bazı kitapları belediye otobüsünde veya metroda okumuşumdur. Eğer çantamda kitap yoksa, mutlaka birisine vermişimdir veya birisi almıştır!

  1. Kitabın kokusunu hisseder misiniz?

Kitap kokusu olmayan mekânlarda çok fazla kalamam. Lise yıllarında Ankara İl Halk Kütüphanesi, Üniversite ve sonrasında esas mekânım Milli Kütüphane idi. Evimde kütüphane, işimde kütüphane, arabamda kitap hep olur.

  1. Hangi eserin ya da yazarın dünyasında yaşamayı hayal edersiniz?

Evliya Çelebi’nin çok zengin bir dünyası var. Coğrafi anlamda değil sadece, her bakımdan zengin bir dünya. Evliya Çelebi başlı başına bir âlem, onun dünyasında olmak isterdim.

  1. Ne zaman ve nerede okumak sizi mutlu eder?

Okumak her yerde mutluluk verir. En olmadık yerlerde bilhassa! Kulağımın dibinde top atılsa, kitap okurken dikkatim dağılmaz. Okumak bazen kitaba kaçmaktır. Böyle zamanlarda kitap demir atılabilecek en güzel limandır.

  1. Adını çok beğendiğiniz kitap?

Tek Kelimelik Sözlük! Ali Ural’ın kitabı.

  1. Hangi romanın, hikâyenin veya şiirin kahramanı olmak isterdiniz?

Bir kitabın kahramanı olmayı değil, okuyucusu veya yazarı olmayı tercih ederim.

  1. Unutamadığınız kitap cümlesi?

“Bilâmübalağa denilebilir ki herkesin anlayabileceği şiir münhasıran dûn şairlerin işidir. Büyük şiirlerin medhalleri, tunç kanatlı müstahkem şehir kapıları gibi sımsıkı kapalıdır. Her el o kanatları itemez ve o kapılar bazan asırlarca insanlara kapalı durur.”

Ahmet Haşim’in “Şiir hakkında bazı mülahazalar”ından.

 

  1. Dönüp dönüp tekrar okuduğunuz kitap?

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu bir orta okul öğrencisi olarak aldığımda üst üste birkaç kere okumuştum. 1980’lerden sonra Safahat’a defalarca okudum, okuttum. Nureddin Topçu’nun Yarınki Türkiye’si, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir’i tekraren okuduğum kitaplar arasındadır.

  1. Geçmişteki hangi yazarın günümüzde yaşamasını isterdiniz?

Onların günümüzde yaşamasından çok, ben onların gününde yaşamak isterdim. Mesela, Yûnus’un, Fuzulî’nin, Galib’in zamanında yaşamak. Onlar bizim zamanımızda yaşayamazlarmış gibi geliyor bana.

  1. Hangi yazarın veya şairin yerinde olmak isterdiniz?

Yerimden memnunum!

  1. Kendinizi en yakın hissettiğiniz roman kahramanı?
  2.  
  3. Okumayı sürekli ertelediğiniz kitap?

Son yıllarda büyük hevesle elime alıp dil teşevvüşü yüzünden okumaktan imtina ettiğim kitaplar var. Bazen dönüp “acaba haksızlık mı ediyorum” diye yeniden başladığım oluyor. Fakat ne mümkün!

  1. Büyük bir istek ve heyecanla başlayıp da bitiremediğiniz kitap?

Böyle kitaplar olmuştur, fakat ismi hatırımda kalacak değerde değildir.

 

  1. En sevdiğiniz kitabı hemen okuyup bitirmek mi, yavaş yavaş okuyup bitirmemeye çalışmak mı hoşunuza gider?

Kitabı ne hızla ne yavaş okumaktan yanayım. Her kitap kendine göre bir okuma tarzı ile okunur. Bazıları hızlı, bazıları yavaş. Hatta bazıları ara verilerek. Bir çırpıda bitirilen kitaplar olduğu gibi, günlerce okunan, bazı cümlelerinir altı çizilen, sayfa kenarlarına notlar yazılar kitaplar da olur.

  1. Almak isteyip de alamadığınız ya da ulaşamadığınız, kütüphanenizde yeri boş kalan kitap?

Cilt cilt yayınlanırken Meydan Larus’a abone olmuştum. Üniversite talebesi idim. Okul bitti, kredim kesildi, 8. cildine abone alamadım. Sonra işe girdim, aboneliğe kaldığım yerden devam ettim. Fakat bu cildi daha sonra da bir türlü temin edip yerine koyamadım.

  1. Hangi kitabın kahramanı ile bundan sonraki hayatınızı beraber sürdürmek isterdiniz?

Dedem Korkut’la!

  1. Şiirde zekâ mı, duygu mu?

Duygusuz şiir olmaz. En akılcı şiir bile sadece aklımızı hedef almaz.

  1. Romanda veya hikâyede kurgu mu, üslûp mu?

Üslup, dil, ifade sağlam olmadan, kurgu neye yarar?

  1. Yazmak isteseniz, neyi veya kimi yazmayı isterdiniz?

Yazmak istediklerimi yazıyorum, Allah ömür verirse aynı şekilde yazmaya devam edeceğim.

  1. En yoğun kitap okuma süreciniz hayatınızın hangi dönemine denk düştü?

Kitap okuma yoğunluğum, orta mektepten beri aşağı yukarı her zaman aynıdır. Tabiî, bir konu üzerinde çalışırken okuduğum, faydalanmak için baktığım kitaplar çoğalır.

  1. Yoğun bir okuma sürecinden sonra artık yazmalıyım der misiniz?

Okumakla yazmak atbaşı gider. Bir taraftan okurum, bir taraftan yazarım. Sanmayın ki sadece yazdığım kitapla ilgili eserleri okurum. Bazen zihin tazelemek için çok başka tarzda, muhtevada, havada kitaplar okumayı tercih ederim.

  1. Okuma ve yazma sürecinizde veya bu becerileri kazanmanızda size yol gösteren, elinizden tutan ve size yol gösteren birileri oldu mu? Olduysa kimler?

Orta okulda bir türkçe öğretmenim beni yazmaya farkında olarak veya olmayarak teşvik etti. Yazmak benim için bir mahcubiyet meselesi idi, ilk “tahrir vazifesi”ni yazdıktan sonra düşüncem değişti.

  1. Yazmaya yeni başlayan gençlere bir tavsiye verseniz, bu ne olurdu?

Okumaktan kesileceklerse yazmamalarını!

  1. İyi bir okuyucu olmanın sırrı nedir sizce?

Yazar olmaya kalkışmamaktır!

  1. Geçmişe dönüp yazarlığa başladığınız ilk günlerinize gitseniz, o günkü Mehmet Doğan’a bir tavsiye verseniz, bu ne olurdu?

Sonu belirsiz bir yola girmek üzeresin, aklını başına topla, tez elden vaz geç!

 

Anadolu Mektebi

anket.jpg

Bu haber toplam 382 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim