TYB Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Bildirici’nin yönettiği etkinlikte İnam; Yunus Emre esinli düşüncelerinden yapay zekaya, insan derinliğinden “can felsefesi” ve aşkın hakikatine kadar pek çok konuda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
“Özgün eser üretenler yapay zekadan korkmasın”
İnsan ruhunun ve zihninin derin dehlizlerine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet İnam, psikanalitik teori çalışmalarına atıfta bulunarak insandaki “giz” kavramının önemini vurguladı:
“Ben uzun yıllar psikanalitik teori çalıştım. Yani Freud, özellikle Jung çalıştım. Ve onu okuduğunuz zaman bir insanın hakikaten ruhunun derinliklerinde ne kadar gizli dehlizlerin olduğunu, mahzenlerin olduğunu görüyorsunuz. Bu ürkütücü bir şey değil. Bu insanı anlamak için çok önemli bir özellik. Mahzenimizden konuşabilmek, işte belki insanın insanlığa söz söyleyebilmesi, o derinliklere olabildiğince inip oralarla konuşabilmesiyle mümkündür.
Onun için yapay zeka bunu taklit edebilir mi? Edebilir. Çünkü o derinden konuşan insanlara nasıl konuşuyor diye bakabilir ama o derinlik onda olmadığı için bu yazıp çizen insanların, heykel yapan, film yapan, yani yaratıcı, insani açıdan yaratıcı ürünler ortaya koyanların yapay zekadan korkmaları için bir sebep yok. Bizim derinliklerimiz, dehlizlerimiz var.”
“Bütüncül insan: Can Felsefesi”
Kendisinin üzerinde durduğu “Can Felsefesi”nin bedeni, duyguyu, düşünceyi ve insan ilişkilerini kapsayan bir bütünlük olduğunu ifade eden İnam, tek yönlü uzmanlaşmanın insanı eksik bıraktığını belirtti.
Seçkin akademik çevrelerde dahi bu eksikliğe tanık olduğunu kaydeden Prof. Dr. İnam, insanın kâmil olma yolculuğunun hayatın içinde, tüm varlığıyla ve beden terbiyesiyle gerçekleşebileceğini dile getirdi.
Kuleli’den felsefeye uzanan bir ömür
Hayat hikayesinden ve çocukluk yıllarında yaşadığı kırılmalardan da bahseden Ahmet İnam; annesinin rahatsızlığı, askerî okul yılları ve Çengelköy’de geçen günlerine dair samimi paylaşımlarda bulundu.
Küçük yaşlarda başlayan anlatma ve anlaşılma arayışının kendisini felsefeye yönlendirdiğini belirten İnam, kendimizi şiir gibi, roman gibi estetik ve ahlaki bir değer olarak inşa etmemiz gerektiğini vurgulayarak söyleşiyi tamamladı.
Mahmut Erdemir
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.