• İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Taha Kılınç ile Röportaj Okumak, Yazmak, Üslûp, Nasip, Kendi ve Biz Olmak Üzerine

Taha Kılınç ile Röportaj Okumak, Yazmak, Üslûp, Nasip, Kendi ve Biz Olmak Üzerine
Doğrudan Kuran’dan alarak ilhamı, asrın idrakine söyletmeye çalışıyoruz İslam’ı.

Akif’in ve Asım’ın neslinden Taha Kılınç, 1980 Mersin doğumlu. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. On bir yaşından itibaren yazıyor. Bir neslin ağabeyi… Akif gibi sözü hakikat… Din nasihattir, diyerek nasihatleşme babından kelam-ı kibar ile insaniyet namına bir nebze dertleştik kendisiyle…    

Bismillah. Yazmaya çok erken başladığınızı, ilkokul birinci sınıftan itibaren yazdığınızı, beşinci sınıfta kitap çıkarmak istediğinizi babanıza söylediğinizdeyse babanızın sizin hevesinizi kırmamak için “Sen yaz, ben kitabını burada bastırırım” diye sizi sadece siyah beyaz davetiye basan bir matbaaya götürerek yazmaya teşvik ettiğini biliyoruz. Çocuk deyip geçmemiş babanız. Yirmi beş yaşınızdayken de ilk kitabınız, Yeryüzü Mektupları& Şam Kitabı yayınlanıyor. Bir nasipmiş ve siz onu aramışsınız o da sizi bulmuş.  Şu an itibariyle on altı kitabınız var, hepsi birbirinden kıymetli. Şehirler, seferler, portreler, şahsiyetler, okuma tecrübeleri, çocuklar için kitabınız ki siz de çocuk deyip geçmeyen, genç deyince de heyecanlanan bir Müslümansınız. Bereketli bir ömür duasının kabul olmuş hali âdeta.

Estağfurullah. Rabbimiz, hepimizin ömrüne bereketler ihsan etsin. Ailelerimizin tercihleri ve bizimle ilgili yönlendirmeleri, hayat boyunca bütün istikametimizi tayin ediyor çoğu kez. Mesela ben kitap yazmak istediğimi söylediğimde, babam bana ümidimi kıracak şekilde davransaydı, muhtemelen benim serüvenim de bambaşka şekillenirdi. Bu yönden kendilerine minnet borçluyum. Etrafımda beni hep teşvik eden, yüreklendiren, bana ve yaptıklarıma hakkından fazla kıymet veren insanlar buldum. Elhamdülillah. Bu durumu yakinen hissedip yaşadığım için, benden küçüklere ben de bu şekilde davranmaya gayret ediyorum. Fakat gençlere yol gösterirken, onları boş hayallere ve vakit israflarına sevk edecek uçuk nasihatlerden de kaçınmak gerekir diye düşünüyorum. Nasihat vermek bir kul hakkıdır. Onun da yerli yerince kullanılması gerekir. Muhatabımızın kapasitesi, yetenekleri, hayattaki amaçları ve sorumluluklarını dengeleyecek bir yönlendirme gerekiyor. Bunlardan herhangi birisi ıskalandığında, ortaya pek parlak neticeler çıkmıyor maalesef.

Bu haber toplam 268 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim