Kamil Yeşil'den: Mehmet Âkif’e kastın neydi moni?!

Kamil Yeşil'den: Mehmet Âkif’e kastın neydi moni?!
Geçtiğimiz günlerde Kastamonu’da idim. Kastamonuyu sevdik ama ya madalyonun öteki yüzü? Geçtiğimiz günlerde Kastamonu’da idim. Yolculuğu sevmeyen biriyim ama zorunlu olduğu zamanlarda kısa seyahatler de yapmaktan çekinmiyoruz.

Akif’in Kastamonu yılları

Kastamonu'da yayınlanan 21 Ekim 1920 tarihli Açıksöz Gazetesi'nde Akif'in Kastamonu'ya gelişi şu şekilde duyuruluyor:

"Büyük İslam Şairi edib-i azam Mehmet Akif Beyefendi iki gün ev­vel şehrimize gelmiştir. Sebilürreşad'daki yazıları ve sair âsâr-ı ber-güzidesiyle İslam âleminin yegane şairi tanınan Mehmet Akif Beye­fendiye gazetemiz namına beyânı hoş-amedi eyleriz."

Mehmet Akif, Kastamonu'da bir ev kiralıyor ve orada ikamet ediyor. Oğlu Emin de okula Kastamonu’da başlıyor. Bildiğimiz kadarıyla Mehmet Akif, Ankara’ya erken dönmek zorunda kalınca ailesi Kastamonu’da ikametini sürdürüyor. Yine biliyoruz ki Sebilürreşad İstanbul'dan sonra burada yayınlan­mıştır ve Akif bu süre içinde Nasrullah camiinde vaazlar vermiştir.Akif ile ilgili Kastamonu Açıksöz gazetesinde çıkan bir haber...

İstiklâl savaşının anlamını en iyi anlatan tarihî belgelerden biri olan bu vaaz büyük bir ilgiyle karşılanmış ve Sebilürreşad dergisinde ayrıca yayımlanmıştır.

Nasrullah Camiindeki vaaz

Eşref Edip, Nasrullah Camiindeki bu vaazı ve camideki ortamı şöyle anlatıyor;

"...Cemaat ağlıyordu. Ortalığı müthiş bir heyecan kaplamıştı. Üstad da kendisinden geçecek derecelere gelmişti. Onun bu kadar heyecanlı zamanını görmemiştim. Artık sesi kesiliyordu. Çok yorulmuştu. Heyecanından kalbi duracak diye korkuyordum."

Bu vaaz ve diğer konuşmaları Sebilürreşad'ın 464. sayısında 11 sayfa olarak yayınlanmıştır.  Hatta bu sayı birkaç kez basılarak Anadolu'ya ve cephelere dağıtılmıştır. Ayrıca Elcezire kumandanı Nihad Paşa tarafından kitap olarak bastırılarak Elazığ, Diyarbakır, Bitlis ve Van illeri ile civarlarına dağıtıldığını biliyoruz..

Bu vaazların muazzam etkisini gören hükümet, Akif'in Kastamonu'nun ilçelerine de gidip halkı aydınlatmasını ister ve Akif de Kastamonu’nun ilçelerinde benzer vaazlar verir.

Sebilürreşad, Kastamonu'da üç sayı yayınlanmıştır.

Ne demek istiyoruz?

Kastamonu Mehmet Akif’le, Sebilürreşad’la şereflenmiş bir vilayetimizdir. Ancak ziyaret esnasında gördük ki Kastamonu bu ayrıcalığının farkında değil. Nasrullah Camii vaazı sebebiyle Diyanet yetkililerine, şair, İstiklal Marşı, Milli Mücadele bağlamında da Milli Eğitim yetkililerine Mehmet Akif’in oturduğu evi bilip bilmediklerini sorduk. Aldığımız cevap derin bir suskunluk ve bilmiyoruz idi. Yetkililer bu konuda hem ilgisiz hem bilgisizdi maalesef. Biz de düşündük ki Valilik, Belediye Başkanlığı, Müftülük ve Kastamonu Üniversitesi, sivil toplum kuruluşlarını da aralarına alarak bir Mehmet Akif Evi kurmuşlardır. Kastamonu’da basılan Sebilürreşad dergilerini, Nasrullah Camii’nde verilen vaazdan seçmeler, sadeleştirmeler yaparak kitapçık olarak bastırıp hem öğrencilere hem halka dağıtmışlardır. Bunun örnek baskılarını da teşhir etmişlerdir. Okula Kastamonu’da başlayan Emin olmak üzere Akif’in ailesini gösteren fotoğraflarla, Akif’in el yazıları ile, Safahat’larla, Mehmet Akif üzerine yazılan kitaplarla bu ev küçük bir kütüphane haline getirilmiştir ve 12 Mart’larda, 27 Aralık’larda törenler burada yapılıyor, öğrenciler bu Mehmet Akif Ev’ini ziyaret ediyorlardır. Mehmet Akif hakkında talebeler arası yapılan resim, şiir, kompozisyon çalışmaları ödüllendirildikten sonra burada sergilenmiştir, bakalım öğrencilerimiz neler yazmış, neler düşünmüş. Doğrusu böyle sanıyorduk. Belki dedim Mehmet Akif‘in başka yerlerde bulunmayan eşyaları, döneme ait başka yayınlar bile vardır burada.

Tek kelime ile hayal kırıklığına uğradım ve hem üzüldüm hem öfkelendim.

Bu nasıl iştir?!

Bu memlekette tren o istikametten zorunlu olarak geçtiği ve içinde Mustafa Kemal olduğu için bandolar her yıl dönümünde yollara çıkarılırken, sembolik bir el pencereden halkı selamlarken  ve vilayetler, ilçeler, kasabalar bununla gurur duyarken; nasıl olur da bir vilayet Mehmet Akif gibi bir milli şairi, bir alimi, bir kahramanı kendinden görmez onun adına bir Kültür Evi bile kurmaz, böyle bir teşebbüste bulunmaz? Memlekette Yunus Emre bizdendir, bizim köyümüzden, kasabamızdan çıkmıştır diyerek onun adına makamlar yapılırken; tarihen geldiği, yaşadığı aşikar olan bir kişiye karşı takınılan bu tavrın sebebini anlayabilmiş değiliz doğrusu. Bu ne duyarsızlıktır, bu ne aymazlık ve kendi kıymetini takdir edememezliktir?

Çok mu zor Sayın Vali, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Rektör ve Dekanlar, Sayın Müftü? Çok mu zor bir evi Mehmet Akif Kültür Evi haline getirmek?! İsterse o ev Akif’in kaldığı ev olmasın. Bu evde talebelere Safahat’ı tanıtmak, Safahat okumaları yapmak çok mu zor yoksa?  Bu ilgisizliği nasıl açıklayacağız? Mesela, 12 Martlarda, 27 Aralıklarda Nasrullah Camiinde Mehmet Akif’in kürsüsüne bir İmam-Hatip  öğrencisi çıkarılsa, onun vaazlarından seçme yerler tekrar halka ve öğrencilere ulaştırılsa, cami ile Akif tekrar buluşturulsa iyi olmaz mı? Bunun için kanun ve yönetmelik mi çıkarmak lazım? İlla emir-komuta zinciri ile mi olmalı böyle şeyler. Kaldı ki Başbakan 2011 yılı Mehmet Akif Yılı ilan etti. Hatta bu tür kutlamaların yapılması ayrıca kanunla düzenlendi ve zorunlu hale getirildi. Demek Başbakan’ın ilanı, Milli Eğitim Bakanlığının bu konudaki yönergeleri Kastamonu’ya gelmemiş veya bazı şeyler Ankara’da ayrı taşrada ayrı işlem görüyor.

Elinizi taşın altına koyun!

Zararın neresinden dönülürse kârdır, denilmiş. Eğer istenirse adı geçen kurumlar ve kurumların yetkilileri birkaç ay içinde bu teklifler doğrultusunda bir şeyler yapabilir ve 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günleri için Kastamonu bir merkez işlevi görebilir. Bunun için konferanslar, paneller ve diğer etkinlikler yapılabilir. Yapılan ilmi toplantılar yayımlanır, bir literatür oluşturulur. Halkın ve özellikle öğrencilerin Akif şahsiyetinde yetişmesi için bu önemli adım atılabilir/atılmalıdır.

Yukarıdan aşağıya bütün yetkililerin dikkatine sunarım.

09.10.2011 Dünyabizim.com
Bu haber toplam 843 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim