Sabuni’nin kitaplarından özellikle de Safvetu’t-Tefasir adlı eserinden çokça yararlanmıştım. Ancak hatırladığım kadarıyla kendisiyle ilk olarak 26 Nisan 2011’de yani Suriye’deki zulme karşı kitlesel başkaldırının başlamasından 41 gün sonra “Suriye İçin İstanbul Buluşması” adıyla düzenlenen uluslararası sempozyumda yüz yüze görüşme fırsatımız olmuştu.
O zaman Suriye Âlimler Birliği Başkanı olan Sabuni, sempozyumdan birkaç gün önce Mekke’den yaptığı çağrıyla Suriye halkının özgürlük mücadelesine destek talep etmişti. Ardından İstanbul’daki Suriye Buluşması’na da katılmış ve ilk oturumda yaptığı konuşmada önemli hususlara temas etmişti. Ortaya çıkan kitlesel hareketle Baas diktasına başkaldıranların Hama’da babalarının öldürüldüğüne dikkat çeken Sabuni, Baas zulmünün Suriye’deki ailelerin evlerine düşürdüğü ateşe işaret için şöyle demişti: “Küçük çocuk annesine ‘babam nerede?’ diye soruyor. O ‘öldü’, diyemiyor; ‘yolculuğa çıktı’ diyor. ‘Ağabeyim nerede?’ diye soruyor. Anne; ‘o da hapse girdi, bir gün çıkıp gelecek’ cevabı veriyor.”
Devamı: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-varol/muhammed-ali-es-sabuni-35288.html































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.