• İstanbul 22 °C
  • Ankara 25 °C

Altan Çetin: İbn Haldun ve Selçuklu Devleti'nin Kuruluşu

Altan Çetin: İbn Haldun ve Selçuklu Devleti'nin Kuruluşu
Tarihimiz üzerine düşünüyor muyuz? Bu konuda aydın yahut halk olarak düşünce kültürümüz ne durumda? Milli eğitimimiz bu yolda bir düşünce terbiyesi veriyor mu? Düşünen bir ferd ve cemiyete sahip olmak gibi bir mefkûremiz var mı?

Türk İslam çağı ve Türk asrı olacak zamanların başlangıcı, şüphesiz, sonraki bin yıla damgasını vuran Selçuklular oldu. Bu devletin kuruluşu ve ona dair meseleler bu bakımdan fevkalade önem arz eder. Selçuklulara dair ülkemizde son zamanlarda gelişen ilgi sevindirici ve buna muvazi bu dönem tarihçiliğimizin de gelişerek devam etmesi de temennimizdir. Türk Yurdu'nda yayınlanan bir yazımızda bu dönemi “ Zamanın sözleri tarihin izinde geleceğe ulaşır. Hafızayı yani kimliği var eden olay, mekân ve olgular, bu süreçte yeniden üretilecek olan tarihin kolunda millete eşlik eder. Hatırlatırlar geçmişin var edici özünün esaslarını gelecekte de yaşasın diye millet. Alparslan olur söylerler, Malazgirt olur söylenirler, Ahlat'ta mezar taşı olup şahitlik ederler. Müstakbelde bu var edici mesajlar “zamanının” ana taşınmasıyla millete sonsuzluğu anlatabileceklerdir. Gelenek ve hakikat, ancak dönüştürücü zihinlerin süzgeciyle bugünde yeniden var olabilecektir. Şahsiyet kazanmaktır bu ve kim olduğu sorusunun cevabını bulmaktır. Türkün ruhunda esen Muhammedi fırtınanın sonsuz hikâyesidir aynı zamanda, bu. Vicdanın ve nezaketin tarihinin yeniden yazılmasıdır, bu. Vatanın Türkiyeleşmesinin Türkçe tefekkürü ancak Türkçe düşünen zihinlerle mümkün olacaktır.”, tespitiyle yorumlarken vatan açan ve kuran bu çağın önemine temasa çalışmıştık.

İbn Haldun, bu yönüyle hiç dikkat çekmemiş olsa da, Türk tarihinin önemli bir nazariyatçısı olarak Selçuklu ve Osmanlıların kuruluşu meselesinde kaynaklara yansıyan malumatın bütünlük içinde görülmesi için fevkalade mümbit bir teorik zemin sunar. Onun verdiği nazari çerçeve Selçuklu tarihi kaynaklarındaki malumatla karşılaştırıldığında İbn Haldun'un izahlarının dikkat çeken bir açıklama ve anlama imkânını sunduğu görülecektir.  Bahsedilen iddiayı İbn Haldun nazari çerçeveleri ve Selçuklu tarihine dair malumat bağlamında incelemek suretiyle doğrular yahut yanlışlayabiliriz; ilim zihniyeti bunu gerektirir.  

Devamı: http://www.yenisoz.com.tr/ibn-haldun-ve-selcuklu-devleti-nin-kurulusu-makale-44304

Bu haber toplam 190 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim