• İstanbul 25 °C
  • Ankara 24 °C

Aydın Ünal: DEM’de iç çatışma

Aydın Ünal: DEM’de iç çatışma
DEM Parti içinde bir süredir sessiz ve derinden yapılan tartışmalar, Başak Demirtaş’ın aday adayı olması ve Selahattin Demirtaş’ın son açıklamalarıyla artık görünür hale geldi ve bir iç çatışmaya dönüştü.

Çatışma-nın iki tarafı var: Kandil ve Selahattin Demirtaş.

Kandil’in ABD güdümünde ve bölgede ABD ile İsrail’in çıkarları için kullanılan bir terör aparatı olduğu konusunda artık kimsenin şüphesi yok. 14-28 Mayıs seçimlerinde hem Kandil’in hem de DEM Parti’nin durdukları yer de bu aparat olma halini bir kez daha teyit etti.

14 Mayıs seçimlerinde DEM parti (o zamanki ismiyle Yeşil Sol Parti), “yukarıdan gelen talimatla” Kemal Kılıçdaroğlu’na tam destek verdi. Bu ittifak, seçmenin DEM Parti’ye tepki göstermesi ve oyların erimesiyle sonuçlandı.

28 Mayıs’taki ikinci tura gidilirken DEM’in 14 Mayıs’tan ders alarak kenara çekilmesi beklenirdi ama yapmadı. Kılıçdaroğlu’nun ırkçılık üzerine kurduğu propagandaya rağmen destek devam etti. Ümit Özdağ ile yapılan ittifak dahi DEM’i rahatsız etmedi. ABD-İsrail çıkarları doğrultusunda Kürt ulusalcılığını istismar eden PKK ile yine ABD-İsrail çıkarları doğrultusunda Türk ırkçılığını kullanan, önce Arap, sonra Filistin düşmanlığını öne çıkararak Kürt düşmanlığını arka plana saklayan Ümit Özdağ arasında bir ittifakın DEM’i rahatsız etmesi de zaten mümkün değildi.

Siyaset mühendisliği bir kez daha işe yaramadı, 28 Mayıs’ta Kürt seçmenin Kılıçdaroğlu’na tepkisi daha da büyüdü.

Şimdi 31 Mart seçimlerine giderken, özellikle de İstanbul’da, Kandil’in tercihi gayet tabii Ekrem İmamoğlu olacaktır. Zira ABD-İsrail tercihi bu yöndedir ve Kandil de bu tercihi talimat olarak alacaktır. Bu talimatın, DEM üzerinden sahaya nasıl yansıyacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. DEM’in İstanbul’da aday çıkarmış olması, Ekrem İmamoğlu’na destek vermeyecekleri anlamına gelmiyor. Önümüzdeki günlerde desteklerini formüle edeceklerdir.

DEM içindeki çatışmanın ikinci tarafı Selahattin Demirtaş.

Selahattin Demirtaş, cezaevinde bulunmanın PKK’ya karşı sağladığı güvenle olsa gerek, bir süredir Kürt siyasi hareketinin meşru zemine çekilmesi, şiddetle arasına net bir çizgi çizebilmesi, yerlileşmesi, Türkiyelileşmesi için üstü kapalı ya da açık, bazen ürkek, bazen cesur mesajlar veriyor.

Leyla Zana ve Ahmet Türk’ün açıklamalarından anladığımız, Selahattin Demirtaş yalnız da değil.
 
Bu haber toplam 174 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim