• İstanbul 11 °C
  • Ankara 13 °C

Ekrem Demirli: Nebevi tıp diye bir şey olabilir mi?

Ekrem Demirli: Nebevi tıp diye bir şey olabilir mi?
Müslümanlık başlangıçta Arapların içtimai hayatlarından ve geleneklerinden koparak ortaya çıkmış olsa bile zamanla belli başlı bir gelenek teşkil etti.

Üstelik bu gelenek gittiği yerlerdeki örflerle karışarak daha karmaşık yapılar kazandı. Günümüzde birçok Müslüman için dindarlık ve dine bağlılık, gelenek ve örflere bağlılık anlamına gelir. İslam hukukunda 'Medinelilerin ameli' tabiri başta olmak üzere, örfe dair atıflar vakıayı kabulden neşet ediyor. Bu nedenle de dünyanın birçok yerinde din geleneklerle ve göreneklerle ilgili bir şey veya onların parçası kabul ediliyor. Üzerinde dikkatle durulması gereken konulardan birisi gelenek ile dinin ilişkisidir. Özellikle farklı gelenekler sünnet üzerinden dine dahil olma imkanı bulunca, daha güçlü ve sürdürülebilir bir varlık kazanmıştır. Bunu dinin geleneği takdisi veya yüceltmesi olarak görebiliriz. Bu süreç içinde gelenek dini araç haline getirerek kendi var oluş alanını genişletir. Öteden beri dini hayatın ve düşüncenin yenilenmesini savunanlar dikkatimizi sünnete ve nasların tevil sorununa çekerler: Birincisi örf ve ananelere karşı sünnetin ve hadislerin korunması bahsidir. Bu meyanda dikkate değer kavramlardan birisi bidat olabilir. Bidat haddi zatında yenilik anlamına gelse bile anlamı onunla sınırlı değildir. Bidat sünnetin yerini alan geçmiş veya yeni her uygulamanın müşterek adıdır. Bu itibarla sünnetin geleneğe karşı korunması veya hadislerin atasözü ve deyimlerden ayrıştırılması hadis ilminin ortaya çıkmasının nedenlerindendi. İmam Gazali'nin tecdidinde biz bu tavrı görebiliriz. Buna mukabil ikinci mesele ise tevil veya yorumlarla dini hayatın asıldan sapmasıdır. İkinci tavrı daha çok nazari-metafizik ekollerde bilhassa İbnü'l-Arabi'de görmekteyiz. İbnü'l-Arabi başta fıkıh ve kelam olmak üzere din bilimlerinin içtihat ve tevillerle nasları daralttıklarını söyleyerek tecdidin daha önceki asırlarda yapılan tevilin –ki bir önceki zamanın örfü demektiraşılması sayar. Günümüzde de bu sorun devam etmektedir: Müslüman toplumların gelenekleriyle sünnet arasındaki ilişkinin tespiti dini olan ile kültürel olanın yarıştırılmasında en mühim konudur. Din geleneklerin yükünü çekmek zorunda olmadığı gibi ondan beslenmeye ve himaye görmeye de ihtiyaç duymamalıdır

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/ekrem-demirli/2020/02/25/nebevi-tip-diye-bir-sey-olabilir-mi

Bu haber toplam 121 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim